Saakaşvili'nin maceraları!

06 Aralık 2017 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

Eski bir devlet başkanının çatıya çıkarak, "Dokunursanız atlarım!" demesi siyaset tarihinde herhalde ender görülen bir olaydır ama söz konusu Mihail Saakaşvili ise fazla şaşırmamak gerekir.

Bir zamanlar Gürcistan'ı yöneten Saakaşvili şimdilerde "Ukrayna'yı karıştıran adam" rolüyle yeniden karşımızda.

Gürcistan'da 2003 yılında "Karanfil Devrimi" adı verilen halk hareketi sonucu "Soğuk Savaş" döneminde Sovyetler Birliği'nin dışişleri bakanlığını yapan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze'yi deviren Saakaşvili, ertesi yıl yapılan seçimleri kazanarak iktidara geldi. Bu aynı zamanda, eski Sovyet topraklarında Moskova karşıtı ve Batı yanlısı bir politikacının siyaset sahnesine çıkmasının ilk örneklerinden biriydi.

Batı'da eğitim alan, iyi derece İngilizce ve Fransızca bilen Gürcü siyasetçi iktidar koltuğuna oturur oturmaz Rusya'nın sinir uçlarıyla oynamaya, sürekli olarak ülkesini NATO'ya üye yapmaktan söz etmeye başladı. 1990'lardaki çöküş dönemini durdurarak Vladimir Putin liderliğinde toparlanma sürecine giren Rusya'nın en son görmek istediği, eski bir Sovyet cumhuriyetinin NATO'ya üye olmasıydı. İttifak'ın zaten doğudan ilerlemesinden endişe duyan Rusya için Kafkasya'nın kaybedilmesi kabusun ötesinde bir senaryoydu.

Elbette her ülkenin istediği yolda ilerleme hakkı vardır, vardır ama bu hak çoğunlukla kağıt üzerinde kalır; ne kadar güçlüyseniz o kadar istediklerinizi yapabilirsiniz.

Oysa yaklaşık dört milyon nüfuslu Gürcistan'ın dev komşusuna isyan bayrağı açması, sürekli ayağına basmaya çalışması intihara benziyordu, öyle de oldu.

Dahililikle delilik arasında gidip gelen Saakaşvili, temkinli ve akılcı, "reel politik"i unutmayan bir siyaset izlemek yerine Rusya ile sürekli "dalaşma"ya başladı. Ülkesini yeniden toparlamaya ve "arka bahçesi" saydığı eski Sovyet cumhuriyetlerini yeniden hakimiyet alanına almaya çalışan Putin'in bu resti görmemesi mümkün değildi.

Saakaşvili'nin tek hatası bangır bangır NATO üyeliğinden söz etmesi olmadı, "isyancı cumhuriyetler" Güney Osetya ve Abhazya'yı yeniden Gürcistan'a baglama arzusunu da yüksek sesle dile getirmeye başladı.

Gürcistan çatısı altında yer alan Güney Osetya ve Abhazya, Sovyetlerin dağılmasının yarattığı karmaşa ortamında, Moskova'nın da desteğiyle 1990'ların başında tek yanlı bir kararla Tiflis'ten bağımsızlık ilan etmişti. Söz konusu iki özerk cumhuriyet, hukuken ve teorik olarak hala Gürcistan'a bağlıydı ama fiilen bağımsızlıklarını kazanmıştı. Saakaşvili Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü sağlamak istediğini söylerken aslında haklıydı fakat korkunç bir hesap hatası yapmıştı.

2008 yılı ağustos ayında Gürcistan ordusu Güney Osetya'ya saldırı başlattı ama sonuç felaket oldu. Gürcistan'ın böyle bir saldırı düzenleyeceğini bilen, hatta belki de kışkırtan Rusya'nın askerleri hazırdı. Rus ordusu Gürcüleri Osetya'dan çıkarmakla kalmadı, başkent Tiflis'e doğru ilerleme başladı, hatta 40 kilometre yakınına geldi.

Eğer Avrupa Birliği devreye girmese Ruslar belki de Saakaşvili'ye kelepçe takıp yargılamak için Moskova'ya  götürecekti.

"Rus tuzağı"na düştüğünü sonradan anladı mı bilinmez ama Saakaşvili eğer NATO'nun (ABD) yardıma koşacağını sandıysa daha fazla yanılamazdı. Fatura çok ağırdı: Gürcü ordusu yenildi, ülke küçük düştü ve Güney Osetya ile Abhazya'yı belki de sonsuza kadar kaybetti. Altı gün süren savaş aynı zamanda Rusya'nın, Batı'nın Kosova'nın bağımsızlığını tanımasına karşı misillemesiydi. 

Her zamanki gibi "filler tepişirken ezilen yine çimenler olmuştu."

Saakaşvili, yapmak istediklerini zamana yayarak Rusya'ya karşı dikkatli ve kurnaz bir siyaset izlemek yerine acele etmesinin bedelini ağır ödedi.

Popülaritesini hızla kaybetti ve anayasa gereği zaten başkanlık seçimlerine yeniden katılma hakkı olmadığı için 2013'te iktidara veda etti.

Rusya'ya olan nefreti onu Ukrayna'ya sürükledi ve Devlet Başkanı Petro Poroşenko tarafından 2015 yılında Odessa valiliğine atandı. Sonradan onunla da arası açılan ve "yeni ülkesi" Ukrayna'da muhalefet liderliğine soyunan Saakaşvili, tutuklanmaktan kurtulmak için dün Kiev'de kaldığı evin damına çıktı.

Polisin elinden taraftarlarınca kurtarılan Saakaşvili'nin maceraları devam edeceğe benziyor...