Cehennemden tahliye edilen yazar

16 Ocak 2018 Salı  |  GÜNLÜK

Medya Günlüğü'nün "100 Söz" köşesinde aforizmaları yayınlanan Kemal Sümer'le Ayşe Gülay Hakyemez'in yaptığı söyleşi:

Bir arkadaşım blogumda yayınladığım söyleşileri canlı yapmamı önerdiğinde önce biraz tırstım ama sonra yaşamımın düsturu haline getirdiğim aforizmama itaat etmeye karar verdim: "Başarıp başaramayacağını ancak denersen anlarsın!"

Aforizma da ne demek? derseniz "özlü sözler" şeklinde cevaplayabilirim.. Hani şu çok sevdiğimiz ünlü sözler gibi:

Charles Bukowski: "Hayat öyle lanet bir şey ki; sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda susmadığın için kahreder."

Rene Descartes: "İnsanların gerçekte ne düşündüklerini anlamak için, ne söylediklerine değil, ne yaptıklarına bakın."

Lawrence Krauss: "Bilimin ahlaki sınırları yoktur denemez, çünkü bilim gerçekleri söylemekle ilgilenir ve bu da ciddi bir ahlaki sınırdır."

"Bir Başka Datça Söyleşileri"min ilk konuğu aforizma yazarı Kemal Sümer idi.

Kitaplarını okuyup hazırlandım ve söyleşimizi Datça'nın içinde deniz kenarındaki şık oteli Konak Efe Tuncel'de yaptık. Facebook'tan sadece yakın çevreme duyurdum. Gelenler pek memnun kaldı. Ben de..

"Bir Başka Datça Söyleşileri"nin ikincisini 20 Ocak Cumartesi günü yapacağım. Konuğumu facebook sayfamdan duyururum..

Kemal Sümer'i merak edenler için kısa bir söyleşimizi de burada yayınlıyorum..

- Datça'ya ne zaman ve nasıl geldiniz?

- Datça'ya 2016 yılının 8. ayının 17. günü akşam dokuz sularında geldim eşim ve Yumoş ile..

- Bu tarihi bu kadar iyi hatırlamanızın nedeni var mı? Yoksa sıkı bir günlük tutucusu musunuz?

- Bir yedek bellek olarak günlük işe yarayabilir. Kendi adıma geçmiş bir mezarlıktan öte anlama sahip değil. Mezarlık ziyaretlerinden de hiç hoşlanmam. Datça kısmına gelirsek o cehennemden tahliye edildiğim tarih.

- Datça'da günlerinizi nasıl geçiriyorsunuz?

- Günler kendi kendine geçiyor. Bu arada okuyorum, yüzüyorum, yazıyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum filan; iyi yani.

- Dünyanın başka hangi şehrinde/köyünde yaşamak isterdiniz?

- İçinde güzel insanların yaşadığı her coğrafya kabulümdür.

- Neler okuyorsunuz? İlgi alanlarınızda yıllar içinde nasıl değişimler yaşadınız?

- Ben müzmin meraklıyım. İlgi alanlarımı daraltmayı yıllarca başaramadım. Son on yılda beyin ve fizik ile ilgili araştırmalar içimi gıcıklıyor.

- Roman, şiir, felsefe, araştırma, tarih türlerinde kitap tavsiyesi istesem? 

- Zor olan, birine bir şey tavsiye etmek.. Kitap bu listenin başında gelir.

- Size göre çok okuyan mı, çok gezen mi daha çok bilir?

- Kafası ve gönlü açık olmak yeter. Ne okumaya ne de gezmeye gerek var. Sicim Teorisini geliştirmeye çalışmıyorsanız elbette.

- Mesleğiniz nedir? Nasıl bir iş geçmişiniz var?

- Otuz yıldan fazla elektrik mühendisi olarak çalıştım. Fena değildim sanırım. Sigortası atan varsa halâ arayabilir.

- Yazarlık serüveninizden bahseder misiniz? Aforizmalara nasıl kendi deyiminizle- cüret ettiniz?

