Rusya'yı bir Türk mü yönetti?

04 Şubat 2018 Pazar  |  SERBEST KÜRSÜ

1917 Rus Devrimi'nde Bolşeviklere karşı mücadele eden ve sonunda kurşuna dizilerek öldürülen Amiral Aleksandr Kolçak'ın  (1874-1920) adını muhtemelen duymuşsunuzdur 

Etimoloji ve Türk tarihine meraklı olmamdan dolayı, Rus kökenli eşime bir gün bu "Kolçak" adının Türkçe ve asimile olan bir Türk olması gerektiğinden söz ettiğimde; Rus tarihini iyi bilen eşim neredeyse kesin bir ifade ile bu seçkin subayın nesillerdir aristokrat Rus subay ailesinden geldiğini ısrarla bildirmişti. Ama tabii ki ebedi muhalif ve sonuna kadar giden yapımla araştırmaya başladım...

Rus Devrimi'ni okuyanlar; Bolşevik İhtilali sonrasında kendini "Kızıl Ordu" diye adlandıran ve başlarında Troçki  bulunan komünistler ile bunlara karşı Çarlık rejiminin sadık subaylarının başını çektiği "Beyaz Ordu" arasında 3-4 yıl çok kanlı bir savaş hüküm sürdüğünü bilirler.

Beyazların başındaki Aleksandr Kolçak hakkında uzun uzadıya yazacak değilim. Kolçak, 1874- 1920 arasında yaşamış olup  nesiller boyu üst düzey subay olan bir ailenin ferdi olarak, Çarlık ordusunda  hızla yükselip henüz 42 yaşında amiral olmuştur. 1917 Bolşevik Devrimi'ni kabûl etmemiş ve Omsk şehrinde 1918'de kurulan karşı hükûmetin başına geçmiştir. Bu hükûmet Batılı devletlerce Almanya ve Osmanlı'ya karşı savaşabilme olasılığı nedeniyle kabûl edilmiş ve teşvik edilmiştir. Böylece de fakto Kolçak resmi olarak da Rusya'nın 2 yıla yakın başkanı olmuştur. Ancak Kızıl Ordu'nun hızla ilerlemesini durduramamış ve Kolçak müttefiki olan Çekler tarafından 14 Ocak 1920'de Sibirya'da Irkutsk kentinde Bolşeviklere teslim edilmiş; 21 Ocak 6 Şubat 1920 tarihleri arasında sorgulanmış ve Moskova'dan gelen emirlerin aksine 7 Şubat'ta kurşuna dizilmiştir.  

Bunlar kitabî ve herkesin üç aşağı beş yukarı bildiği gerçeklerdir.

Asıl enteresan kısmı, bu addan yola çıkarak bulduklarım.. Kolçak kelimesinin bir nesne bir de sıfat anlamı vardır- nesne olarak kol dayanan yer veya el ve kolu kapsayan eldiven, koruma iken sıfat olarak gözüpek, yiğit anlamında da kullanılıyor...

Sonunda araya araya bir İlyas Kolçak Paşa'ya ulaştım...

Pek çok ve birkaç dilde-nedense 2 yıl önce sadece Azerice ve akabinde Rusça kaynaklarda bulduğum- ipuçları, şimdilerde daha yaygın olarak nette bulunuyor... 

Doğum tarihi kesin bilinmeyen (17. yy 2. yarısı ) değişik kaynaklarda Moldavyalı- Sırp veya Boşnak asıllı olan İleas Colceag, sonradan Müslüman olarak Hüseyin adını alır, Osmanlı ordusunda "paralı asker" olarak özellikle Osmanlı-Rus savaşlarında yükselir ve Padişah 3. Ahmet tarafından 1717'de Paşa ünvanını alır. 1717-1739 arasında 22 yıl şu anda Ukrayna'ya ait olan Hotin kentinin kalesinin komutanlığını yapar. Çar 1.Petro (bizim deli- Rusların büyük Petro dedikleri) zamanında yabancı bilim adamları ve komutanları Rus ordusuna katmıştı. 1739'da kale Rus ordusu tarafından kuşatıldı. Kolçak Paşa, Alman asıllı General von Münnich'in 60.000  kişilik Rus, Moldavya, Ukrayna ve Gürcü birleşik ordusuna karşı sadece 900 kişi ile uzun süre kaleyi savundu ama tüm güçleri tükenince, mecburen von München Paşa'nın "onurlu teslim" koşullarını kabul ederek 19 Ağustos 1739'da kaleyi teslim etti. 30 Ağustos 1739'da Ilyas Kolçak Paşa ailesi, eşleri ve oğulları Mehmet ve Selim beylerle Ruslara esir oldular.  Oğlu Selim İstanbul'a döndü- oğlu Mehmet ile İlyas Kolçak Paşa Petersburg'da büyük bir serbestlik altında tutuldular. 6 aylık süre sonunda, Osmanlı ile Belgrad Barış Antlaşması sonrası, 19 Şubat 1740'da İlyas Kolçak Paşa ve oğlu Çariçe tarafından serbest bırakılır ve hemen Osmanlı'ya dönmek üzere yola çıktı.

Ancak yeni Padişah 1. Mahmut'un, kaleyi teslimini ihanet olarak görmesi nedeniyle hakkında idam kararı çıkarıldığını yolda öğrenince, mecburen oğlu ile geri dönmek zorunda kaldı. Kendisine büyük araziler verildi. 1743 yılında yerleştiği Ukrayna'daki Zitomir kentinde vefat etti.

Oğlu Mehmet Kolçak babasının ölümünden sonra, Ortodoks Hrıstiyanlığa geçti ve Şövalyelik ünvanı ile beraber, Çariçe Elizabet'in emrinde Rusya hizmetinde subay ve komutanlığını sürdürdü. Mehmet Kolçak'ın torunu Vasili İvanoviç Kolçak Kırım savaşında, Sıvastopol'u savunmuştur. Onun eşi Olga İliniçna Kolçak ile evliliğinden ise 1.5 yıl da olsa Rusya'da beyazların Başkanı olan meşhur Aleksandr Kolçak 1874'de Petersburg'da dünyaya gelmiştir... Günümüzde bu sülaleden Paris'te torunu  Alexandre Rostislavovitch yaşamaktaydı. Bir de uzak kuzenlerinden Aleksandr Kolçak Rostislavovitch hayatta idi.

Derseniz kî, bu yazının ne önemi vardır ?

Burada da bir kez daha, dinsel inanışların ait olunan ülkeye olan aidiyetini anlamam (Mehmet Kolçak Bey'in dinini değiştirince Rusların sadık hizmetkârı olması) ve Osmanlı kanından birisinin 2 yıla yakın iç savaşta de fakto birçok devlet tarafından kabûl edilen Rus devletinin başkanlığını yapması...

Ali Rıza Sığırcı

Yazının orjinalini okumak için tıklayın