Can pahasına çekilen fotoğraf

04 Şubat 2018 Pazar  |  GÜNLÜK

Başarılı bir foto muhabiri olmak sadece makineyi iyi kullanmak ve dikkatli bir göze sahip olmaktan geçmiyor, olayın da mümkün olduğu kadar içinde ya da yakınında olmak gerekiyor.

Cephede görev yapan foto muhabiri ve kameraman bir ikilemle karşılaşıyor: En iyi kareyi, görüntüyü çekebilmenin bedeli çoğu zaman insanın hayatını tehlikeye atması oluyor.

Milliyet Fotoğraf Servisi Müdürü Bünyamin Aygün de Afrin operasyonu sırasında benzer bir durumla karşılaştı ve fotoğraf çekmeye çalışırken keskin nişancının kurşunlarına hedef oldu.  Daha önce IŞİD'in elinde bir süre tutsak kalan Aygün, yaşadıklarını Miliiyet'te şöyle anlattı:

"Gün ortasında gazeteye haber ve fotoğraf geçmek için bulunduğum yerin yakınlarındaki yüksek bir tepeye çıkınca ben ve yanımda bulunan üç ÖSO mensubu "Kanasçı" diye bilinen keskin nişancının hedefi olduk. 

Bulunduğumuz yerde siper almaya çalışırken çok geçmeden Doçka yaylım ateşinde kaldık, "Savaşın doğasında bu da var" diyerek yara almadan kurtulduğumuza dua ettik. Gece ise en ön mevzide sıcak anlar yaşandı. Saatler gece yarısını geçtikten sonra Şeyh Horoz köyünden 1 km ötede bulunan TSK mevzileri sık sık taciz ateşine maruz kaldı. Ateş altına alınan mevzilerdeki bir kaç noktadan karşı ateşle cevap verildi. Taciz ateşi, gün ışıyıncaya kadar devam ediyor..."