İki gazeteci bir kitap: Rusya ve Putin

24 Nisan 2018 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Kırk yıllık dostumuz, uzun yıllar birlikte çalıştığımız meslektaşımız Cenk Başlamış ile gazeteci Okay Deprem'in, "Vladimir Viladimiroviç Putin: Rusya'yı Ayağa Kaldıran Lider" başlıklı kitabı kısa bir süre önce Doğan Kitap'tan çıktı. 
 
Sağ olsun, eksik olmasın Cenk Başlamış, imzalamış bize de göndermiş. 
 
Kitap gelir gelmez aldık, açtık okuduk, vurulduk...

Başlamış ve Deprem, kitabı bir güvercinin yuva yapması gibi hayli emek isteyen bir uğraş ve titizlikle yazmış.
 
Güvercin yaman bir kuştur; uçar, gider, gelir. Nerelerden neler toplar, taşır, birbirine ekler, yoğurur, kotarır, oluşturduğu yuvayı görünce, ıvır-zıvır ya da çer-çöp sandığınız şeyler bir araya geldiğinde, amaca uygun düzenlendiğinde öyle bir yapıt ortaya çıkar ki, şaşırıp kalırsınız... 
 
Kolay okunan, kimi zaman akıcı ve yalın bir dil, kimi zaman yılların verdiği birikimler ve gerçeklere dikkat çeken yorumlarla tarihe belge sunulmuş.  
 
Kitabı okudukça yüreğiniz kabarıyor. 
 
O ne hayat öyküsü. Putin'in Rusya'ya vuran "taşralı adam" gölgesi, yokuş aşağı, yokuş yukarı dolaşan gizemli, gizemli olduğu kadar da kimi zaman ürkütücü, kimi zaman düşündürücü anlatımlara "helal olsun" diyorsunuz.

 

İşte kitaptan önemli bulduğumuz bazı satırlar:
 
- (...) Suriye'de, 30 Eylül 2015'te başlayan Rus askeri operasyonu açıkça kılıçların çekilmesi anlamına geliyordu. Çünkü Ankara'nın devirmek için dört yıldır gece gündüz uğraştığı Esad'ın iktidarı sallanmaya başlayınca yardıma Ruslar koşmuştu. Moskova operasyonunun  gerçekleri arasında Türkiye'nin Suriye'de önünü kesmek, oyun dışına itmek de vardı...
 
- Moskova'nın herhangi bir yerinde yürürken karşıdan gelen insanların ayakkabılarıma baktığını fark etmem uzun sürmedi. Sovyetlerde, o dönemde az sayıda yabancı olduğu için bana bakmaları garip kaçmayabilirdi, ama insanlar yüzüme değil, ayakkabılarıma bakıyordu...
 
- Putin iktidarı, Kiev'deki olayların kontrolden çıkma ve dahası en son akıllarına gelebilecek senaryonun gerçekleşmesine dair emareyi, 2004'ün Ocak ayında aldı. Başkentin göbeğinde Bolşevik Devrimi'nin önderi ve Sovyetler Birliği'nin kurucusu V.İ. Lenin'in kırmızı granitten yapılmış heykeli,  saatler süren bir çabayla ve akşamın nispeten erken saatlerinde, yüzlerce kişinin  bakışları arasında, polisin veya vatandaşların hiçbir müdahalesiyle karşılaşmaksızın yıkılıp parçalandı...
 
- Vladimir Putin'in, kimi zaman bir konser salonunda izleyenlere mini bir piyano resitali vermesini, kimi zaman bir askeri uçağı uçurabilmesini,  bir başka kez ise bildiği birkaç yabancı dili konuşabilmesini ve dahi şarkı bile söyleyebilmesini sağlayan, en başta KGB'de uzun yıllar farklı kademelerde aldığı eğitimdi...
 
- Rus medyasında, daha doğrusu bizdeki TRT'nin karşılığı olan devlet 1. Kanalında, Kremlin dayatmasıyla yapıldığından kuşku duyulmayan bir alışkanlık var: Putin'in başbakan, bakanlar ya da üst düzey bazı diplomatlarla yaptığı görüşmelerin bir bölümü mutlaka haber kuşağında ekrana getirilir...
 
- Putin'in iktidar dönemindeki ilk ve şu ana kadar benzeri görülmemiş tek kitlesel muhalefet eylemi 2011 yılı sonlarında ve 2012 yılı başlarında yaşandı. Parlamento seçimlerine hile karıştırdığı ileri süren muhaliflerin 5 Aralık'ta başlattığı ve Mart ayına kadar sürdüğü gösterilere başkent Moskova ve diğer kentlerde on binlerce kişi katıldı, çoğunda polis sert şekilde müdahale etti
 
 Rusya izlenimleri ve Putin'in hayat öyküsü başlı başına bir eser. 
 
Her aydının kitaplığında olması gerektiği kadar, genç gazetecilerin, özellikle dış habercilerin, dahası ve en önemlisi stajyer dış habercilerin mutlaka okuması gereken bir kitap.