Blokzincir tabanlı para sistemi

28 Nisan 2018 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Blokzincir yöntemini yaratan beyinin dahi olarak tanımlanması için çok neden var. Bu nedenlerin arasında bir tanesi ise şapka çıkarılacak cinsten.

Kısaca açıklayalım... Gönüllü olarak blokzincir sistemine dâhil olan ve madenci adı verilen bilgisayarlar, emeklerinin karşılığında bir ödül alıyorlar. Blokzincir yönteminin yaratıcısı bu ödüle Bitcoin adını vermiştir.

Bitcoin olmasaydı belki de blokzincir yönteminden kimsenin haberi olmayacaktı. Bu teknolojiyi kim yarattıysa bunu tahmin etmiş olmalı ki blokzincir katılımcıları için bu dâhiyane ödül sistemini kurmayı da ihmal etmemiş. Peki, blokzincir yöntemini popüler yapan ve yaygınlaşmasına neden olan, hatta zaman zaman onunla karıştırılan Bitcoin nedir?

Bitcoin kısaca, blokzincir ekosisteminin değişim aracıdır, yani parasıdır. Merkez bankaları tarafından yaratılan paralarda olduğu gibi mal ve hizmet alım satımında kullanılabilir, biriktirilebilir yani saklanabilir. Bu paralardan farklı yanı ise, kullanılabilmesi için internete ihtiyaç duyması, şeffaf, kriptolu ve tek bir otoriteye bağımlı olmamasıdır. Yani gerçek anlamda özerk bir yapıya sahip olmasıdır.

Bitcoin konusunda en çok merak edilen konu ise bu parayı kimin nasıl bastığıdır. Madem ki merkezi bir otorite yok, Bitcoin'in yaratılmasına kim karar veriyor, emisyon miktarı nasıl belirleniyor?

Blokzincir ağına dahil olan bilgisayarlar, ya da diğer bir deyişle madenciler, kaydedilen veriler belirli bir boyuta ulaştığında (şu anda 1 Mb) yani bir blok oluştuğunda, bu bloğun kapatılıp "mühürlenmesi" için bir yarışa başlıyorlar. Bu yarışta o veri bloğuna ait kriptonun çözülerek yeni kriptonun oluşturulması gerekiyor (hash). Madenci bilgisayarlar ödülü kazanabilmek için, çözülmesi zor, tahmini imkansız bu şifreyi deneme yanılma yöntemiyle herkesten önce çözmek zorundalar. Tabi bunun için hem zaman hem de para (elektrik) harcıyorlar. 

Sonunda şifreyi bulan ilk madenci diğerlerine durumu bildiriyor. Bu bilgi diğer katılımcıların en az yarıdan bir fazlası tarafından onaylandığı anda başarılı madenci Bitcoin yaratma hakkına sahip oluyor. Benzetmek gerekirse madenden altın çıkarmış oluyor. Bitcoin'in zaman zaman dijital altın olarak anılması bu benzerlikten kaynaklanıyor. Böylece bu zorlu çalışmanın karşılığında sistemde yeni Bitcoin yaratılıyor ve toplam emisyona dahil oluyor. Peki emisyon böyle artarsa sistemde enflasyona neden olmaz mı?

Sistemin yaratıcıları mevcut para sistemindeki bütün hastalıkları çözmeye kafayı takmış olmalı ki buna da bir çare bulmuş. Öncelikle, toplam emisyon 21 milyon adet Bitcoin ile sınırlandırılmış. Öyle ihtiyaç olduğunda trilyonlarca Bitcoin yaratmak mümkün değil. Bundan da önemlisi yeni Bitcoin yaratmanın gittikçe zorlaşması. Her Bitcoin yaratıldığında bir sonraki Bitcoin'i yaratmak için harcanması gereken işlem miktarı artıyor. Çünkü çözülmesi gereken şifre gittikçe zorlaşıyor, daha güçlü bilgisayarlara ve daha çok zamana ihtiyaç duyuluyor. Yani Bitcoin yaratmanın maliyeti artıyor. Eğer Bitcoin'in fiyatı bu maliyetin altındaysa o zaman yeni Bitcoin yaratmanın cazibesi de ortadan kalkıyor.

İlk Bitcoin'in yaratılmasının üzerinden 10 yıl geçti. Bugün bir çok Bitcoin türevi olduğu gibi, bilgisayar madenciliğine dayanan bir çok para birimi de mevcut. Ancak, Bitcoin örneğinden anlaşılacağı gibi, blokzincir tabanlı para sistemleri, merkez bankalarının uygulaması gereken ancak zaman zaman muhtelif nedenlerle uygula(ya)madıkları para politikalarını otomatik olarak devreye sokan yapılarıyla geleceğin para birimleri olmaya aday görünüyorlar.