Pazar günü Türkiye'de neler oldu?

26 Nisan 2018 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Ankara'da, tarihe geçecek bir demokrasi"operasyonu" yaşandı; 15 CHP milletvekilinin İYİ Parti'ye geçmesi sonucu İYİ Parti'nin seçimlere katılma hakkı elde etmesiydi bu operasyon.

Bu siyasi operasyonu unutulmaz kılan iki şey var;

İlki elbette Türkiye'nin geleceğini çok yakından ilgilendirmesi..

İkincisi ise zamana karşı yapıldığından, en küçük gecikmenin başarısızlıkla sonuçlanmaya yol açabilecek olması.

İYİ Parti ve CHP ile AKP yönetiminin talimatıyla hareket ettiği söylenen YSK arasında geçen bu zamana karşı yarış, öğrendiğimize göre şöyle olmuş;

20 Nisan Cuma;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, YSK'ya gönderdiği bir yazıda, seçimlere katılabilecek partileri bildiriyor. Bunlar arasında İYİ Parti de var!

İYİ Parti ve -demokrasi adına İYİ Parti'nin seçimlere girmesini isteyen- CHP, Yargıtay'ın bu kararına seviniyor ama AKP+MHP bloku Yargıtay'ın kararına sevinenleri kıs kıs gülerek izliyor! Bu kararın önemsiz olduğunu söylemeseler de, etkisiz kalacağını anlatmaya çalışan bir havadalar.

İktidar blokunun bu rahatlığı herkeste bir kaygı yaratıyor. Çünkü YSK bugüne kadar yaptıklarıyla iyi bir sicile sahip değil! Her an Yargıtay'ın verdiği kararın tersine bir karar alabilir...

Basın tarafından bildirildiğine göre, aynı günün akşamında Kılıçdaroğlu ile Akşener bir araya gelerek demokrasiyi kurtarma yönünde atabilecekleri ortak adımları konuşuyorlar. Bu görüşmede, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile yapılabilecek hamlelere karşı alınacak önlemleri de konuşmuşlardır herhalde...

Neyse biz ertesi güne gelelim;

YSK'DAN HAMLE ÜSTÜNE HAMLE

21 Nisan Cumartesi;

İYİ Parti ve CHP yöneticileri, YSK'nın her an yapabileceği şeylere karşı tetikte bekliyorlar.

Genel merkezlere, YSK'nın gayrı resmi olarak kendi arasında toplandığının haberi geliyor. Elbette bu toplantı endişe yaratıyor. Çünkü resmi olmayan bu toplantının her an resmi toplantıya dönüştürülmesi ve karar alınması mümkün!

Öğleden sonra İYİ Parti ve CHP genel merkezleri rahatlıyor. Çünkü alınan habere göre, asil ve yedek üyelerden oluşan kurulun bu resmi olmayan toplantısına, 11 üyeden 10'u katılmış ve İYİ Parti'nin seçime katılıp katılmayacağını görüşmüşler.

Bu görüşme sonunda aralarında yine resmi olmayan bir oylama yapmışlar. Toplantıda bulunan on üyenin beşi, İYİ Parti'ni seçimlere katılmaması yönünde oy kullanırken, diğer beşi katılması yönünde görüş bildirmiş.

Yani durum 5-5 olmuş.

Toplantıyı resmi oturuma çevirmekle bir sonuç alınamayacağı anlaşılınca, Pazartesi günü saat 14'te toplanmak üzere dağılmışlar.

Burada, bir noktaya dikkat çekmemiz gerekiyor;

Cumhurbaşkanı Erdoğan için bu Cumartesi toplantısının çok önemli olduğu ve bu toplantıdan kesin sonuç beklediği anlaşılıyor. Çünkü isteği gerçekleşmeyip de İYİ Parti seçimlere katılma şansı elde edince, Sayın Erdoğan şöyle diyor;

"Eğer YSK'nın kararı Cumartesi açıklansaydı, 15 milletvekilinin İYİ Parti'ye geçmesine gerek kalmayacaktı!"

Yani YSK o gün -AKP Genel Başkanı'nın isteği doğrultusunda- karar alsaydı, iş işten geçmiş olacaktı. Elbette sayın Cumhurbaşkanı bu konuda haklı!

