1 Mayıs

01 Mayıs 2018 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Avrupa başta olmak üzere, 1 Mayıs kutlamaları Orta Çağ'dan bu yana tüm dünyada kutlanıyor. Kimi kaynaklara göre, Hıristiyanlıktan da önce yerleşik bir gelenek, görenek hale getirilmiş. 

Nerede okuduğumu tam hatırlamıyorum. Ancak, yazmadan da edemeyeceğim:
 
Çoook, çok eski zamanlarda yaygın bir inanışa göre; 1 Mayıs sabahı yüzünü çiğle yıkayanlar güzelleşirmiş.

1886'da, o zamanki adıyla, Amerikan İşçi Federasyonu, 8 saatlik iş gününü işverenlere kabul ettirmek için 1 Mayıs sabahı tüm ülkede genel grev ilan etmiş. Chicago'da bu nedenle, işçilerle polis arasında büyük çatışmalar çıkmış.
 
Kanlı olaylar sonucu tutuklanan 8 emekçiden 4'ü ölüm cezasına çarptırılmış. Çok geçmeden Amerikan İşçi Federasyonu, 1 Mayıs'ı "Workers day" (çalışanlar günü) ilan etmiş.
 
1889'a gelindiğinde ise 2. Enternasyonal, alınan bu kararı uluslararası düzeyde uygulanmasını istemiş ve çok sayıda ülkede kabul edilmesini sağlamış.

Kısa anlatımla, yani özetin özeti ile 1 Mayıs'ın tarihçesi budur. 
 
Ne var ki, Türkiye'de 1 Mayıs kutlamaları bir türlü hazmedilemedi.

Kısa adı DİSK olan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, 1977'nin 1 Mayıs'ını kutlarken Taksim Meydanı'nda, bilinmeyen (!) kişiler göstericilere hunharca ateş açtı. 24 kişinin ölümüne, çok sayıda insanın yaralanmasına neden oldu. 
 
Yıl 2018 suçlu ya da suçlular hala bulunabilmiş değil. 
 
12 Eylül 1980'e gelindiğinde ise, DİSK'in kapısına kilit vuruldu, liderleri tutuklandı.

Şimdi soralım:
 
- Bu ülkede anneler günü kutlanıyor mu?

- Evet.

- Babalar günü?

- Evet.

- Anneler günü Amerika'da başlayıp dünyaya yayılmadı mı?

- Yayıldı.

A benim badem gözlü, güzel yüzlü yöneticim, "emekçi günü" denince neden zorlanıyorsun?

Demokrasi aynı zamanda, sermaye ile emekçi güçleri arasında ulusal gelirin eşit biçimde paylaşılmasının adıdır. Sermaye serbest bırakılıp emeğin örgütlenmesi, emeğin etkinlikleri yasaklanır, veya  baskı görürse doğacak olan adaletsizlik toplumu bunalıma sürükler.

Alın terini horlamanın, yapılacak etkinliklere baskı getirmenin, vay efendim orada değil falan, feşmekan yerde kutlayabilirsin demenin, alın terini horlamaktan başka bir şey değildir. 

Bu sabah yüzünüzü çiğle yıkamaya ne dersiniz?