'Rusya'nın da hataları var'

05 Şubat 2018 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Gazeteci Ceyda Karan'ın RS FM için Gazeteci Cenk Başlamış'la yaptığı ABD-Rusya, Rusya-Türkiye ve Suriye'deki gelişmelerle ilgili yaptığı söyleşi:

"ABD'de Donald Trump yönetiminin başa geçmesiyle Rusya Federasyonu ile yeni işbirliği dönemi başlayabileceği beklentileri karşılıksız kalırken, son olarak ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım uygulanabilecek Rus yönetici ve iş adamları listesi yayımlayıp Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hükümetinin üst düzey isimlerini de buna katması dikkat çekti. Başbakan Medyedev, Kremlin sözcüsü Peskov ile Dışişleri Bakanı Lavrov'un da isimlerinin bulunduğu bu listede bulunmadığı için Putin alaycı bir tavırla "Kırıldım, bak" dedi.

ABD yönetiminin küresel bilek güreşindeki tutumunun Moskova'da nasıl algılandığı ve Amerikan müttefikleri ile ilişkilerdeki tutumu uzun yıllar Rusya'da görev yapmış medyagunlugu.com sitesinin kurucusu, gazeteci ve tarihçi Cenk Başlamış ile konuştuk:

'RUSYA'NIN TARİHİ BATI İLE GERGİNLİKLERLE GEÇMİŞ'

Cenk Başlamış, ABD'nin Rusya'ya yönelik açıkladığı yaptırım uygulanabilecek kişiler listesinin zamanlamasının Rusya'daki seçimler öncesine geldiğine dikkat çekti. Başlamış, Rusya halkının 'tehdit ve şantaj' olarak algılayacağını belirttiği listenin Rusya'da bir şeyi değiştirmeyeceği vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"ABD tarafından Rusya'ya yönelik aralarında üst yöneticilerinde bulunduğu bu tip listelerin ortaya çıkması, Rusya içinden bakmaya çalışarak söylemek gerekirse, herhangi bir şeyi değiştirmez. Bu listenin ortaya çıkmasındaki zamanlama da dikkat çekici. Biliyoruz ki 18 Mart tarihinde Rusya'da başkanlık seçimleri var ve bunun öncesinde Rusya'yı ABD'deki seçimlere müdahale etmekle suçluyorlar. İnsan hakları ihlalleriyle ilgili ABD'nin iddiaları var, Kırım'ın ilhakı ve son olarak Ukrayna'daki çatışmalara müdahil olması gibi şeylerin hepsini bir araya getiriyorlar ve Rusya'ya karşı bir yaptırım listesi hazırlıyorlar. Eğer ki bunu Rusya'da mart ayında gerçekleşecek seçimlerin sonucunu etkilemek adına yapıyorlarsa bu gerçekten komik olur, böyle bir şeyin olması mümkün değil. Genel insan psikolojisidir bu, ülkenize dışarıdan bir saldırı, tehdit, şantaj olduğu zaman siz daha çok birlik oluyorsunuz. Hele hele bu Rus halkı için daha fazla. Yani Rusya'nın tarihi zaten Batı ile gerginlikler içinde geçmiş. Bu tür şeylerle Rusya'daki seçimlerin sonucunu etkilemek mümkün değil kesinlikle. Tabii detayları da vardır onu da mutlaka konuşuruz"

'RUSYA OYUNU ABD'NİN BELİRLEDİĞİ KURALLARLA OYNAMIYOR'

Başlamış, ABD'de bir yandan Trump'ın Rusya ve Putin'e yönelik olumlu ifadelerine rağmen diğer yandan da Rusya'ya 'düşman' gözüyle bakıp, onu çevrelemeye çalışan bir yapı olduğuna dikkat çekerek, Rusya'nın yaptırımlara karşı soğukkanlı ve akılcı tepkiler vererek oyunu ABD'nin belirlediği kurallarla oynamaktan kaçındığına vurgu yaptı:

