Neden şaşırıyoruz ki?

10 Nisan 2018 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Ankara ile Moskova arasındaki ilişkilerin "stratejik ortaklık" düzeyine evrilmeye başladığı değerlendirmelerinin yapıldığı  bir dönemde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye'nin Afrin'i Suriye hükümet birliklerine devretmesi gerektiğini söyledi.

Lavrov, Moskova'da düzenlediği basın toplantısında "Zeytin Dalı" ile ilgili bir soruyu yanıtlarken önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Türkiye'nin Afrin'i işgal etmek etmek istediğini hiçbir zaman söylemediğini belirtti. Rus Bakan ardından da, "Afrin'de durumun normale dönmesinin en kolay yolu, Türk yetkililerin orada hedeflerine vardıklarını açıkladıkları zaman bölgeyi Suriye güçlerine devretmesi. Biz bu konuda başından beri aynı tutumu savunuyoruz"dedi.

Lavrov'un bu açıklaması bazılarımızı şaşırtmış olabilir...

Hele hele Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin hızla geliştiği düşünülen bir dönemde...

Ama şaşırtmaması lazım.

Çünkü Suriye'de oyunun kurallarını Rusya koyuyor.

Özellikle, iki ülke arasındaki ipleri kopma noktasına getiren Rus uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye'nin "Fırat Kalkanı"na başlayabilmesi de, ilişkilerin düzelmesinden sonra Moskova'nın onayı sayesinde oldu. Tıpkı "Zeytin Dalı" gibi...

Doğru, Rusya'nın Suriye'de Türkiye'nin desteğine ihtiyacı var ama bu Ankara'dan gelen her istediği gözü kapalı kabul edeceği anlamına gelmiyor.

Rusya Suriye'de birden fazla dengeyi gözetmek zorunda.

Bir yandan destekçisi Türkiye'yi kollamak ama diğer yandan Suriye'deki asıl varlık nedeni olan Beşar Esad yönetiminin zor duruma düşmesini engellemek zorunda.

Rusya'nın Türkiye'ye tanıdığı hareket alanının sınırı, Esad rejiminin çıkarlarının tehlikeye girdiği noktada bitiyor.

Dolayısıyla Lavrov'un açıklamalarına şaşıran varsa, şaşırmasın.

Türkiye ile Rusya'nın "stratejik ortaklık" kuracağını düşünen varsa, oturup yeniden hesap yapsın...