Farklı kazalar...Farklı tepkiler...

14 Mart 2018 Çarşamba  |  GÜNLÜK

Facebook üzerinden bir takipçim, medyaya (benim üzerimden) mealen şöyle bir uyarı yaptı:

"Çorum'da yine 11 (sıradan?) insanın öldüğü otobüs kazası, neden 11 genç kadının Dubai dönüşü uğradığı kaza (felaket) kadar yer bulmuyor medyada?.."

İlk bakışta haklı gibi görünen bir soru. Ama bana göre değil. 

Haklı gibi görünmesi, "şeklen" baktığınızda mümkün. Yani "onlar da insan onlar da.. Orada da 11 ölüm var orada da felaket var. Yitip giden hayatlar var. Onlarınki niye aynı değeri görmüyor?"

Geçmişte pek çok (çok ölümlü) otobüs kazasının da aynı Dubai'den gelen uçak benzeri ilgi ve yer bulduğunu bir kenara koyarak....

Bu şekilsel "eşitliğin" dışında farklı şeyleri gözden kaçıran bir tahlilden söz ediyoruz.

- Bir trafik kazasının, ya da başka bir olayın haber olması ve o haberin "Ne büyüklükte" değerlendirileceğine ilişkin editoryal tercihler, öyle ilk bakışta görüldüğü gibi sıradan basit kararlar değildir.

- Olayın haber değerinin "tartılmasında" bazı önemli ölçütler vardır: "Sıradanlık, sıklık, olağanlık" gibi kriterlerden söz edebiliriz.

- Daha da açık söylemek gerekirse; evet 11 kişinin öldüğü bir trafik (otobüs) kazası da büyük bir haberdir. Ama otobüs kazalarının (maalesef) sıklığı ve olağanlığı, bir özel jetin düşüşünden (nadir bir havacılık kazasıdır) daha büyük sayılmayabilir. Bunun, içindeki insanlara verilen - verilmediği öne sürülen değerle bir ilgisi yoktur.

- Kazada hayatlarını yitiren insanların (tabii ki o da insan o da insan, öteki neden daha değerli varsayılıyor? denebilir) konumları (sosyal, siyasal, kurumsal) da haber değeri taşıması açısından (editoryal olarak) ayrışabilir.

- Biraz daha açmak için; toplumun, okurun, daha zengin-daha parlak hayatlar yaşayan, daha önemli (bu önem de görecedir tabii) mevkilerde bulunan bizlerden (sıradan insanlardan) daha farklı kesimlerin başına gelenleri daha çok merak etmek gibi bir davranış biçimi vardır. Ve evet, onlarla ilgili haberler daha çok merak edilir okunur, izlenir. Magazin sayfaları ve programları hep bu haberlerle doludur. Okur, izleyici, onların (bırakın başına nasıl bir kaza geldiğini) nerede ne yemek yediğini ve yanlarında kimin olduğunu bile (senden-benden daha çok) merak eder.

- Bunun nedenlerini, niye böyle olduğunu, medyanın neden böyle bir bakış açısına sahip olduğunu tartışmak ayrı bir şeydir, "Onlar da insan değil mi?" gibi yalın bir tartışma kalıbına hapsolmak başka bir şeydir.

- Bütün bunları sıraladıktan sonra benim (Zafer Arapkirli olarak) bunu tümüyle kabullendiğim zannedilmesin. "Niye?" sorularına verilmiş bir yanıt olarak okuyun yukarıdakileri. 40 yıllık bir medya profesyonelinin analizi olarak.

- Elbette Çorum'daki otobüste can veren insanların yarım kalan yaşamları da insan olarak benim için aynı Holing patronunun mütevefffa kızı Mina Başaran ve kız arkadaşlarının öyküleri kadar değerlidir. Mesele o değil.

Aynı tartışmayı, "ABD'de bir okulda silahlı saldırı ile örneğin Zimbabwe'de olsa nasıl verirdiniz, Florida'da otobanda araç takibi, Nepal'de olsa ne yapardın, karısını öldüren bir ünlü ile ünsüz kişi arasındaki haberin büyüklük farkı, İstanbul'da deprem ile Arapgir'de deprem" gibi konularda da yapabiliriz.

Bilmem anlatabildim mi?

Zor bir konu yani.. Öyle "bir çırpıda" hüküm verilebilecek gibi değil.

Zafer Arapkirli