"Tabii yaptırımlar Trump dönemine karşı bakışın olumsuz algılanmasına sebep oluyor ama burada bir parantez açayım. Geçen yıl olması lazım, bu ABD'deki başkanlık seçimlerinden sonra Türk-Rus-Amerikan ilişkileriyle ilgili bir program yapmıştık orada şunu söylemeye çalışmıştım: Evet, bir tarafta Trump'ın Rusya'ya, Putin'e yönelik olumlu, övücü ifadeleri var ama diğer tarafta başından beri Rusya'yı çevrelemeye çalışan, Rusya'ya 'düşman' gözüyle bakan bir yapı var ABD'de. Yani Rusya'yı bir düşman olarak görüp hiçbir zaman Rusya'nın siyasi, ekonomik, askeri olarak ayakları üzerinde doğrulmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama yaptırımların karşılığı nedir diye sorduğumuz zaman bunun karşılığı yok. Ekonomik olarak Rusya zor duruma düşebilir. Zaten ekonomisi daha iki yıl önceki krizden yeni yeni çıkıyor. Tersine bu yaptırımlar, ekonomik krizleri Rusya'da devam ettirip Batıya karşı öfkeyi arttırıyor. Rusların buna tepki vermesi konusuna gelince, Rusya burada bence çok akılcı, zekice davranıyor. Oyunu Amerikalıların belirlediği kurallarla oynamaktan kaçınıyor. Yani eğer Rusya buna duygusal bir tepki gösterecek olsa ilişkiler daha da gerginleşir. Bu belki Amerikalıların tercih ettiği bir şey. Ama daha soğukkanlı davranıyorlar. Üstelik önemli bir konu olarak Rusya'nın kendi içerisinde düşünmesi gereken bir başkanlık seçimi var. Dolayısıyla gayet soğukkanlı ve akılcı davranarak ABD'nin 'kışkırtmalarına' kapılmamaya çalışıyorlar."

'RUSYA SAVUNMA HATTINI EN ÖNDE KURMAYA ÇALIŞIYOR'

Sovyetler Birliği yıkıldığında Rusya toplumunun Batı'dan sıcak ilişkiler bekleyip, naifçe davrandığını fakat buna karşı Batı'dan cevabın NATO'nun yayılması ve Rusya'nın çevrelenmesi ile geldiğini belirten Başlamış'a göre Rusya Kırım'da, Ukrayna'da, Suriye'de tüm bu girişimlere karşı savunma hattını en önde kurmaya çalışıyor:

"NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in Rusya'ya yönelik söylediği o 'işgüzarlık' lafından yola çıkarak Rusya'nın son dönemde uluslararası alanda öne çıkmaya başlaması, NATO ülkeleriyle iş birliği geliştirmesi gibi bu konuda bence şunu görmek ve şu tespiti yapmak gerekiyor: Rusya'nın Kırım, Ukrayna ve Suriye'de yapmaya çalıştığı şey yani bence bu üç olayın perde arkasında Rusya'nın kendisini ve sınırlarını koruma iç güdüsü yatıyor. Ben bu tespitle Rusya'nın Kırım ilhakıyla ilgili doğru ya da yanlış yaptı diye bir tespitte bulunmuyorum, sadece bunun arkasında yatan düşünceyi kendimce aktarmaya çalışıyorum. Rusya'nın yapmaya çalıştığı şu, Sovyetler Birliği dağılınca Rusya'da artık Batıyla kucaklaşacağı zannedildi ve bu doğrultuda iyi niyetli ve biraz da naifçe bir bakış oluştu Batıya karşı. Ama Batıdan buna bir karşılık hiç gelmedi. Peki ne geldi? NATO'nun yayılması geldi, Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği'ne üye olma meselesi geldi ve Rusya giderek kendini köşeye sıkıştırılan ve çevrelenen bir ülke konumunda buldu. Dolayısıyla bu üç örnek de bence Rusya'nın savunma hattını ileride kurmasıyla ilgili bir konu. Ukrayna, Kırım ve Suriye. Çünkü Suriye meselesinde Rusya'nın kaygılarından biri neydi? Eğer Suriye rejimi de düşseydi Rusya oradaki belki de yegâne müttefikini kaybedecekti. Sonra sıraya İran ve belki de kendisi gelecekti. Yani anlatmaya çalıştığım tabii ki Rusya'nın kendine göre hesapları, çıkarları var ama Rusya da bence bir şekilde kendini korumak için savunma hattını en önde kurmaya çalışıyor."

