Öğrenin artık şunu...

03 Mayıs 2018 Perşembe  |  GÜNLÜK

Bak benim sevgili televizyoncu kardeşim. 

Bazı temel yanlışları tekrarlayıp duruyorsun.

Bir yere canlı bağlantı yapıyorsun. Önemli bir olay var. Onu aktaracaksın bizlere. Onca masraf, onca emek, araç yolluyorsun, uydu, ayar, hazırlık vesaire.

Görüntü geliyor ekrana. Ne görüntüsü? Muhabir... Niye?

Biz o kız ya da oğlan çocuğunu görmek için mi heyecanlanıp ekran karşısına geçtik?

Tabii ki hayır. Öncelikle olayı, manzarayı, kişiyi, ortamı, olan biteni, hadiseyi.. Değil mi? O zaman önce onu göstereceksin, muhabiri değil. Muhabir görüntü üzerine konuşacak. Sonra bir aşamada, "Sessiz sedasız ekrana girecek ve onu göreceğiz ve anlatıp, gerekirse "sign-off" yapıp, yani kimliğini imzasını atıp çıkacak yayından.

Ama sen ne yapıyorsun? Önce muhabiri "pat" diye getiriyorsun ekrana. O konuşuyor konuşuyor ve "Şimdi dilerseniz ben kenara çekileyim de kameraman arkadaşım şu (gemiyi, olayı, manzarayı, sokağı, binayı vs.) ekrana getirsin" diyor. Tam tersi olacak.

Olmuyor. Öğrenin artık şunları. 

Bak, (misal) topa vurmayı, koşmayı, zıplamayı, zamanlamayı filan öğrenmeden futbolcu olunmuyor. Süper Lig takımında hiç oynanmıyor.

Ama siz oynuyorsunuz. Ayıp oluyor.

Zafer Arapkirli