OYNANAN OYUN

YSK toplantısı dağıldıktan sonra, YSK Başkanı ile Sayın Cumhurbaşkanı arasında nasıl bir diyaloğun geçtiğini bilmiyoruz. (Herhalde çok da hoş bir konuşma olmamıştır!)

Ancak YSK'nın bir karar almaması ve işi Pazartesi'ye bırakması üzerine kaygıları sürmekte olan İYİ Parti yöneticileri, her an oynanabilecek bir oyuna karşı, karşı hamle yapabilmek amacıyla genel merkezde beklemeye başlamışlar.

Nitekim Pazar sabahı saat 10.30'da aldıkları bir mesaj onların haklı olduklarını ortaya çıkarmış;

"YSK, Pazartesi değil bugün saat 14.00'te acele toplanacak."

Bunun anlamı açıktı; Cumartesi sonuç alamayan YSK, bu acele toplantıda alacağı kararla İYİ Parti'yi seçime sokmayacaktı. Çünkü daha 24 saat geçmeden yapılacak böyle bir toplantının, salt YSK iradesini taşımadığı, İYİ Parti'yi seçime sokmak istemeyen güçlerin YSK'yı bu kararı almaya zorladığı belliydi.

Hemen CHP genel merkez yöneticileri ile temasa geçilmiş. Hemen acil bir eylem planını devreye sokarak TBMM'de toplantı yapmaya karar vermişler. Toplantı oluncaya kadar, CHP yönetimi, demokrasiyi kurtarmak isteyen CHP milletvekilleri ile temasa geçmiş. Çok hızlı ve gizli yürüyen bu operasyonda, CHP milletvekillerinin CHP'den ayrılarak İYİ Parti'ye geçiş dilekçeleri önce TBMM Başkanlığına verilmiş.

Pazar saat 13.50'de, TBMM'den alınan ilgili doküman, YSK'na götürülerek teslim edildiğinde, YSK üyeleri henüz toplantılarına başlamamış, kendi aralarında sohbet ediyorlarmış.

Orada YSK Başkanı'nın bu "kara" haberi nasıl aldığını, aldığında bayılıp bayılmadığını, Cumhurbaşkanı'na ne diyebildiğini bilemiyoruz.

Ama CHP'nin -özellikle de Kılıçdaroğlu'nun- yaptığı bu büyük demokrasi hamlesi- hele de Recep Tayyip Erdoğan bu sayede Cumhurbaşkanlığını kaybederse- tarihe geçecek bir hareket olarak asla unutulmayacaktır.

Bir başka önemli nokta da şudur;

Demokrasi adına bu büyük özveriyi gösteren CHP, bu hamlesini yaparken İYİ Parti ile hiçbir pazarlığa girmemiş!

Demokrasiyi ve karanlığa gömülmekte olan Atatürk Cumhuriyetini korumak adına, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra belki en önemli olayı izledik!

Böylesine doğru bir hamleyi paylaşan bu iki parti -Saadet Partisi'nin de katılımı ile- eğer bu tutumlarını sürdürürlerse, galiba ülkemizin geleceğine ilk kez umutla bakabileceğiz!

SAYIN ERDOĞAN ÇOK KIZGIN

Bu başarılı operasyon, elbette bazı kesimlerin çileden çıkmasına yetti. Bundan sonra devletin bütün kurumları İYİ Parti'nin üzerine gönderilirse şaşmamak gerekir.

Daha önce Meral Akşener'e olmadık şeyler söyleyerek karalamaya çalışanlar, bu saldırıların etkisiz olduğunu gördüklerinden, şimdi başka yollardan hücuma geçeceklerdir.

Büyük bir dikkatle, İYİ Parti'nin göstereceği adayları beklediklerini görür gibiyim.

Sayın Akşener, kendisine saldıranları etkisiz hale getirip, üstelik halkımızın kalbine yerleşmişken, göstereceği adayları ayrıntılı incelemeden geçirmek zorundadır.

Halkımız sayın Akşener'e büyük bir hoşgörü ile bakarken, göstereceği adaylarda bulunabilecek olumsuzluklar, bugün İYİ Parti'ye seçim kumpası kuranların zil takıp oynamalarına yol açabilecektir.

Not: Bu yazım ilk olarak odatv'de yayınlanmıştır.