Müge Anlı'dan özür diliyorum

09 Mayıs 2018 Çarşamba  |  MENTOR

Ben Anadolu'nun ortasında büyüdüm, yani aslında Beyaz Türklerin lugatında bir tür naiflik ve daha çok akılsız, yetersiz anlamına kullanıldığı şekliyle tam bir "Anadolu çocuğu"yum. Bundan da gurur duyarım.

Beyaz Türkler Anadolulu olmaktan utanır, onlar bireysel kazanımın en yüce amaç olduğu Batı kültürüne özenirler, bu kültüre göre de kazanmak için her yol mübahtır, dayanışma, paylaşma, vicdan, yardımseverlik acınası şeylerdir asıl acınacak durumda olan da kendileridir.

Ama konumuz toprağından koparılıp özenti seralarında yetiştirilmiş Beyaz Türkler değil...

Anadolu'nun gelenekleri vardır.

Tanrı misafiri geri döndürülmez.

Ortada sofra açılmaz, eğer ortada sofra açmak zorunda kalırsan görenle paylaşmak zorunludur.

Büyüğe el kalkmaz.

Kadına küfür edilmez.

Evet kadına küfür edilmez ama kendini "Efendi" olarak tanımlayan bir camia bir kadına sadece onları eleştirdiği için stat dolusu maç boyu küfür etti.

Nereden olduklarını bilmem ama kadına küfreden, şiddet uygulayan Anadolu'dan değildir.

Bilinenin aksine Türk toplumu anaerkildir, ananın eli öpülmeden, onayı alınmadan hiç bir şey yapılmaz. Kadına şiddet ve küfür varoş kültürüdür, Anadolu'ya ait değildir, çürümedir.

Aslında özenti ve lümpen küçük burjuva yüzlerini evrensel sol maske altına saklayıp Fenerbahçe faşizmi uygulayanlardan iki satır özür duymayı beklemiyorum çünkü onların tek ilkesi var, işine geldiği gibi davranmak çünkü kaypaklık küçük burjuvanın asla vazgeçemediği karakteridir. 

Bir kadın, bir anne olmasına rağmen bu hakarete maruz kalan Müge Anlı Hanımefendi'den ben özür diliyorum...

Bir kadına küfreden insanlarla aynı toplumun parçası olmaktan utanıyorum.