İnternet 3.0

04 Nisan 2018 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

Sanayi ve teknolojinin gelişimini evrelere ayırıp numaralandırmak moda oldu. Aslında fena da olmadı. Bir ekonominin hangi evrede olduğunu belirlediğimizde o ekonomi hakkında pek çok bilgiye de anında ulaşmış oluyoruz.

Sanayileşmiş ülkeler endüstri 4.0 la ilgili ekosistemin temel taşlarını yerleştirirken, bazı ülkelerin yatırım önceliklerini sanayi 2.0 ya da 3.0 evresinde yoğunlaştırması ve kaynaklarını bu yönde kullanması o ülkelerin gelişme seviyesi ve potansiyeli hakkında önemli ipuçları vermeye yetiyor. Büyüme rakamları, trafikteki araç sayısı, binalar yollar köprüler, ekonominin büyüklüğü gibi bilgiler bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirlememiz için yeterli değil artık. Dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Katar'ın, sanayileşme evrelerinin hiç birinde yer almamış olması bu ülkenin geleceği hakkında bir fikir vermiyor mu?   

Son 15 yılda günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen internet "a" dan "z" ye bildiğimiz her şeyin değişmesine neden oldu. Başlangıçta internet bilgi edinme dışında başka amaçla kullanılmadığı için kısaca internet olarak dilimize yerleşti. Aslında doğru ifade etmek için, internet demek yerine bilgi interneti ya da bilgi ağı dememiz gerekirdi. Zamanla bilgi içerikleri ve kaynakları zenginleşse, multimedya unsurları eklense de internetin bilgi alışverişi için kullanılmasını" İnternet 1.0" olarak adlandırıyoruz.

İnternetin yaygınlaşması ve bilgiye erişimin kolaylaşmasına paralel olarak büyük bir ivme kazanan sınai ve teknoloji alanındaki gelişmeler, evde, iş yerlerinde ve fabrikalarda kullandığımız makinaların "akıllanmalarına" imkân tanıdı. Akıllanan makinalar insana ihtiyaç duymadan birbirleriyle ve insanlarla doğrudan iletişim kurabilmeye başladı. Henüz çok yaygın olmasa da, cep telefonunuzun evdeki kombi ile doğrudan bağlantı kurup, açıp kapatması mümkün. Ev veya işyerindeki güvenlik kameralarının cep telefonunuza düzenli kayıt göndermesi sıradan bir olay haline geldi. Akıllı buzdolabınız varsa, raflarda azalan yiyecek ve içeceklerin yerine yenisini internet aracılığı ile marketten satın alabiliyor. Makinelerin doğrudan birbirleri ile bağlantı kurduğu bu seviye, nesnelerin interneti olarak adlandırılıyor. Kullanılan teknoloji ve amaç, bilgi internetinden farklı ve daha gelişmiş olduğu için bu seviyedeki interneti, "İnternet 2.0" olarak tanımlıyoruz.

Daha önceki yazımızda blokzinciri, "herhangi bir değerin güvenli olarak değişimine imkân veren teknoloji" olarak tanımlamıştık. Nasıl ki teknoloji sayesinde artık akıllı makinalar birbirleriyle doğrudan iletişime geçebiliyorsa, bu teknoloji seviyesinde de insanlar, her türlü mülkiyet hakkını herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan alıp satabiliyorlar. Bugün hangi yöntemi kullanırsanız kullanın, mülkiyet hakkını bu derece güvence altına alan başka bir kurum ya da yöntem bulamazsınız. Örneğin; nüfus veya tapu bilgilerimiz blokzincir ile kayıt edilmiş olsa, kayıtların tutulduğu binalar yakılıp yıkılsa yer yarılıp içine girse bile bu bilgileri yok etmek asla mümkün olamazdı. 

Blokzincir teknolojisi  internete yeni bir boyut kazandırdı. Bilginin ve her türlü mülkiyet hakkının kayıt edilme, saklanma ve paylaşılma yöntemi baştan sona değişti. İnternete yeni bir boyut ekleyen bu teknolojiyi "İnternet 3.0" ya da varlıkların interneti olarak tanımlıyoruz. Mülki varlıkların herhangi bir otoritenin bilgisi ve onayına ihtiyaç olmadan alınıp satılabilmesi, devletlerin para basma, vergi koyma gibi egemenlik haklarında zafiyet yaratacaktır. Bu nedenle, zamanla blokzincir uygulamalarının yaygınlaşması halinde bugünkü pek çok kavram ve kurumun değişmesi ya da anlamını yitirmesi kaçınılmaz olacaktır.

M. Yıldırım Aktuğan

Twitter: @MakroAnaliz