3 Temmuz kupası

18 Nisan 2018 Çarşamba  |  MENTOR

Ben Fenerbahçeli'yim, bu iktidar döneminde bir çok zulme uğramış olsak da bu iktidarın ileriye bir adım olduğunu ve 15 Temmuz'un ülkenin halkı tarafından seçilmiş meşru hükümete karşı kanlı bir eylem olduğuna inanıyorum. Fetö kanlı örgütünün kıyısından köşesinden geçmiş herkes cezalandırılmalı.

Ancak kocaman bir algı makinası olan futbolda bu temizlik ve soruşturma yapılmadan Fetö terör örgütü ile mücadele edildiğine kamuoyunu inandırmak oldukça güç.

Çünkü x devlet kurumunda Fetöcüler temizlendiğinde kimsenin haberi olmuyor ama futbolda ismi Fetö ile anılan kişiler futbol dünyasında var oldukça veya konu aydınlatılmadıkça kamuoyu bu konuyu sorgulamaya devam ediyor.

Artık 3 Temmuz'un bir Fetö/pdy operasyonu olduğu Türk savcıları tarafından kabul edilmiş olup bu konuda açılan davalar devam etmektedir, fakat aydınlatılmayan bir konu çok dikkat çekmektedir.

Madem bu bir operasyondu ve yaklaşık  12 takımın adı soruşturmada geçiyordu, kurmaca bir operasyonda dışarıda tutulan 6 takıma neden dokunulmamıştı!!!!! Operasyona dahil edilecek takımlar neye göre seçilmiş, diğerleri neden dahil edilmemişti?

Hükümete yakın Başakşehir gibi takımların oyuncuları bile operasyona katılmışken diğer takımlar operasyon dışında tutulmuştu. Bu konu çok önemli çünkü sonradan ortaya çıktı ki, önce 3 Temmuz daha sonra MİT ifade olayı Fetö suç örgütünün seçilmiş meşru hükümete darbe girişimleridir. 

Bir Fenerbahçeli olarak o gün bir Fetö operasyonunda suç örgütü tarafından suçlu gösterilmek istenen Fenerbahçe'nin bir taraftarı olmaktan gurur duyuyorum. Sonrasında Fetö suç örgütüne direnen ilk camia olmaktan da büyük gurur duyuyorum ama bir Fetö operasyonunda 6 takımın dışarıda bırakılması tesadüf müydü yoksa  başka amaç var mıydı, bu konunun araştırılmasını bekliyorum.

Hala Fetö'nün polisi ile organize edilen provoke edilmiş ve aydınlatılmamış toplumsal olaylar varken, Fetö bağı bilinen futbolcular futbol oynayıp, eski Tetöcüler takım çalıştırırken, örgüt ile organik bağı olan insanlar en ufak bir pişmanlık duymadan ortada dolanırken Fetö ile mücadeleye kimseyi inandırmak mümkün olmaz.

Bu konuda Başkanımız Aziz Yıldırım Cumhurbaşkanı'mızın yalnız bırakıldığını bir kaç defa söyledi ancak ben bir Fenerbahçeli olarak kendi adıma söyleyebilirim ki; tüm Fenerbahçe camiası en başında olduğu gibi bu mücadelede onu yalnız bırakmayacaktır.

Şunu açıkça söylemekte sakınca görmüyorum, o gün, 3 Temmuz 2011'de kanlı bir örgüt tarafından hedef alınmak ve sonrasında buna karşı direnebilmek Fenerbahçe'nin 111 yıllık tarihinde aldığı en büyük kupadır.