Operasyon mu hesap hatası mı?

03 Nisan 2018 Salı  |  SERBEST KÜRSÜ

Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki, diplomatik personelin karşılıklı olarak sınır dışı edilmeleriyle hızla tırmanan gerginlik, en azından şimdilik belirli bir düzeyde dondurulmuş gibi duruyor.

Her ne kadar Rusya, son sınırdışı kararlarından sonra Batılı ülkelere karşı yeni yaptırım kararları alma hakkını saklı tuttuğunu açıklasa da, Moskova'nın gerginliği daha da fazla tırmandırmaktan sağlayabileceği bir yarar görünmüyor.

İyi de, ikinci sınıf bir eski bir çift taraflı casusu hedef alan bir suikast girişimi nasıl oldu da, "Soğuk Savaş"ta bile görülmemiş bir sayıda, büyükelçi düzeyindekiler de dahil,  diplomatın istenmeyen kişi ilan edilmesine yol açtı.

Burada suikast girişiminin kendi içinde çok abartılacak bir saldırganlık eylemi olarak algılanması hayli kuşkulu. İngiltere hükümeti, bu suikast gririşiminin kendi toprakları üzerinde düzenlenmiş olmasını ulusal egemenliğine yönelik bir saldırı olarak algıladı, daha doğrusu o yönde bir algı yaratarak AB ve ABD'nin yanı sıra 20 dolayında ülkenin Rus diplomatları sınırdışı etmeleri için ortam yarattı.

Bunlar olayın gözönünde gelişen ayrıntıları. Tabii bunun perde arkasında çok daha geniş bir düzlemde yapılan hesaplamalar olduğunu düşünmemek yanıltıcı olur.

Bu hesaplarla ilgili şu spekülasyonlar yapılabilir:

Bu operasyon bir "Beş  Göz" komplosu: İstihbarat dünyasında oldukça iyi bilinen bir "Five Eyes" (Beş göz) olgusu var. Bu deyim İngiltere, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda, yani bir zamanlar üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğu'ndan doğmuş, Anglo-Sakson ırkının yönettiği beş ülkenin istihbarat örgütlerinin işbirliğini tanımlıyor. Zaman zaman, öyle durumlar olabiliyor ki, bu beş ülkenin istihbarat kuruluşları elde ettikleri  istihbari bilgileri yalnızca bu beşli grubun içinde paylaşıp değerlendiriyorlar ve gerektiğinde eyleme geçiyorlar. Bir görüşe göre, MI5 veya MI6, Rusya'yı uluslararası kamuoyunda iyice soyutlayıp hareket alanını daraltabilmek için bu operasyonu düzenledi, yani eski çifte ajan Sergey Skripal'ı bizzat zehirleyip eylemi Moskova'ya ihale etti. Neden? 

Rivayet muhtelif: Bir görüşe göre Rusya'nın sosyal medyayı kullanarak gelişmiş kapitalist ülkelerdeki seçimlere müdahalelerine son vermesi için bir gözdağı vermek istediler.

Bir başka görüşe göre, Rusya'nın Batı Avrupa ülkelerindeki milliyetçi sağ akımlarla kurduğu işbirliği Batı demokrasilerinin geleceği açısından şimdiye dek görülmemiş bir tehdit oluşturmaya başladı. Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya'daki aşırı sağcı partilere para yardımı da dahil olmak üzere etkin bir biçimde destek veriyor. İngiltere'de UKIP, Almanya'da AfD, Fransa'da Front National ve İtalya'daki Forza İtalia gibi grupların, merkez sağ ve liberal grupların siyasi desteğini aşındırmalarını sağlamak için Rusya el altından hem siyasi danışmanlık hem de maddi destek sağlıyor. Suikast girişiminin ardından yaratılan havayla, söz konusu sağcı eylem platformlarının Rusya'yla yaptıkları işbirliğinin kendi kamuoyları nezdinde kınanması amaçlanıyor.

Aslında bu iki spekülatif görüş birbirini destekliyor ve hayli akla yakın görünüyor.

Üçüncü bir görüşe göre, "Beş Göz" operasyonunun amacı Rusya'nın son üç yıldır sessiz sedasız adımlarla uluslararası düzeyde kendi çıkarları açısından sağladığı büyük kazanımları geriye çevirmeye çalışmak. Bilindiği gibi Rusya Suriye'den Libya'ya, Türkiye ve İsrail'den Suudi Arabistan'a, Hindistan'dan Venezuela'ya bir çok ülkeyle temeli ekonomik ve askeri işbirliğine dayanan önemli ilişkiler tesis etti. Hele Çin'le kurduğu ekonomik ilişkiler, Rusya'nın Kırım'ın ilhakı nedeniyle Batı tarafından uygulanan ambargonun hemen tüm olumsuz etkilerini bertaraf etti. Beş Göz operasyonu bu ilişkilerin daha da güçlenmesini önlemeye yönelik bir eylem olarak düzenlendi. Pek inandırıcı değil.

Burada bir nokta üzerinde durmakta yarar var: Deneyimli gözlemciler, büyük çaplı terörist eylemlerden veya halen yaşamakta oldugumuz gibi siyasi gerginliklerden sonra şu sorunun yanıtını ararlar: Bundan hangi taraf ne yarar sağlıyor?

Bu noktada Rusya'nın gerilimden kazançlı çıkacağını söylemek mümkün değil. Vladimir Putin'in sütten çıkmış ak kaşık olmadığını herhalde herkes kabul ediyor. Putin bu suikast için emir vermiş olabilir, eğer öyleyse bunun Rusya liderinin hanesine ciddi bir hesap hatası olarak yazılması gerekir.

Ama İngiltere'nin suikastle ilgili olarak sadece yüksek perdeden suçlamalarını suça ilişkin delillerle desteklememesi de bir not olarak kenara yazılmalı. Moskova ısrarla bu delillerin incelenmesi için eylemde kullanılan kimyasal maddelerin örneklerini istedi ancak bu isteklere karşılık alamadı.

Şimdi asıl soru şu: Batı'nın Moskova'yı hedef alan cezalandırma operasyonu Moskova'yı/Putin'i, günlük deyişle, gerçekten ne kadar "ırgalar"?

Putin, başta Çin olmak üzere, halen işbirliği yaptığı ülkelerle olan ekonomik ilişkileri, özellikle de petrol ve doğal gaz ticareti tehikeye girmediği sürece pek sarsılmaz.

Ama bu demek değildir ki Putin bugüne kadar olduğu gibi borusunu istediği tonda çalabilir. Putin'in asıl sorunu içeride. Geçen iki hafta içinde Kemerovo'daki bir alışveriş merkezinde çoğu çocuk 64 kişinin ölümüyle sonuçlanan faciadan sonra Putin'in istifasını isteyen protesto gösterileri Rus liderinin henüz kazandığı yeni dönem cumhurbaşkanlığı için iyi bir başlangıca işaret etmiyor.

Rus halkı, onyıllarca Sovyet rejimi tarafından canlı robot yerine konduktan sonra kendilerine insan olarak değer verilmesini hak ediyor. Eğer tarihe miras bırakmak istiyorsa, Putin bu sese kulak vermek zorunda.
 

Cengiz İzmirli (mahlas)