Canan Kaftancıoğlu: İnsanlığın sesi

18 Ocak 2018 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Çocuk sesidir seslerin en güzeli, değerlisi.

Hele de gülünce şen şakrak, ışıl cıvıl.

Su sesi güzeldir, dağların sesi, ovaların, ağaçların, dalların yaprakların.

Bir sesi sevmek diye bişey vardır ve nicedir Türkiye bir sesi sevmekten alıkonmaktadır.

Hani zeytinlikler vardır bin yıllar ötesinden gelmiş güne, beşiklik etmiş Nuh'a zeytinlikler, onların sesi vardır gelip bin yıllar öncesinden, Luvi'lerden, Eti'lerden, Likya'lılardan, Sümer'lerden: Asur'lardan, Urartu'lulardan selam getiren yeni donlara ve bereket vaad eden. İşte o sesi kestiler. Rezidans yapacaklar ve yol verecekler daha da paranın metal sesine padişahlığına, kanun tahdında KHK'lar baskısıyla.

Hani derelerin çayların ırmakların sesi var ya akıp gelen güne jeolojik zamanlardan, kimi zamşırıl şırıl, gürül gürül kimi zaman.

Munzur olan, Menderes, Meriç, Yeşilırmak, Kızılırmak, Fırat, Aras, Seyhan ve diğerleri, yüzlercesi, işte onlara, sesine onlar set vuruyor paraya ve güce tapanlar.

Pancarın bir sesi var, tütünün fındığın, fasulyenin domates ve biberin. Fıstığın sesi var nohutun ve diğerlerinin, marulun, mesela kerevizin,

Kestiller sesini tüm sebzelerin de, aşure yabancı oldu Anadolu'ya.

Yağmurun bir sesi vardır, ıslanmanın bir sesi, toprak çekerken suyu derinine bir sesi vardır.

Beklemenin bir sesi vardır, gecede günü beklemenin, yazda kışı, sevgiliyi beklemenin bir sesi vardır, gurbete düşmüşlerin bir sesi vardır sıla diye.

Kanat çırpınca kuşlar bir sestir, ötünce şakıyınca bir başka ses.

Gül dururken tomurcuğa ses verir umuda.

Bir sestir şimdi Canan.

Kaftancıoğlu Canan.

Sesleyen umudu bir sestir Canan.

Söz oldu sesine, bastırılmış sesine Anadolu'nun Trakya'nın da türküler şarkılar bize.

Söyle şarkımızı Canan gelip ta Nuh öncesinden uzanacak yarına şarkımızı sesle.

Canan Kaftancıoğlu seni seviyorum.