Linç edilen hukuk

07 Mayıs 2018 Pazartesi  |  MENTOR

Türkiye hukuk okur yazarlığı ve bireysel farkındalığı oldukça düşük bir ülke, insanlar ne kendilerine değer veriyorlar ne de haklarını biliyorlar. 

Hafta sonu ülkemizde bir hukuk skandalı yaşandı ve hepimiz koyun gibi bu skandalı izledik. Çoğumuzun fikri bile yoktu, adeta Türkiye bir hukuk devleti değil de orman kanunlarının geçerli olduğu bir kabile devleti idi ve güçlü olan zayıf olanı ezip geçiyordu.

Hafta sonu bazı Fenerbahçeli taraftarlar çok da zekice bir planlama ile Fenerbahçe-Beşiktaş kupa maçında yaşanan olayları protesto etmek üzere kafaları sargılı olarak maça gelmişti ancak ne olduysa ondan sonra oldu. İzinleri olmadan alınan görüntüler kullanılarak bazı Beşiktaş görünümlü hesaplar tarafından hem onlar hem de çalıştıkları kurumlar açıkça tehdit edildi.

Tehdit Türk Ceza kanuna göre suç olduğu gibi Özel Yaşamın Gizliliği Anayasanın 20. maddesinde korunma altına alınmış ve Türk Ceza Kanunu madde 134'de suç olarak düzenlenmiştir.

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile veya adli para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (Madde 134/1).

Kanun koyucu "özel yaşam"a tanım getirmemiş bu sayede özel yaşamın en geniş şekilde dikkate alınmasını amaçlamıştır.

Hal böyle iken bazı insanlar izinleri olmadan diğer insanların görüntüsünü alıp yayınlamış ve daha da ileri giderek tehdit etmişlerdir.

Bu mağdurlardan bazıları tehditler sonucu sosyal medyada özür dilemek zorunda kaldı. Bazı kurumlar da  "Bunlar bizim eski çalışanımızdı" türü açıklama yaptılar. O kurumun izni olmadan o çalışana ilişkin bilgileri yayınlaması da suç olduğu gibi eğer kurumlar işin içine girerek çalışanlarına baskı yaptılarsa onlar da suça ortak olmuşlardır.

Ben kurumlardan baskı gördüklerine inanıyorum ve bu örnek ülkemizdeki çalışma yaşamının çalışanlar açısından ne kadar vahşi ve çalışanların ne kadar korunmasız olduğunu göstermesi açısından da ilginç. Adamlar hafta sonu maça gitmiş kurumu çağrıştıran işaret veya sembol yok, küfür hakaret yok ama çalışanına ayar verdiysen büyük skandal. Bu adamlar köle değil sadece emeklerini satıyor hafta sonu seni işin içine sokmadığı, suç olamayan bir eylem için kimseye baskı yapamazsın, yaptıysan suç işledin.

Bir de işin Fenerbahçe yönü var. Bir spor kulübünün en büyük varlığı taraftarıdır ama Fenerbahçe kulübü taraftarları ile bağını kopardı ve çok uzun süredir taraftarın farkında bile değiller. Önce olmayan bir yaralama için 3 taraftarın hapse atılmasına sessiz kaldılar, şimdi de bu, Fenerbahçe taraftarlarına karşı çok açık suç işlenirken onlar olayı görmezden gelip susuyorlar.

Özel yaşamın gizliliği sadece Fenerbahçe'nin başkan adayından üye listelerini saklamak değildir, özel yaşamın gizliliği  açıkça ihlal edilen özel yaşamları için Fenerbahçe taraftarlarının Fenerbahçe tarafından da hukuken korunmasını gerektirir. 

Söyleyecek söz bulamıyorum, hem linç edilen hukuk için hem Fenerbahçe için üzgünüm.