Çörek ve 3-5 füze

13 Nisan 2018 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Birileri size "çöreklerim çok taze" deyip satmak istiyorsa bilin ki orada bir hinlik vardır. 

İnsanoğlunun evrimleşmesinden beri savaşsız geçirdiği bir yıl bile olmamış. Bugün bile dünyanın bir yerlerinde birileri birilerini öldürüyor. Mesela Yemen. Kimsenin umurunda mı? Hayır. Mesela Gazze. Lafı bile edilmiyor. Gibi...

Bir kere şu tespiti yapalım ve hiç aklımızdan çıkarmayalım, o da şu:

Dünyayı, ideolojiler, fikirler, liderler falan yönetmiyor. Onların hepsi araç. Dünyayı, elinde bizim aklımızın dahi alamayacağı büyük fonları yöneten sermaye babaları, yani paranın gücü yönetiyor. Bu da gayet normal çünkü dünya nüfusunun %1'lik kısmı dünyadaki tüm gelirin %50'sinden fazlasına hükmediyor.

Bir de şöyle düşünün, nakit yani kağıt ve metal ne kadar para vardır toplamda? Herhalde kimse bilmiyordur bu rakamı. Bir de bu belirsiz rakamın bilmem kaç katı fiktif, yani aslında olmayan parayı da ekleyin bakın bakalım ne çıkacak ortaya? Böylesine absürd bir durumda dahi, her gün 20000 çocuk açlıktan ölüyor, milyonlarca insan günde 1 doların altında bir paraya ırgatlık yapıyorsa, ekonomik savaş zaten var demektir. 

Devletler de aynı şirket zihniyetiyle yönetildiklerinden, ellerindeki ekonomik kaynakları, parayı, iş gücünü doğru yönetmek ve zenginleşmek zorundadırlar. Ama güç dengesi öylesine acımasız bir şekilde evrilmiş ki, milyarlarca insanın hayatının idamesi için bir kaç küresel firma ve bankanın inisiyatifinde gelişiyor tüm politikalar. Her devlet kendi bekası için ekonomik olarak sürekli güçlenmek zorunda. Zamında Henry Ford demiş ki "eğer insanlar bankacılık sisteminin nasıl çalıştıklarını bilselerdi, hemen yarın isyan başlardı" Bu sistem acımasız, merhametsiz. Para can suyu, olmazsa olmaz. 

Bizim zamanımızda Monopol diye bir oyun vardı, hala da var galiba. O yaşta dahi, en değerli semtleri almak için nasıl heyecan yapar, biraz paramız olduğunda nasıl diğerlerine posta koyardık hatırlayın. Bu bizim doğamızda var. Azla yetinmek diye bir şey sadece kutsal denilen kitaplarda geçiyor.

Ama gerçek dünyada kimsenin taktığı yok bu felsefeyi. Adamın altında en kıyak araba, müstakil bir ev, bankada torunlarına yetecek kadar para, kalkıp bana " yetecek kadar olsun daha ne isteyeyim" diyecek. La olm bak git derler adama.  

Bu konu çok uzar, o yüzden kısa keseyim.

Olayın ana fikri şudur:

Öyle filmlerde gördüğümüz savaşlar artık olmaz. Neden? Çünkü artık devir değişti. O tür savaşların getirisi azaldı. Teknoloji çok ilerledi. Bir ülkeyi haritadan silmek için orduya falan da gerek kalmadı.Bir devlet için en önemli güç milli parasının tüm dünyada 'döviz' olarak işlem görmesidir. ABD bunun için her şeyi yapıyor ve yapacak çünkü parayı yöneten baronlar bu ülkeyi mesken tutmuş durumdalar. Bu amcalar hasbelkader Türk olmuş olsalardı dünyayı biz yönetiyor olurduk.  

Velhasıl siz bakmayın basındaki aklı kıt dallamaların çığırtkanlıklarına, onların derdi size çörek aldırmak. Sermayeyi elinde tutan canavarlar hangi ülkenin ekonomisini nasıl şekillendirelim diye karar vermişler, onların ve her ülkede olan ortaklarının medyaları  onların istediği gibi dünyaya istediği bilgiyi servis ediyor, algı yönetimiyle zombiye dönmüş halka, seçtiktirdikleri lider kılıklı tipler çıkıp çemkireçekler ve en nihayetinde bu babalar malı "her zamanki gibi" götürecek. Servetlerine servet katmaya devam edecek. Eğer bir kaç yere 3- 5 füze falan atılması gerekirse de attıracaklar. Gerisi tamamiyle hikaye. Hepimize afiyet olsun!

Analizör