Goebbels gazeteciliği ve 'Fenerasyon'

25 Mayıs 2018 Cuma  |  MENTOR

Lig bitti ve "Fenerasyon" son 20 yılda 14. defa Fenerbahçe'yi şampiyonluktan etti...

Elbette şaka yapıyorum, "Fenerasyon" saçmalığı üzerinden nefret satan ve yarattıkları kanla beslenen gazeteci kılığına girmiş ar noksanı insanları anlayın istiyorum. Amaç Fenerbahçe şampiyon olmasın diye yapılmış bir algının da çok ötesinde. Bu kadar basit olsa dersiniz ki, taraftarlık duygularına hakim olamıyor, yapıyor. İlgisi yok, bu adamlar bu nefret duygusu üzerinden para kazanmak için bilinçli ve sistemli olarak Goebbels gazeteciliği yapıyorlar.

Hedef olarak Fenerbahçe'nin seçilmesinin nedeni de belli: Bu ülkede herkesin rakibi olan tek marka var Fenerbahçe. O yüzden Taksim'de nudist gösteri sergilemek dışında ünlü olup para kazanmanın tek yolu Fenerbahçe'ye küfretmek. Türk futbolunun içinde bulunduğu kan, küfür ve nefretten ibaret bu ortam bu insanların suçudur, yıpranıp değerini kaybetmesinden ve utanca boğulmasından bu insanlar suçludur. Fenerbahçe nefreti yüzünden Fetö terör örgütü ile aynı safta yer alıp utanmadan hala gazetecilik yapan adamlar bunlar. Aslında yaptıkları suç; olmayan bir kavram yaratıp bu kavram üzerinden Fenerbahçe nefreti oluşturuyorlar, oluşturdukları bu nefret yüzünden Fenerbahçeli gençler öldürüldü. Yapılan Türk Ceza Kanunu madde 122'ye göre suç, bu konuda ayrıntılı bir Yargıtay kararı da var; ayrıca nefret suçları ifade özgürlüğü kapsamında da sayılmıyor. 

Siz "Fenerasyon" yalanıyla rakip taraftarları tahrik etmişken düşünün son 20 yılda 14 kere Fenerbahçe şampiyon olsa ne olurdu ben size söyleyeyim:

Bu insanlar yüzünden sokaklarda Fenerbahçeli kanı oluk oluk akardı. Olmayan "Fenerasyon" yalanı üzerinden bir kesim üzerinde ayrımcılık suçu işleyen ve toplumun bir kesimi hakkında nefret söylemi oluşturan ve bundan ticari menfaat sağlayan bu insanlar hakkında savcıları göreve davet ediyorum. Davet ediyorum ama hiçbir savcının da harekete geçmeyeceğinden eminim çünkü bu ülkede suçun mağduru Fenerbahçe ise asla suçlusu olmaz. Ben gazetecilik mesleği içinde yer alsaydım bu tezlerin sahibi insanlarla aynı mesleği yapıyor olmaktan büyük utanç duyardım.

Diyeceksiniz ki milyonlarca masum insanın ölümünden sorumlu Josef Mengele de doktordu, insanlar doktorluk yapmasın mı? Elbette değil, siz hiç Josef Mengele'ye övgüler düzen doktor gördünüz mü? Ama Türk medyası bu insanlara abi diyor. Zaten gazetecilik mesleği diye bir meslek kalmamış, en çok kim küfredip hakaret ediyorsa o en iyi gazeteci oluyor. Bilgi, birikim , yeterlilik falan bunlar çoktan çöpe atılmış kavramlar. Tüm dertleri doğru olan meslekleri adına her türlü zulme katlanan gerçek gazetecilerden yazdıklarım için özür diliyorum ama bunun doğru olduğunu onlar da biliyor. Nefret ve ayrımcılık söylemleri suçtur, yalan ve olmayan kavramlar yaratıp bu söylemler üzerinden toplumun bir kesiminden nefret edilmesine neden olmak suçtur.

Suçluların cezalandırılmadığı bir ülkede adaletten bahsedilemez...