Yanılsama

02 Mayıs 2018 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

Desteklediğiniz parti veya lider kazandığında, yaşadığınız veya gözlemlediğiniz tüm olumsuzlukların düzeleceğini sananlardan mısınız?

İktidar makamını; "sihirli bir değnek" olarak görmek, pek çoğumuzun, sıklıkla, düştüğü bir hatadır.

Oysa, sanılanın aksine; toplumlar, yukarıdan aşağıya doğru değil; aşağıdan yukarıya doğru sorunlarını çözer ve gelişirler. 

Bu eylemlerini, kendilerine göre, sorunlarını çözebilecek, en uygun iktidar adayını, seçimlerde tercih ederek gerçekleştirirler.

Diğer bir deyişle; sorunları çözen de, ona yeni sorunlar ekleyen de; aslında, iktidardaki parti değil, bir bütün olarak, toplumun kendisidir.

Sorunları çözemeyip, ona yeni sorunlar ekleyen iktidar partisini, toplumun bir kısmının seçmiş olması, toplumun diğer kısmını, sorumluluktan muaf hale getirmez. 

Çünkü, iktidarı seçen kısmın bu tercihinde; diğer kısmın, önceden yaptığı iktidar tercihlerinin de payı vardır.

Sorunları çözen veya ona yeni sorunlar ekleyen iktidar tercihleri; toplumu oluşturan bireylerin bilinçleriyle alakalıdır.

Bilinç ise; temelde, nitelikli bilimsel eğitim ile edinilir.

Bu denklemden yola çıkarak; iktidardaki bir partinin, sorunları çözmek ve toplumu geliştirmek adına, devrimsel nitelikte kararlar alıp, onları uygulamak gibi bir iradesi yoksa, (ki bu tür, devrimsel nitelikteki kararların ve uygulamaların etkileri geçicidir. Bir süre sonra, çoğu şey, eski haline geri döner. Çünkü, toplumlar akşamdan sabaha değişmezler. Değişmedikleri için de, iktidarların devrimsel  nitelikteki uygulamalarının ardından, toplumların, kısa süre içerisinde, gösterdikleri gelişim belirtileri; aslında, birer yanılsamadan ibarettir)  iktidar partisinin elinde toplumu geliştirebilmek için, tek ve gerçek bir araç vardır denilebilir; nitelikli bilimsel eğitim.

Diğer yandan, tıpkı bireyler gibi, toplumlar da; genelde, statükocu ve kolaycı olup, öncelikle, kendi menfaatlerini gözetirler. 

Değişikliğe karşı direnmek gibi; güçlü bir özellikleri de vardır.

Bu nedenle; kendi oyları ile iktidara getirdikleri partilerin, hayatlarında köklü değişiklikler  yapmasından hoşlanmazlar.

Muhafazakar partilerin, seçimlere, hep, bir adım önde başlamaları ve iktidarın en güçlü adayları olmaları bu nedenledir.

Bülent Akyol