Doktorlar sandığa neden gitmiyor?

13 Nisan 2018 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Bu yıl yapılmaya başlanan tabip odaları seçimlerinden sonra, seçilen delegeler Ankara'da TTB'yi şekillendirecekler.

Ancak hekimlerin bu seçimlere ilgisinin çok düşük olduğu anlaşılıyor. Örneğin Ankara'da, kayıtlı hekimlerin sadece %18'i seçimlere katılmış. İstanbul'da seçim henüz yapılmadı ama geçen seçimlere bakarak katılımın Ankara'nın bile altında olacağı anlaşılıyor.

İzmir biraz farklı, çünkü hekimler -çok az sayıdaki tabip odası gibi- İzmir Tabip Odası'nı "yurtsever bir kale" olarak görüyor ve ona sahip çıkmak için sandık başına gidiyorlar.

Hekimleri tabip odalarından uzaklaştıran iki önemli neden var;

Biri, her bildirisi ile ülkemizin yurtseverlerinin sinir uçlarına dokunan -şu andaki- TTB...
 
Diğeri ise, kendi sağlık sistemini kuran ve kendi hekimler grubunu oluşturarak, Türk hekimliğine darbe vurmaya çalışan AKP iktidarı...

Hekimler, bu iki olumsuzluk arasına sıkışıp kalınca, mesleklerinden de, kendi meslek örgütlerinden de uzaklaşmaya başlamışlardır.

Ne yazık ki, hekim arkadaşlarımız oynanan oyunun tam olarak farkına varmamışlar ve hala oda seçimlerinde TTB yanlısı gruplara destek verebilmektedirler.

İzmir Tabip Odası bu konuda farklıdır. Bugün yönetimde bulunan ve yine oda seçimlerine girecek olan Hekim Güçbirliği grubu, TTB'nin olumsuzlukları karşısında gözü pek bir mücadele sergilemekte ve bu yönüyle tüm yurtsever hekimlerimiz tarafından sempati ile izlenmektedir.

TTB'yi yöneten zihniyeti daha net olarak anlatabilmek için, daha önce yapmış oldukları iki açıklamayı sizlere iletmek yeterli olacaktır;

TTB'nin en büyük destekçisi olan, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez'in "uygun" bir basın organına verdiği röportaj sırasında söyledikleri hala belleklerdedir. Şöyle demişti;

"Kürtlerin doğal lideri Abdullah Öcalan'dır. Aramıza duvar ördüler. Siz doğudan biz batıdan yüklenecek ve bu duvarı yıkacağız!"

TTB'nin de buna benzer çok sayıda açıklaması vardır. En sonuncusunu hepimiz biliyoruz.

TSK'nın Afrin'de PKK/PYD'yi yok etmek üzere olduğu günlerde, hemen ayağa kalkan bu TTB, "Savaş bir halk sağlığı sorunudur" diye bir açıklama yaparak ulusal duyarlığımıza adeta çomak sokmuş, Türkiye'yi ayağa kaldırmıştır.

TTB'NİN GELDİĞİ NOKTA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TTB sözcüklerinin başındaki "Türk" sözünü kaldıracağını söylediğinde tüm hekimler büyük tepki gösterdiler ama kurumsal olarak en büyük tepkiyi göstermesi gereken TTB, sadece birkaç utangaç açıklama yaptı o kadar.

Nedenini merak ettiyseniz, anlatayım;

Bugünkü TTB zihniyetinin öncelleri olarak bu kurumu yönetenler, Türk sözcüğünü TTB'nin başından atmak için büyük uğraş vermişlerdi. Genel kurullarda yırtınırcasına Türk sözünü çıkarmak isteyen TTB'liler vardı. Bunların kayıtları TTB'de ve o zamanki gazetelerde mutlaka vardır. Çok çalışmalarına karşın, toplumsal tepkiden çekindikleri için olacak, daha bundan vazgeçmişlerdi.

Şimdi böyle bir öneri Cumhurbaşkanı'ndan gelince, büyük olasılıkla -aynı zihniyette olan TTB yöneticileri- mutlu olmuşlardır ve sırf kamuoyunun tepkisinden çekindikleri -ve konuyu Cumhurbaşkanı ortaya attığı- için karşı çıkıyormuş gibi görünmüşlerdir.

TTB'den Türk sözcüğünün çıkarılması konusunda eğer samimi olsalardı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun yaptığını yaparlardı.

Türkiye'deki tüm Baro başkanlarını Ankara'ya toplayan Feyzioğlu, Barolar Birliği'nin önünden Türk sözünün çıkarılması girişimini en yüksek düzeyde protesto etmiştir.

TTB, bırakınız toplu bir girişimde bulunmayı, Feyzioğlu'nun yanında görünmemek için, onun her yurtsever girişiminde kaçacak köşe aramışlardır.

HEKİMLER PES ETMEMELİ

Ülkemiz, İzmir Tabip Odası gibi yurtsever meslek örgütlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır.

Bu bilinçle, tüm hekimlerimiz, hem en yüksek düzeyde AKP'lilerden gelen baskılara ve hem de -dolaylı olarak AKP ile işbirliği yapmakta olan- bugünkü TTB destekçilerine uzak durmak zorundadır.

Önümüzde yapılacak olan İstanbul ve İzmir Tabip Odaları seçimlerinde, eğer hekimler yine sandığa gitmezlerse, bir avuç örgütlü TTB destekçilerinin bu odaları kazanması tehlikesi vardır.

Hekimler, hem özlük haklarının daha iyi savunulması ve hem de Türkiye'de çökertilmekte olan Atatürk Cumhuriyeti'ne daha fazla sahip çıkabilmek için, odalarına sahip çıkmalı ve seçim sandığına gitmelidirler!

Eğer TTB seçimleri bu kez de kaybedilirse, hiç hak etmediğiniz damgayı alnınızdan silmek kolay olmayacaktır.

Not: Bu yazım önce odatv'de yayınlanmıştır.