Devlet ve bilim insanı

03 Şubat 2018 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

İvan Petroviç Pavlov...

Rus hekimi, bilim insanıdır. 1849 yılında doğmuş, 1936'da ölmüştür.

Bu süreç Rusya tarihi açısından en çetrefilli ve karmaşık dönemdir. Çarlık Rusya'sı yıkılmış, Sovyetler Birliği kurulmuştur.

Pavlov, fizyolojide büyük aşamalar kaydeden buluşlarıyla 19. yüzyılda dünya çapında ünlendi, yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle, 1904'te tıp dalında Nobel Ödülü kazandı.

Özellikle Batılı ülkelerce ilgiyle izlenen Pavlov, köpekler üzerinde yaptığı deneylerle "koşullu refleks" kavramını ortaya attı.

Rusya'nın altı üstüne gelmiş, ama kimse çıkıp Pavlov'un çalışmalarını engellemedi.

Kimi kaynaklara göre Pavlov, yaptığı bilimsel çalışmaların peşi sıra devlet yönetimini de yaptığı konuşmalarla acımasız eleştirirmiş. 

Ünlü bilim insanına hiçbir devlet yetkilisi ses çıkarmaz, saygılı davranır, kimi zaman görmezliğe, duymazlığa verirmiş. 

Kimi kaynaklara göre de, Lenin, aldığı tüm olumsuz eleştirilere rağmen 1921 yılında bir yasal düzenlemeyle Pavlov'un istediklerini o günün koşullarına göre yerine getirmiş, özel araştırmaları için de Koltuşi Biyoloji İstasyonu kurdurmuş.
 
                                             *            *               * 

ABD başta olmak üzere diğer Batılı ülkelerde de durum farklı değildir. Bilim insanlarına özen gösterilir. Her söyledikleri, her yaptıkları eylem doğru olmasa da hoşgörüyle yaklaşılır. 

Dünyanın her yanından ABD'ye bilim insanı transfer edilir. Gelişmiş ülkelerin devletleri, uzmanlara, bilim insanlarına siyasal fikirleri ne olursa olsun her türlü imkanı sağlamayı, hoşgörüyü akıllı ve yararlı yöntem olarak benimserler. 
 
                                          *         *          *
 
Peki, bizde durum nedir?

Hem karışık, hem karmaşık, anlayan beri gelsin...

Bizde uzun zamandır, muhalif olsun olmasın, bilim insanlarına veya uzmanlara neden akılcı bir yaklaşım gösterilmez?
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'nin Afrin'e düzenlediği operasyonla ilgili yaptığı açıklamalarda, "Savaş bir halk sağlığı sorunudur." diyen Türk Tabibler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Raşit Tükel'in gözaltına alınması, görevinden uzaklaştırılması ne kadar doğrudur?

Tükel Hocanın söyledikleri doğrudur, değildir, o başka mesele...

Asıl mesele, muhalif olan veya muhalif görünen, karşıt görüş bildiren bilim insanlarını kaybetmemektir. 

Devleti devlet yapacak olan elindeki bilim insanını, uzmanı, teknikeri değerlendirmektir.