'UKRAYNA'DAKİ HATALAR'

Sovyetler coğrafyası içinde iki cumhuriyet olan Rusya ve Ukrayna'nın birbirine çok yakın ülkeler olduğunu anımsatan Başlamış'a göre Rusya'nın bu koşullarda bazı hatalı politikalar geliştirmesinde de Ukrayna'nın bağımsızlığını psikolojik olarak kabul etmekte zorlanması rol oynadı:

"Sovyetler Birliği 15 ayrı cumhuriyetten oluşuyordu. Rusya da Ukrayna da bu 15 cumhuriyetten ikisiydi. Şimdi Ukrayna ve Rusya'nın günümüzdeki ilişkilerini konuşurken o 13 cumhuriyeti bir kenara bırakmak ve Rusya ve Ukrayna'dan ayrı şekilde söz etmek gerekiyor. Çünkü bunlar gerçekten farklı ve özel ilişkilere sahip. Bence Rusya şurada şöyle bir hata yaptı: Bu kadar yakın olduğu ve iç içe yaşadığı Ukraynalıların bağımsız bir ülke olduğu gerçeğini kabul etmekte psikolojik olarak zorlandı. Hani o kadar iç içe yaşamışlar o kadar birlikte olmuşlar ki bir gün bir baktılar Ukrayna ayrı bir ülke olmuş ve bağımsız olmuş. Bence Rusya'nın bu konuda eksikliği ve hatası var. Ukrayna bağımsız bir devlettir gerçeğini Rusya kabullenmekte zorluk çekince bu da ona birtakım hatalar yaptırdı. 'Ukrayna'nın bağımsızlığının ciddiye alınmaması' gibi bir durum ortaya çıktı. Eğer bu gerçeği zamanında kabul etmiş olsaydı ona göre bir tespit yapsaydı ona göre doğru politikalar gerçekleştirilebilirdi. Şimdi Ukrayna meselesindeki durum şu: Bir tarafta her anlamda Rusya ve Rus kültürüne yakın bir Ukrayna var ama diğer tarafta bir itiş kakış ve Batı'nın müdahalesi var. Sovyetlerin dağılmasından sonra geçen 25-26 yılda Sovyet coğrafyasına baktığımızda yönünü en bulamamış rotasını en bulamamış ve ne yapacağına bir türlü karar verememiş ülkeyi bana sorsanız ben Ukrayna olduğunu söylerim. 

'TÜRKİYE İLE RUSYA'NIN ÇIKARLARI'

Türkiye ile Rusya'nın tarih boyunca ülkelerin çıkarları gereği kimi zaman iş birliği yaptığını kimi zaman gerginlikler yaşadığını hatırlatan Başlamış'a göre Rusya, Putin iktidara geldiğinden bu yana Türkiye'ye yönelik 'bölgedeki sorunları beraber çözelim' mesajı veriyordu ve son dönemde iki devletin çıkarları en azından Suriye'de iş birliğine olanak sağlıyor:

"Türkiye ile Rusya yüzyıllardır bu bölgede olan kendilerine göre hırsları ve iddiaları olan ülkeler ve çıkarları gerektirdiği zaman iş birliği yapıyorlar. Zaman zaman gerginlikler olabiliyor, karşı karşıya gelebiliyorlar. Ama en azından 15 Temmuz darbe girişiminden sonra hızlanan bir Türk-Rus yakınlaşması olduğu gerçeği var. Türkiye ile Rusya ilişkilerinin yakınlaşmasına paralel olarak Batı ile Türkiye'nin ilişkileri gerginleşiyor. Birbirinden uzaklaşıyor. Elbetteki Rusya, Türkiye'nin yanında olmasını ister. Aslında bu 2000'lerin başında Putin iktidara geldiği zamanın akabininde Ankara'ya ilk defa resmi ziyaret yaptıktan sonra Rus tarafının Türkiye'ye belki bu ifadelerle değil ama söylemeye çalıştığı şey şuydu: 'Bakın burada birlikte yaşıyoruz, gelin biz buraları birlikte yönetelim. Ortadoğu'da dahil, birlikte hareket edelim ve dış güçleri buradan elimizden geldiğince uzak tutalım' tabii dış güçler denince ABD ve Batı akla geliyor. Aynısı Karadeniz için de geçerliydi. Aslında Rusya'nın başından beri 2003-4 ten beri Türkiye'ye vermeye çalıştığı mesaj buydu ama zaman zaman politikalardaki farklılıklar gerginlikler ve anlaşmazlıklar yaratabiliyor. Ama bugün geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye ile Rusya'nın çıkarları en azından Suriye'de iş birliği yapabilmesine olanak sağlıyor."

Yazının orjinalini okumak için tıklayın