- Yaşam serüveninin yanında yazarlık serüveni nedir ki? Önce merak sonra emek. Bir şey varsa sizde bunlarla ortaya çıkar sonunda.

- İlk kitabınızdan son kitabınıza.. Gelişmeler, değişimler nelerdi?

- Birisi yazdıklarımın tümünü okuyup bunu bana anlatsa çok mutlu olurum.

- "İnsan için en zoru bir güzellik yaratmaktır" demişsiniz.. Neden?

- İnsan güzelliğin ne olduğunu bilmez. Bu nedenle yaratılan her güzellik aslında bir mucizedir.

- "Olgunluk yaşayan ölümdür" çok karamsar bir söylem değil mi?

- Sözlerimin karamsar olduğunu sanmıyorum. Olgun şeftali ne güzeldir!

- Beyninin sağ ve sol lobunu aynı performansta kullanabilen kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Bu araştırma beynini gerçekten kullanan biri üzerinde yapılmalı. Bizim ülke bu sağ sol isinden çok çekti. Yeni bir sıkıntı yaratmayalım.

- 100, 64, 73, 82, 91 kitap adlarınızdaki sayıların sırrı nedir?

- Sırsa neden söyleyeyim? Hele bir tamamlayayım şu döngüyü sonra söylerim.

- Birini yargılamak "neden benim gibi değilsin?" diye sormaktır demişsiniz.. Farklı olanı kabullenmek sizce neden bu kadar zor?

- İnsan farklı olanı neden kabul etsin; tüysüz şempanze.

- Sizce farklı olduklarını düşünen insanlar rehabilite edilebilir mi?

- Beni kimin rehabilite edeceğini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim..

- Tevazu hakkında neler düşünüyorsunuz? Gerçek mi sizce?

- İnsan sıradan bir hayvandır. Tevazu gösterse ne yazar göstermese ne yazar.

- "Aşk düzeyli bir ilişki değildir" derken neler düşündünüz?

- Aforizmalarımın açıklamasını yapmam beklenmemeli.Yazarken olası birkaç anlamını öngörmüş olabilirim. Fazlası okurda vardır. Saygısızlık etmek istemem. 

- Merak etmeyin. Okurlarım genellikle olaylara düşünemedikleri açıdan bakan insanları dinlemeyi/okumayı seven kişiler.. En sevdiğimiz aforizmalar hangileri?

- Tümü.. Sevmeseydim yazmazdım.

- Ben sizinkileri kastetmemiştim.. Sevdiğiniz hiç mi aforizma yok? Nietzche, Schopenhauer, Oscar Wilde, Kafka onca laf etmişken.. 

- Soruyu şimdi anladım.. Onlarcasını sayabilirim. Ama bu "Bir anınızı anlatır mısınız?" türünden bir soru. İnsan yanıtlamakta zorlanıyor. Bir bağlam içinde daha kolay geliyorlar. Yine de birini söyleyeyim: "Beni üyeliğe kabul edecek hiçbir kulübün üyesi olmayı kabul etmem." -Groucho Marx-

- Gelecekte dünyayı ve insanlığı bekleyen en büyük felaket sizce ne olabilir?

- Gelecek bugündür.

Kemal Sümer kitaplarından birkaç aforizma:

"Sizde olmayan karşıdan yansımaz."

"Günah işlemeden masum olunmaz."

"Her yeni aşk için bir kez ölmek gerek."

"Kendisini denetleyemeyen başkasına tabi olur."

"Hiç kimsenin düşmanı olmamak, herkesin dostu olmaktan daha değerlidir."

"Bir ile iki arasında bir tam sayı olsaydı her şey farklı olurdu."

"Gençlikte çizgiler daha kalındır."

"Büyülenmek insanın doğasında vardır; yoksa sanat olmazdı."

"Her şeyden kuşkulan ama hiçbirine inanma."

Söyleşinin orjinalini okumak için tıklayın

Medya Günlüğü'nün Kemal Sümer'le eski söyleşisini okumak için tıklayın

Fotoğraf: Ömer Orhun