Türkçe hataları ve reklam yapan gazeteciler

12 Mart 2018 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, bu haftaki yazısında gazetelerdeki Türkçe hatalarını ve reklam yapan gazetecileri gündeme taşıdı:

"Prof. Dr. Baskın Oran, gazete okurken Türkçe hatalarına takılmadan geçemeyen bir bilim insanı. Öyle olunca da gazete okumak kimi zaman onun için eziyet halini alabiliyor. Sadece 'nüans' yazmak yerine 'nüans farkı' denilmesine, 'muhatap' sözcüğünün 'muhattap' olarak yazılmasına çok kızıyor.

Son günlerde en çok takıldığı da 'şok' ve 'oldukça' sözcüklerinin kullanımı. Şöyle uyarıyor Baskın hoca:

"Şok olmak ya da şoke olmak yazılıyor. Doğrusu şok geçirmek, şok yaşamak ya da şoka uğramaktır. 'Oldukça' sözcüğü 'epey' ve hatta 'bir miktar' anlamına gelir. Fakat birçok haber ve yazıda, televizyonlarda 'çok' anlamında kullanılıyor. 'Seni oldukça seviyorum' duyacağız böyle giderse. Doğru Türkçe konuşmayı '60'larda TRT spikerleri öğretmişti, şimdi TRT dâhil bütün radyo ve TV spikerleri tersini yapıyor. Aynen, okul öğretmenlerinin -de / -da eki kullanma konusundaki cehaletlerinin öğrencilere geçmesi gibi."

HASTALANAN YAZARLAR

"...Okurlarımızdan Yavuz Ceylan, yazarlarımız Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan'ın tedavi için gittikleri hastanelerle ilgili yazılarını eleştirdi. Emekli bir doktor olan ve altı yıldır da İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu üyeliği görevinde bulunan Ceylan, yazarların tedavi oldukları doktor ve hastaneleri övmesinin etik olmadığı kanısında. Bu eleştirinin ardından o yazıya yeniden baktım. Özkök, ayağının kırılmasının öyküsünü anlatırken hastane ve doktorun adını veriyordu. Doktor da o öykünün öznelerinden biri olduğu için yadırgatıcı gelmedi bana. Cengiz Semercioğlu da aynı şekilde kulağını tedavi eden doktorun adını verdi geçen gün."

Yazının tamamını okumak için tıklayın

Ahmet Hakan ise "M..'de bir hafta" başlığıyla doğrudan hastaneyi övüyordu. Hastanenin tam teşekküllü olduğu, 'hasta odaklı üniversite hastane olgusunu yerleştirmeye çalıştıkları, öncü olmayı hedefledikleri' gibi bilgiler veriyordu.

Bir yazarın, kendi tedavisinin başarılı olduğunu belirtmesiyle, hastanenin iyi olduğunu yazması arasında fark var. Ayrıca yazarlar, tedavi oldukları hastaneye teşekkürlerini başka bir yöntemle de iletebilir. O yöntemi Mehmet Yaşin'de gördük. Yaşin, 23 Temmuz 2017'de Hürriyet'e ilan vererek teşekkür etti, tedavi eden doktorlar ve hastaneye.

Zaten eskiden böyle olurdu bu işler. Yazarlar, köşelerini teşekkür zemini olarak kullanmaz, teşekkür ilanı verirlerdi gazeteye. Teşekkürün nesnel olmayan övgüye dönüşmesinden böyle kaçınılırdı.