Suriye saldırı altında

14 Nisan 2018 Cumartesi  |  GÜNLÜK

Dünyanın nefesini tutarak beklediği saldırı için cumayı cumartesiye bağlayan gece düğmeye basıldı... Doğu Guta bölgesindeki Duma'da, geçen cumartesi gecesi gerçekleştiği iddia edilen kimyasal saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın bu akşam verdiği izinle ABD ve müttefikleri Fransa ile İngiltere, Suriye'nin başkenti Şam'a hava saldırısı düzenledi. Rusya bu saldırıların "sonuçlarının olacağı" uyarısında bulunurken, Trump Rusya'yı "karar vermeye" çağırdı.

Washington'dan gelen açıklamanın ardından Şam'da patlama sesleri duyulurken; Suriye hava savunmasının da aktif olduğu kaydedildi. Sosyal medyada, kentin çeşitli noktalarına yönelik saldırılara dair fotoğraf ve videolar paylaşılırken; Suriye hava savunma füzesinin Tomahawk füzesine karşı fırlatıldığına dair görüntüler de yer aldı.

ABD Başkanı, Türkiye saatiyle sabaha karşı 04.00 sıralarında yaptığı duyuruda, Amerikan ordusuna Suriye'deki kimyasal silah tesisleri vurması için onay verdiğini ve Fransa ile İngiltere'nin de operasyonu desteklediğini söyledi. Trump, "ABD silahlı kuvvetlerine, Suriye diktatörü Beşar el Esad'ın kimyasal silah gücüyle ilişkili hedeflere keskin saldırılar düzenlemelerini emrettim" ifadelerini kullandı.

Saldırıların 'Suriye rejimi silahlarını teslim edene' kadar süreceğini kaydeden Trump, bu kararı alınmasındaki sebebin 'kimyasal silahların üretimi, yaygınlaştırılması ve kullanılmasına karşı önleyicilik sağlamak' olduğunu kaydetti.

Konuşmasında Rusya'dan da bahseden ABD Başkanı, "Rusya, bu karanlık yolda mı ilerleyeceğine yoksa istikrar ve barışı temin eden medeni toplumlara mı katılacağına karar vermeli. Umarım bir gün Rusya'yla iyi anlaşırız ve hatta belki İran'la; ama belki de anlaşmayız" dedi. Trump, "Bugün İngiltere, Fransa ve ABD halkları barbarlık ve gaddarlığa karşı güçlerini birleştirdi" diye ekledi.

Trump'ın arkasından bir diğer açıklama da, İngiltere Başbakanı Theresa May'den geldi. İngiltere'nin operasyona destek verdiğini "güç kullanımından başka işe yarar bir alternatif yoktu" sözleriyle duyuran May, İngiliz silahlı kuvvetlerine 'Suriye rejiminin kimyasal silah kullanma kapasitesini azaltmak ve kullanımını engellemek için koordineli ve hedefli saldırılar' için emir verdiğini duyurdu. May, operasyonun Suriye'de bir "rejim değişikliği" ile ilgisi olmadığını söyledi.

Bu arada Moskova'dan ilk tepki geldi. Twitter'da bir açıklama yayımlayan Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoli Antonov Batılı güçleri "önceden yazılmış bir senaryoyu uygulamakla" suçladı.

Antonov, "Yine tehdit ediliyoruz. Bu adımların sonuçsuz olmayacağı uyarısı yapmıştık." diye de ekledi.

Büyükelçi ABD Başkanı Donald Trump'ı televizyondaki açıklamasında Rus mevkidaşı Vladimir Putin'e hakaret etmekle suçladı ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Antonov "Dünyanın en büyük kimyasal silah envanterine sahip ülkesi ABD'nin başka ülkeleri suçlamaya hakkı yoktur" diye de ekledi.

Rus parlamentosunun Savunma Komitesi başkanı Aleksandr Şerin de, "ABD Suriye'ye yönelik saldırılar düzenleyerek tüm uluslararası kuralları ihlal ediyor ve Rusya bunu saldırganlık eylemi olarak görmektedir" açıklamasında bulundu.

Şerin, "ABD Başkanı Trump sadece dünya çapındaki bir suçlu değil, ikinci bir Adolf Hitler'dir. Bu, ikinci Belgrad'dır. Bu bir dönüm noktasıdır, egemen bir devlete karşı savaş ilanıdır" dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, "Şam barışçıl bir gelecek şansı elde ettiği anda saldırıya uğradı" ifadeleri kullanıldı.

Konuya ilişkin açıklamayı yapan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova, "Suriye halkı önce Arap Baharı'na, sonra IŞİD'e, şimdi de 'akıllı' Amerikan füzelerine maruz bırakıldı. Yıllardır terör tehdidi altında ayakta kalmaya çalışan egemen bir devletin başkentine saldırı düzenlendi" dedi.

Beyaz Saray'ın saldırı kararını almasında internet ve ana akım medya üzerinden yayınlanan fotoğraf ve videoların etkili olduğunu vurgulayan Zaharova, ABD'nin biyolojik silah labaratuarları iddiasını Irak işgaline gerekçe olarak göstermesini ima ederek "15 yıl önce Beyaz Saray bir şişe ve Dışişleri Bakanı'nı kullanmıştı. Şimdi ise Washington, şişe yerine medyayı kullandı" dedi.

Rusya Savunma Bakanlığı ise, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine yönelik saldırısı sırasında füzelerden hiçbirinin Tartus ve Hmeymim'de bulunan üslere isabet etmediğini duyurdu.

Bu açıklamaların ardından Rusya'nın en üst düzeydeki tepkisini duyuran Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Rus ordusunun meşru hükümete terörle mücadelede destek verdiği Suriye'ye düzenlenen saldırıyı en sert biçimde kınıyoruz. ABD, eylemleriyle Suriye'deki insani felaketi daha da derinleştiriyor, sivil halka acılar yaşatıyor ve Suriye ile bölgede yeni bir sığınmacı dalgasını teşvik ediyor" ifadelerini kullandı.

"Suriye'de yaşanan yeni gerilim, tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etkiye sahip. Tarih, her şeyi yerli yerine koyacak ve halihazırda Washington'a eski Yugoslavya, Irak ve Libya'daki katliamlar nedeniyle büyük bir sorumluluk yükledi" diye devam eden Putin, BM Güvenlik Konseyi'ni ABD ve müttefiklerinin saldırgan eylemlerini kınamak üzere acil toplantıya çağırdıklarını vurguladı.

Putin'e göre ABD, Suriye'ye saldırmak için yine sivil halka karşı zehirli madde kullanma senaryosunu bahane olarak kullandı.

Rus lider şöyle devam etti:

"ABD, Şayrat üssüne saldırdığında yaptığı gibi, bu kez Şam kırsalındaki Duma ilçesinde sivil halka karşı zehirli madde kullanma senaryosunu bahane olarak kullandı. Sözde saldırının yapıldığı yere giden Rus askeri uzmanlar, klor veya başka zehirli madde kullanımına ilişkin bir ize rastlamadı. İlçe sakinlerinin hiçbiri, kimyasal saldırı düzenlendiğini doğrulamadı.

(BBC, T24, Hürriyet, Sputnik)