Rusya'da sandık başı

18 Mart 2018 Pazar  |  GÜNLÜK

110 milyona yakın kayıtlı seçmenin bulunduğu Rusya'da bugün vatandaşlar ülkeyi 2024 yılına kadar yönetecek devlet başkanını seçmek üzere sandık başına gidecek.

En güçlü aday Vladimir Putin'in seçimi kazanacağından hemen hemen hiç kimsenin kuşkusu bulunmuyor. Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesinin yıldönümüne denk getirilen seçimin sonucundan çok, Putin'in yeni döneminde şimdiden işaretlerini vermeye başladığı yeni dış politika çizgisi merak ediliyor. Kremlin'in, katılım oranını yüksek tutma çabalarına karşın sandık başına gelen seçmenlerin oranının yüzde 65-70 civarında olması bekleniyor.

Seçime katılan adaylar şöyle:

Vladimir Putin: 31 Aralık 1999 tarihinde dönemin lideri Boris Yeltsin'den devraldığı başkanlık koltuğunda-taktik icabı başbakanlık yaptığı dört yıl da hesapladığında-18 yıldır aralıksız oturuyor. Bütün kamuoyu yoklamaları Putin'in seçimi ilk turda kazanmak için gereken yüzde 50'nin çok üzerinde, büyük olasılıkla yüzde 70 civarında seçmenin oyunu alarak görevini sürdüreceğini gösteriyor. Putin, seçime bağımsız olarak katılan tek aday.

Pavel Grudinin: Anketlerin yüzde 7-10 arasında şans tanıdığı Komünist Parti'nin 58 yaşındaki iş adamı adayı. Kremlin'in, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetleri sözü veren Grudinin'e, Putin'e yönelik herhangi bir tehdit oluşturmayacağını düşündüğüğü için seçimlere katılmasına izin verdiğini düşünenler var.

Vladimir Jirinovski: 1991 yılından bu yana yapılan her başkanlık seçimine katılan aşırı milliyetçi liderin oy oranı yüzde 5-8 arasında gösteriliyor. Seçmenlerin çoğu tarafından "palyaço" olarak nitelenen Jirinovski, herhangi bir muhalefet yapmıyor ve her kritik konuda Kremlin'in sıkı bir destekçisi gibi davranıyor. Türkçe de bilen Jirinovski, 1970'lerde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle bir süre Bandırma'da tutuklanmıştı. "Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar" şarkısını ezbere biliyor ve karşılaştığı Türklere söylemekten büyük keyif alıyor!

Kseniya Sobçak: Şarkıcı, televizyon sunucusu, gazeteci. Oyu yüzde 2 civarında görünen Sobçak'ın babası, Putin'in yıllarca birlikte çalıştığı St.Petersburg Belediye Başkanı Anatoliy Sobçak. Bir zamanlar Putin'in patronu olan Sobçak'ın kızının şimdi ona rakip olması kaderin ilginç bir cilvesi.

Grigoriy Yavlinskiy: Sosyal demokrat Yabloko (elma) Partisi'nin lideri. Adaylar arasında en birikimlisi ama hiçbir şansı yok.

Sergey Baburin: Aşırı milliyetçi-komünist çizgide, uzun yıllardır siyasetin içinde.

Sergey Titov: Liberal görüşler taşıyan bir girişimci.

Maksim Suraykin: Stalin'in çizgisini savunan 39 yaşındaki komünist aday.

Yukarındaki adaylardan hiçbirinin Putin'i sandıkta zorlaması olasılığı bulunmuyor. Seçimi kazanması beklenmese de büyük kentlerde tabanı oluşmaya başlayan muhalefet lideri Aleksey Navalnıy'ın aday olmasına izin verilmedi. Yolsuzluklara savaş açarak adını duyuran Navalnıy, ironik şekilde, yolsuzlukla ilgili bir dava nedeniyle aday olamadı. Kremlin'in hem Putin adına riski sıfırlamak hem de adının daha çok duyulmasını önlemek için Navanıy'ın adaylığını  engellediği düşünülüyor.

Putin'in halkın gözünde "alternatifsiz" olmasının nedeni, Yeltsin döneminde dağılmanın eşiğine gelen Rusya'yı yeniden ayağa kaldırması ve yeniden uluslararası bir güç olarak sahneye çıkmasını sağlaması ve 1990'larla karşılaştırıldığında halkın gelirlerinde nispi bir artış sağlaması. Yine de ekonomi Putin'in 18 yıllık iktidarında en çok başarısız olduğu alan.

Son haftalardaki açıklamalarına bakıldığında, Putin ve ekibinin yeni dönemde Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerde gerginliğin tehlikeli şekilde artması olasılığına hazırlandığı görülüyor. Rusya lideri 1 Mart'ta, dünyanın herhangi bir köşesine ulaşabilecek ve hiçbir savunma sistemi tarafından engellenemeyecek yeni bir füze geliştirdiklerini açıkladı. Bu açıklama, 18 Mart öncesi seçmenlere yönelik propaganda amaçlı bir mesajdan çok Batı'yı hedef alan bir uyarıya benziyor. Bunun anlamı ise, Rusya'nın yeni dönemde Batı ile ilişkilerinin şimdikinden çok daha gerginleşeceği bir döneme girileceği beklentisi içinde olması ve hazırlık yapmaya başlaması. Rusya ile İngiltere arasındaki son casus gerilimi, Kremlin'in yakın gelecek tahminlerinin çok da temelsiz olmadığını kanıtlıyor.