Trump tahribatı devam ediyor

06 Şubat 2018 Salı  |  SERBEST KÜRSÜ

ABD'nin yakın siyasi tarihinde herhalde önündeki konuşma metninden sapmadan hitabını bitirebildiği için takdir edilen tek başkandır Donald Trump.

Dedikodulara bakılırsa, Beyaz Saray danışmanları Trump, 30 Ocak Salı gecesi, ABD başkanlarının geleneksel olarak her yıl yaptığı "State of the Union" (Birliğin Durumu) konuşmasını bitirdiğinde büyük bir pot kırmamış olduğu için derin bir nefes almışlar.

Beyaz Saray'daki ilk yılının sonunda neler başardığının raporunu vermek üzere ABD Kongresi'nin iki kanadına ve ABD halkına yaptığı konuşmada, Trump özellikle ekonominin performasından kendisine büyük bir pay çıkardı ve bizim duymaya pek alışık olduğumuz "birlik ve beraberlik" çağrılarından birini daha yaptı.

Ne var ki, Trump'ın söylemi, izlediği politikalar ve ünlü tweet'leriyle o kadar çok çelişiyor ki, Beyaz Saray'ı ve ABD siyasetini yakından izleyenler gülsünler mi, ağlasınlar mı bilemiyorlar.

Trump'ın patavatsızlık ve çelişkilerinin hepsine değinmek bu ölçekte bir yazının çapını aşar. Ama bunlardan sadece bir ikisine değinmek bile bu yazının ölçülerini zorlayabilir.

ABD Başkanı, 2016 yılındaki seçim kampanyası sırasında verdiği demeçlerde, ABD borsalarının aşırı derecede şişirilmiş olduğunu söylüyordu, 30 Ocak konuşmasında ise göreve geldikten sonra rekor üstüne rekor kıran borsaların performasından kendisine pay çıkararak, işsizliğin azalmasından ve ekonominin büyümesinden izlediği politiklarin sorumlu olduğunu iddia etti,

Yeni hastalığa eski ilaç

ABD ekonomisinin gerçekten elle tutulur bir büyüme döneminden geçmekte olduğu yadsınamaz. Ancak Trump'ın bu büyümenin hem cılız hem de kısa ömürlü kalmaya mahkum olduğunu söylemesini beklemek herhalde hayalperestlik olurdu.

Çünkü Trump ABD kapitalizminin yakalandığı yeni hastalığı eski bir ilaçla tedavi etmeye çalışıyor. Yeni hastalığın adı istihdam yaratma kısırlığı:  ABD ekonomisi a) aşırı derecede finansallaştığı ve b) imalat sanayiinde otomasyon hızla yayılmaya devam ettiği için istihdam yaratamıyor.

ABD başkanı'nın göreve gelir gelmez, eski ekonominin istihdam şampiyonlarından olan kömür madenlerine sınırsız teşvikler vermesine karşın, kömür madenlerinin yarattığı iş olanakları istatistiklere yansıyamayacak kadar zayıf kaldı.

Peki Trump'ın son bir yıldaki ekonomik büyümeye hiç mi katkısı olmadı? Oldu, sadece bir alanda: Trump ekonomide bürokrasinin rolünü çok önemli ölçüde tırpanladı ve girişimciler, bu yeni buldukları özgürlüğün yarattığı psikolojik ivmeyle ya yeni yatırımlar yaptılar veya işlerini büyüttüler. Ancak büyümenin neden kısa ömürlü olacağını da görmek gerek: ABD Merkez Bankası, istihdamdaki artışın yol açacağı enflasyonu göz önünde tutarak faiz oranlarını artırıyor; bunun yanısıra, 2008'deki mali krizden beri piyasaya nefes aldırmak için piyasaya para sürerek veya sürekli tahvil alarak  4,5 trilyon dolara büyüttüğü bilançosunu makul bir boyuta çekmek için aşamalı olarak bu tahvilleri elden çıkaracak.

Piyasadaki para arzının daralması ve faiz hadlerinin artışının borsalarda yapacağı olumsuz etkinin yeni bir durgunluğa yol açacağını görmek için kahin olmaya gerek yok.

Ayrıca, bir istatistiğe göre, Trump'ın çok övündüğü işsizlikteki azalmaya karşın ABD'de fiilen çalışan nüfus içinde yer alması gerektiği halde evde outran 96 milyonluk bir işgücü var. Ayrıca, istihdamdaki büyümeye karşın çalışanların ücretleri yerinde saymaya devam ediyor.

Sonuç olarak, Trump'ın kendisine pay çıkardığı ekonomik düzelme, yakın bir gelecekte yerini kara bulutlara  bırakacak. Asıl soru: fırtına Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden önce mi kopacak, sonra mı?

Rusya, Mueller ve Cumhuriyetçi Parti

Trump, State of the Union konuşmasında bir konuya hiç değinmedi: Özel savcı Robert Mueller'in liderliğinde yürütülen, 2016 seçim kampanyasında Trump'ın danışmanlarıyla Rusya arasındaki temaslar ve olası işbirliğine yönelik soruşturma.

Bu soruşturma eninde sonunda Trump'ın başını yiyecek gibi görünüyor ve belki de bunu bildiği için, ABD Başkanı her fırsatta bu soruşturmayı, soruşturma talimatını veren ABD Adalet Bakanlığı'nı ve Mueller'in ekibini yerden yere vurmaya devam ediyor.

Son olarak New York Times gazetesinin, geçen yılın haziran ayında Trump'ın Mueller'i görevden almak istediği, ancak bir danışmanının istifa tehdidi üzerine geri adım attığı yolundaki haberinden sonra yeniden alevlenen soruşturma tartışması, ABD'nin yerleşmiş yönetim geleneklerinin yanı sıra Cumhuriyetçi Parti'nin bir siyasi örgüt olarak tutarlılığına darbe vuruyor.

ABD Temsilciler Meclisi'nin İstihbarat Komitesi, tıpkı FBI ve Senato gibi konuyu araştırmaya devam ediyor. Komite'nin Cumhuriyetçi Partili üyeleri, Demokrat Partili üyelerin ve FBI'ın karşı koymalarına rağmen, kendi yardımcıları tarafından kaleme alınan dört sayfalık gizli bir notu kamuoyuna açıklama kararı aldılar. Ancak bunun için iznin Trump tarafından verilmesi gerekiyordu. Trump bu izni vermekle kalmadı, bu notun kendisinin haklılığını, yani ortada soruşturulacak  bir şey olmadığını ortaya koyduğunu da iddia etti.

Cumhuriyetçi Partili senatörler aynı fikirde değildi. Senatörlerin çoğu Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi üyelerin gizli notu yayınlama kararını ve bu izni veren Trump'ı eleştirdi.

ABD'nin emekli istihbarat görevlileri ise, istihabarat gibi tamamiyle siyaset dışı kalması gereken bir sürecin siyasi amaçlara alet edilmesini, FBI ve CIA gibi kuruluşların iç politika malzemesi yapılmasını TV programlarında sert bir dille eleştirdiler.

Kısacası, Trump görevde kaldığı her gün ABD toplumunun dokusunu, siyasetini, toplumsal sorumluluk anlayışını ve ekonomisini olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor: Eğer görev dönemini tamamlayabilirse, 2020'de bugünkünden daha bölünmüş, daha saldırgan ve uyumsuz bir Amerikan toplumu bırakacak ardında. 2020  seçimlerini kazanırsa, asıl kabusu o zaman göreceğiz...

Cengiz İzmirli (mahlas)