Seçime selam iktidara devam

07 Aralık 2017 Perşembe  |  MG ÖZEL

Rusya'da sürpriz olmadı ve Vladimir Putin, 2018 yılının mart ayında yapılacak başkanlık seçimlerine aday olduğunu resmen açıkladı.

Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesinin yıldönümü olan 18 Mart tarihine özellikle denk getirilen seçimi Putin'in kazanmama olasılığı neredeyse hiç yok. Bunun nedeni halkın ülkede Putin'den başka lider görmemesi ve buna bağlı olarak muhalefetin yıllardır güçlü bir isim çıkaramaması. 18 Mart'ta Putin'in rakipleri arasında bulunan Liberal Demokratik Parti lideri Vladimir Jirinovski'nin yüzde 7-8, Komünist Parti lider Gennadiy Züganov'un ise yüzde 4-5 civarında oy alması bekleniyor. Sonuç belli olduğu için halkın ilgi göstermediği seçimde Putin'in yine de oyların yüzde 50'sini alarak yarışı ilk turda kazanması bekleniyor.

Eğer bir mucize olmaz ve Putin kazanırsa, görev süresinin dolacağı 2024 yılında iktidarda 24 yılı doldurmuş olacak. 1999 yılının son günü iktidara gelen Rusya lideri, anayasanın aynı kişinin üst üste iki dönemden fazla başkan olmasını engellemesi nedeniyle 2008 yılında koltuğunu Dmitriy Medvedev'e terkederek başbakanlık görevini üstlenmiş, ancak söz konusu dört yılda ülkeyi perde arkasından yönetmeye devam etmişti. 2024 yılında Putin 72 yaşında olacak.

Bugün sadece Rusya'da değil bir çok ülkede hayranı bulunan Putin'in iktidar yürüyüşü ilginç bir yol izledi.

St.Petersburg'da Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra KGB'ye giren Putin, çok başarılı denilemeyecek ajanlık yıllarından sonra 1990'ların sonuna doğru ilk üst düzey görevini Moskova'da üstlendi. Kısa süre sonra KGB'nin yerine kurulan FSB'nin başına getirildi, 1999 yılının ağustos ayında başbakan olduktan sadece dört ay sonra da dönemin devlet başkanı Boris Yeltsin'in sürpriz bir şekilde 31 Aralık günü istifa etmesinin ardından başkanlık görevine vekalet etmeye başladı ve 2000 yılının mart ayında seçimi kazanarak resmen başkan oldu.

Putin'in ilik başarısı, Yeltsin döneminde parçalanmanın eşiğine gelen Rusya'da siyasi ve ekonomik çöküşü önce durdurmak, sonra toparlanma dönemini başlatmak oldu. Bu dönemde petrol fiyatlarının sürekli yükselmesi, ekonomideki kötü gidişi durdurmasında en büyük yardımcısı oldu.

Putin dış politikada da atak ve hırslı bir siyaset izledi ve Yeltsin döneminde küçümsenen, hatta alay edilen bir ülkeye dönüşen Rusya'nın onurunu onardı, bu da halkın ona olan hayranlığının ve bağlılığının daha da güçlenmesini sağladı.

Ama dış politikada en büyük başarısı, 2015 yılında Suriye'de başlattığı askeri operasyonla Rusya'nın yeniden Orta Doğu'ya dönmesi ve bölgede en önemli oyun kurucu aktör haline gelmesi oldu.

Bunlar artılar hanesi...

Eksilere gelince...

2000'lerin başında enerji fiyatlarındaki artışın sonucu halkın ekonomik durumunda göreceli bir iyileşme sağladı ama yapısal reformlara önem vermediği için ekonomi yüzde 60 oranında petrol ve doğal gazdan gelecek gelire bağımlı kaldı. Böylece, Rus ekonomisi kırılgan ve dış etkenlerden etkilenmeye açık yapısını Putin'li yıllarda da sürdürdü.

Rusya'daki ve yurtdışındaki hayranlarının gözardı ettiği en önemli başarısızlığı ise demokrasiye öncelikler listesinde başlarda yer vermemesi ve kendisine karşı oluşabilecek her türlü muhalefeti daha başlamadan ezmesi oldu. Günümüzde Rusya'da ne güçlü bir muhalefet hareketi ne de toplum tarafından benimsenen bir lideri var.

Putin'in eleştirilmesi gereken bir başka yönü medyaya karşı takındığı tutum.

İktidara gelir gelmez bağımsız medya kuruluşlarını değişik yollarla devlete bağladı ve herhangi bir aykırı ses çıkmasını engelledi.

Ama 18 Mart'ta yukarıdaki eksiler halkın büyük bölümü tarafından önemsenmeyecek ve olağanüstü bir gelişme yaşanmazsa Putin en azından- 2024'e kadar başkanlık koltuğunda oturmaya devam edecek.