Rusya'da gazeteci olmak

28 Ocak 2018 Pazar  |  KÖŞE YAZILARI

Hafta içinde Rusya'ya yaptığımız bir geziden dönüşte uçakta arkadaşım Aydın Sezer'le sohbet ederken hemen arka sıramızda oturan gazeteci dostumuz Hakan Aksay yüzünde hınzır bir ifadeyle elindeki gazeteyi uzattı ve "Bunu gördün mü" diye sordu.

Daha çok ekonomi çevrelerinde okunan yaklaşık 75 bin tirajlı saygın Vedomosti gazetesiydi uzattığı. Gazetenin manşetinin Aksay'ın yüzünde hınzırlıkla sevinç arasında bir ifade yaratması boşuna değildi çünkü gerçekten yaratıcıydı.

Manşetteki haberin başlığını Türkçeye "GSMH (Gayrı Safi Milli Hasıla) ile saadet olmaz" diye çevirmek mümkün, ekonomik büyüme ile ilgili yazıda kuşkulu istatistiklerden çok yaşam kalitesinin önemli olduğu anlatılıyordu.

İlk bakışta sıradan bir ekonomi haberi gibi görünen haberin başlığını ilginç kılan neydi peki?

Vedomosti çok usta bir şekilde başlıkta kelime oyunu yapmıştı.

GSMH'nin Rusçası VVP...

Tesadüfe bakın ki, Rusya Devlet Başkanı Putin'in tamı adı da öyle!

Vladimir Vladimiroviç Putin.

Yani: VVP

Bu gözle bakınca başlık bambaşka bir anlam taşımaya başlıyor: Putin'le saadet olmaz.

Acaba fesat olan biz miyiz?!

Yoksa sadece tesadüf mü?

Olabilir tabii, öküz altında buzağı arıyor da olabiliriz diye bir yanılma payı bırakıyoruz ama fotoğraf olarak kullanılan görsele dikkatle bakınca son kuşkumuz da dağılıyor çünkü koyu renk de olsa Kremlin duvarlarını farketmemek mümkün değil.

Rus ekonomisi iyi değil, hem de uzun süredir hiç iyi değil. Ama marjinal medya dışında bu gerçeği yazabilen yok. Yazamıyorlar çünkü iktidar hep enselerinde.

Sovyet döneminde basın özgürlüğünden söz etmek mümkün değildi, zaten gazetelerin "görevi" haber vermek değil Komünist Parti'nin propagandasını yapmaktı.

Parti'nin yayın organı Pravda ile parlamentonun gazetesi İzvestiya'nın tirajının on milyonlara varmasının nedeni insanların mecburiyetten, korkudan ya da amirlerinin "dikkatini çekmek" için almasındandı. İronik şekilde Pravda "gerçek", İzvestiya ise "haber" demek olduğu için o zamanın popüler esprilerinden biri, "Pravda'da İzvestiya yok, İzvestiya'da Pravda yok"tu.

Sovyetler yıkılınca Boris Yeltsin'in iktidarda olduğu 1990'lı yıllarda ülke belki siyasi ve ekonomik kaos içindeydi ama basın büyük ölçüde özgürdü, hatta NTV kanalı 1. Rus-Çeçen savaşına karşı açıkça yayın yapabiliyor, Rus ordusunun düştüğü zor durumu ekrana taşıyabiliyordu.

2000'de Putin'in iktidara gelmesinden sonra tablo değişti, yeni liderin ilk işi NTV başta basını kontrol altına almak oldu, ana akımda bağımsız medya kuruluşu kalmadı, muhalif gazeteciler kuşkulu suikastlere kurban gitti, dövüldü, cezaevine atıldı ya da ülkeyi terketmeye zorlandı ve 1990'larda yaklaşık 10 yıl süren "basın baharı" yıldırım hızıyla tarihe karıştı.

Rusya'da gazeteci olmak yeniden zorlaştı.

İktidarının 18. yılı başlarken pek çok ülkede, bu arada Türkiye'de, ABD'ye kafa tuttuğu için Rus lidere hayran olanların sayısı hiç de az değil. Ama onun ülke içindeki bazı uygulamaları ya bilinmiyor ya da nedense önemsenmiyor.

Günümüzde ana akım medyada Putin'i açıktan eleştirmek zor derece zor, buna cesaret eden marjinalleştirilmiş az sayıda gazetecinin ise geniş kitlelere ulaşma olanağı yok. Kaldı ki, 18 Mart'ta yapılacak başkanlık seçimlerine "formalite" icabı hazırlanan Putin için oylama "çantada keklik". Yine de, riski sıfırlamak isteyen iktidar, genç muhalif lider Aleksey Navalnıy'a seçime katılma izni vermedi.

İşte  bu koşullarda GSMH'den söz eder gibi yapıp kelime oyunuyla Putin'i eleştirmek tabii yaratıcı ama her şeye rağmen riskli.

Acaba Putin bu başlığı görünce ne yapmıştır?

Mutlaka kızmıştır, hatta belki küfür etmiştir ama büyük olasılıkla Vedomosti'nin yaratıcılığı aslında onun da hoşuna gitmiştir...