Tarafsız olmak...Adil olmak...

21 Mayıs 2018 Pazartesi  |  SERBEST KÜRSÜ

Bu sabahki RS FM yayınımdan sonra mesaj atan bazı dinleyici ya da arkadaşların sorularına muhatap oldum:

"Galatasaray'ın şampiyonluk haberini verirken ve bu konuda bir yorumcuya bağlanırken, 'Cim Bom Şampiyon' temalı marşı çalmak zorunda mıydın?.."

Elbette zorundaydım. Yanlış anlaşılmasın, "Zorla" çaldım anlamında söylemiyorum bunu.. "Zorundaydım" çünkü adil olmak bunu gerektiriyordu. Aynı, siyasi konulardaki gibi.

Ben belli bir görüşün - ya da belli renklerin - taraftarı olabilirim. Ama bu adil olmamı engellemez. Geçen yıl bugünlerde nasıl ki "Karakartal" temalı marşlarla BEŞİKTAŞK'ımın şampiyonluk haberini verdiysem, bugün de aynı şekilde Cim Bom Bom'un haberini vereceğim tabii ki.

Adalet, gazeteci olmamdan kaynaklanan "Adil olmak" zorunluluğu bu.

Kimi zaman da "Falanca, filanca gazeteleri neden okuyorsun? Filanca yazarların yazılarına neden yer veriyorsun?" yollu eleştiriler geliyor. Aynı nedenle.

Ben Galatasaray'ın UEFA Şampiyonu olduğu yıllardaki "Avrupa Macerası"nda Avrupa'daki her maçında Kopenhag'daki Şampiyonluk maçı dahil, görevliydim. Statlardan yaptığım TV yayınlarında ve yazdığım haberlerde de hep aynı anlayış ve dili kullandım. Benim ne kadar derin bir BeşiktAŞK'a sahip olduğumu bilenler bilir.

Anlatabildim mi?

Taraf olmak ama aynı zamanda ADİL olmak mümkün. Gazeteci öyle olmalı. Yoksa, git tribünde amigoluk yap.

Benim yaptığımı tavsiye ederim.

Zafer Arapkirli