Rusya 'evet ' der mi?

18 Ocak 2018 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Türkiye'nin gündemindeki en önemli konu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "her an başlayabileceğini" açıkladığı Afrin operasyonu.

ABD'nin Suriye'de 30 bin kişilik sınır gücü kurma kararından sonra hızlanan süreçte yanıtı en çok merak edilen sorulardan biri de Rusya'nın operasyona nasıl tepki göstereceği. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından, Moskova ile bu konudaki temasın kapalı kapılar ardında sürdüğü anlaşılıyor.

Kritik soruya kestirmeden "Rusya evet der" ya da "Kesinlikle hayır der" türünden bir yanıt vermek çok zor.

Öncelikle, Afrin operasyonunun gündeme gelmesinden sonra Moskova'nın, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ağzından yaptığı bir açıklama dışında dikkat çeken bir sessizlik içinde bulunduğu tespitini yapmak gerekiyor. O açıklamada Lavrov ABD'nin kararının Suriye'nin toprak bütünlüğüne zarar verebileceğini söylemiş, ancak Afrin'deki ateşkesin sürmesi gerektiğini belirterek Ankara'ya da örtülü bir mesaj göndermişti. Suriye'de iç savaşın son bularak bir an önce barış sürecine geçilmesini isteyen Rusya'nın, kendi askeri unsurlarının bulunduğu Afrin'de çatışmaların başlamasından yana olmadığını tahmin etmek güç değil. Moskova Türkiye'nin Afrin'e saldırmasından çok İdlip'teki cihatçı güçlerin etkisizleştirilmesine yoğunlaşmasını istiyor.

YPG meselesi, Türkiye'nin 2015 yılı sonlarında bir Rus uçağını düşürmesinin ardında düzelen ilişkilerde ön plana çıkmasa da hep bir sorun olarak varlığını korudu. Türkiye PKK'nın Suriye kolu olarak gördüğü YPG'yi "terör örgütü" kabul ederken Rusya her iki örgüte karşı da tam tersi bir tutum takınıyor. Üstelik Moskova'nın Suriye'nin geleceğinde Kürtlere, özerkliğe kadar gidebilecek bir rol vermek istediği biliniyor. Diğer yandan, Rusya Suriye'deki hedeflerine varabilmek için -İran'a olduğu gibi- Türkiye'nin de desteğine ihtiyaç duyuyor.

Bu nedenle YPG meselesi, başından beri Rusları ikilem içinde bırakan bir konu: Ne Türkiye'yi ne de YPG'yi kaybetmek, karşılarına almak istiyorlar.

Kommersant gazetesine görüşlerini açıklayan Rus uzmanlardan Andrey Kortunov, Afrin operasyonunun Kürtlerin Soçi barış sürecinden çekilmesine yol açabileceğini, dolayısıyla Moskova'nın böyle bir hareketa sıcak bakmayacağı görüşünde. 

Bir başka uzman, Andrey Fedorov, Türkiye'yi kaybetme riskini barındırması nedeniyle Rusya'nın Afrin operasyonuna sıcak bakmasa da "kırmızı ışık" yakmasının zor olduğunu, Erdoğan'ın da hesaplarını bu beklentiye dayandırdığını söylüyor.

Bu durumda Rusya Afrin konusunda öyle bir çıkış yolu bulmalı ki, hem Türkiye'yi karşısına almasın hem YPG'yi tümüyle ABD'nin kucağına itmesin hem de kendi çıkarları zarar görmesin. Bu zor denklemi çözmeye çalışan Moskova, operasyonsuz bir formül arayışı içinde olabilir. 

Ama ister "yeşil ışık" yaksın isterse yakmasın Türkiye'nin beka gözüyle baktığı Afrin meselesi Rusya için "büyük oyun"da sadece bir sahne. 

Peki o zaman Rusya gerçekte ne istiyor?

Her ne kadar şu anda Türkiye ve İran'la Suriye'de ittifak kurmuş görünse de Ruslar üçlü işbirliğine büyük olasılıkla kalıcı gözle bakmıyor. Rusya için asıl önemli olan Suriye'deki pozisyonunu güçlendirerek ABD'nin kendisini "muhatap" almasını sağlamak ve aynı masaya oturarak iki ülkenin "eşit" olduğu imajını yaratmak. Bu, sadece Suriye'de değil pek çok uluslararası konuda Rus diplomasisinin en önemli taktiği.

Yani aslında Rusya için asıl önemli olan ABD'yle arasını düzeltebilmek.