Rusya'da darbe olur mu?

04 Aralık 2017 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Batılı ülkelerin Rusya'da bir darbe planladığı yolundaki haber geçen hafta hem Rus hem de uluslararası medyaya yansıdı.

TürkRus.Com sitesinin aktardığı habere göre, Rusya Federasyon Konseyi'nin (senato) 10 üyesi tarafından hazırlanan raporda, Batı'nın ülkedeki etnik ve dini farklılıkları kışkırtmak niyetinde olduğu, ayrıca bu amaçla gençliği kullanmayı planladığı iddialarına yer veriliyor.

Haber kısaca böyle...

O zaman soru belli: Rusya'da darbe olur mu, daha doğrusu Batı Rusya'da darbe yapabilir mi?

Aslında, Batı kökenli bir darbe olasılığı uzun süredir Rusya'yı yönetenlerin en büyük korkusu. 2003 yılında Gürcistan'da başlayan, ertesi yıl Ukrayna, bir yıl sonra da Kırgızistan'da iktidarların devrilmesine yol açan halk hareketleri ve 2010'da yaşanan "Arap Baharı" isyanları Kremlin'de alarm zilleri çaldırdı. Bütün bu isyanların Batı tarafından tezgahlandığına inanan Rusya yöneticileri sıranın kendilerine geleceği endişesiyle muhalefet üzerindeki baskıyı artırdı. 2011 yılı sonlarında parlamento seçimlerine hile karıştırıldığını ileri süren muhalefetin sokağa dökülmesini örgütleyenlerin başında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın bulunduğu Kremlin tarafından sıkça dile getirilen bir iddia. Moskova'nın 2015'te Suriye'ye müdahale etmesinin perde arkasındaki gerekçelerinden biri, isyan dalgasının Suriye'nin ardından önce İran'a, sonra da Rusya'ya sıçraması korkusuydu.

Ama bir gerçek var.

Batı'nın desteği ya da kışkırtması olsun olmasın Rus muhalefetinin iktidarı devirmesi son derece zor görünüyor. Yönetimin sistemli çabası sonucu ülkede muhalefet marjinalleşmiş, bir kaç büyük kent dışında halktan kopmuş, üstelik tek bir lider çevresinde toplanamamış durumda. İktidarın yaşanan ekonomik zorluklardan hep Batı'yı suçlama taktiği işe yarıyor ve propaganda makinesinin sonucu normal şartlarda muhalefetin etrafında toplanması gereken seçmen kitlesi iktidara destek vermeye devam ediyor. Üstelik, son haberde olduğu gibi Batı'nın darbe planladığı yolundaki söylentiler muhalefetin iyice kıskaca alınması için zemin hazırlıyor. Bundan yaklaşık üç buçuk ay sonra Rusya'da başkanlık seçimi yapılacağı düşünüldüğünde son darbe iddiasının bizzat iktidar tarafından çıkarılmış olması olasılığı da var. Putin gibi gizli servis kökenli bir ismin iktidarda bulunduğu, gizli servisinin uçan kuştan haberi olduğu bir ülkede-eğer gerçekten darbe planlıyorsa-Batı'nın işi son derece zor. Diğer yandan, her zaman savaşacak bir "düşman" arayan ABD'nin Putin'in iktidardan devrilmesini isteyip istemeyeceği de ayrı bir soru.

Söz darbeden açılmışken, Rusya'nın yakın geçmişinde yaşanan iki darbeden söz edelim: Biri girişim düzeyinde kaldı, diğer ise gizlice yapıldı ve başarıya ulaştı.

1991 yılında, yani Sovyetler Birliği döneminde, neredeyse bütün üst düzey yetkililerin katıldığı bir darbe girişimi yapıldı. Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'u devirmeyi amaçlayan darbe, kuşku uyandıracak kadar kötü örgütlendiği için sadece iki buçuk günde çöktü ve darbeciler tutuklandı.

İkincisi için ise "saray darbesi" demek daha doğru olacak.

Bu konuda hiçbir resmi bilgi ya da belge bulunmasa da, adı 1990'larda Rusya'da yaşanan kaosla özdeşleşen Boris Yeltsin'in görev süresinin dolmasından önce 1999'un son günü istifa ederek yerine Putin'in gelmesi çok büyük olasılıkla gizli servisin mutfağında hazırlanmış bir planın uygulanmasıydı. Sovyet dönemindeki KGB'nin yerini alan FSB, Yeltsin'in içeride ve dışarıda uğradığı tahribata son vermek düşüncesiyle ama tehdit ederek ama "ikna ederek" iktidarı Putin'e devretmesini sağladı.

Fotoğraf: 1991'deki darbe girişimi sırasında dönemin muhalefet lideri Boris Yeltsin tanka çıkarak direniş başlatmıştı.