Fenerbahçe kongresinden izlenimler

02 Haziran 2018 Cumartesi  |  GÜNLÜK

Fenerbahçe'nin yeni başkanının seçileceği tarihi kongrenin ilk gününü iki kelimeyle özetlemek mümkün: Yüksek gerilim.

Bir yanlış anlama olmaması için oyumu Ali Koç'a vermeyi düşündüğümü baştan söyleyerek izlenimlerimi mümkün olduğunca tarafsız gözle aktarmaya çalışayım...

Saat 10.30'da başlayan kongre için delegelerin bazıları sabahın erken saatlerinde Kızıltoprak'ta toplandı ve stada topluca yürüdü. Özellikle Koç taraftarlarında gözle görülür bir heyecan ve umut vardı, hemen herkes yeni başkanın kendi adayları olacağına emin görünüyordu. Başta, "Ali Koç başkan Fenerbahçe şampiyon" olmak üzere sık sık tezahürat yaptılar.

Tribündeki üstünlünlük de Koç taraftarlarındaydı; Fenerium tribünündeki  yaklaşık yedi bin kişilik kalabalığın yüzde 75-80'ine yakınını onlar oluşturuyordu. Şimdiki Başkan Aziz Yıldırım'ın destekçileri ise daha çok tribünün ortasında, poydumun tam karşısındaydı, onlar da kendi adaylarına tezahürat yaptılar.

Yıldırım ve Koç'tan önce 35 civarında üye söz alarak konuşma yaptı ve hangi adayı neden desteklediğini anlattı. Konuşanlar arasında tarihi kongre için ABD'den gelen de vardı, İsveç'ten gelen de. Konuşanların büyük kısmı Koç'a oy verilmesi çağrısında bulundu. Koç'un desteklenmesini  isteyenlerin en önemli argümanları, Yıldırım döneminde şampiyonlukların azalması, Fenerbahçe'nin rakiplerinin gerisinde kalmaya başlaması,  kulübün 400 milyon euro olarak açıklanan borç yükünün altına sokulması ve Acıbadem sponsorluğuydu. Diğer eleştirilen konular arasında muhalefet yanlısı taraftarların kombinelerinin iptal edilmesi ya da kulüpten ihraç edilmesi vardı.

Yıldırım'ı destekleyen konuşmacılar ise, onun tesisleşme yolunda yaptıklarını övdü ve 3 Temmuz sürecinde Fenerbahçe için bir yıl hapiste yattığını söyledi ve hukuki sürecin tamamlanması için bir dönem daha görev verilmesini istedi. Yıldırım'ı destekleyen bazı konuşmacıların muhalif taraftarlardan "güruh" diye söz etmesi de Koç'u destekleyenlerin tepkisini çekti.

Divan Başkanı Vefa Küçük konuşmalar sırasında zaman zaman tırmanan gerginlik nedeniyle zor anlar yaşasa da tarafsız kalmaya ve yaptığı esprilerle ortamı yumuşatmaya çalıştı. Bir konuşmacının Yıldırım'a hitaben, "Eşiniz, çocuğunuz ve torunlarınızla mutlu bir emeklilik geçirmenizi diliyoruz!" demesi şimdiki Başkan'ın taraftarlarını kızdırdı ve yine sıcak anlar yaşandı, fiziki bir müdahale son anda önlendi. Eski başkanlardan Ali Şen, çok alkışlanan konuşmasında Yıldırım'ı yaptıkları için sık sık kutladı ama Koç'u desteklediğini açıkladı.

Koç büyük tezahüratla geldiği kürsüde önce Yıldırım'ın yaptığı olumlu çalışmalardan söz etti, ardından eleştirilerini sıraladı. Koç'un divan kurulu üyelerinin elini sıkarken yönetim kurulu masasına uğramadan konuşmasını başlaması herkesin dikkatini çekti. Zaten Yıldırım da bir ara bu nedenle serzenişte bulundu. Anlaşıldığı kadarıyla Koç, zaten gergin olan ortamı daha da gerginleştirmememek için sakin bir konuşma yapmayı düşünmüştü ama havadaki elektrik sonunda arbedeye dönüştü ve kürsünün önündeki çıkış tünelinde itiş kakışlar yaşandı. Koç bunun üzerine konuşmasını kısa kesme kararı aldığını söyledi ve merakla beklenen bazı açıklamaları yapmadan kürsüden indi. Koç'un ilk konuşmasının etkisiz ve dağınık olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değildi ama bunun taktik amaçlı olduğunu söyleyenler de vardı.

"Ben Koç'un düşmanı değilim, o da benim düşmanım değil" diyen Yıldırım kürsüye geldiğinde protesto edilince son derece sinirlendi ve aleyhine bağıran üyelere tepki gösterdi. Yıldırım, "Ben bu kulüp için bir sene hapiste yattım. Hiçbiriniz bir gün yatmazsınız. Üstünüze giydiğiniz formayı ben yaptırdım. Ayıp ayıp! Burası kongre salonu, amigo gibi bağırmak olmaz" dedi. Karşılıklı atışmanın büyümesi üzerine Koç taraftarlarının bir bölümü protesto olarak kongreyi terketti. Yıldırım'ın konuşmasındaki suçlamalar nedeniyle Koç tekrar söz aldı, eleştirileri yanıtladı ve karşı eleştiriler, suçlamalar yöneltti. (Konuşmalar medyada geniş şekilde yer aldığı için ayrıntılara girmiyorum)

Kongrenin ilk günü böylece çok gergin bir ortamda havada uçuşan karşılıklı suçlamalarla, vaatlerle geride kaldı ve şimdi gözler yeni başkanının belirleneceği Pazar günkü tarihi oylamaya çevrildi.

İlk günkü katılıma bakıldığında Koç'un tribünde bulunan delegeler arasında ezici bir üstünlüğü olduğunu rahatça söylemek mümkün, zaten ekibindekiler de farklı kazanacaklarını düşünüyor ve çok rahat görünüyor. Ancak, oy verme hakkına sahip olanların sayısının ilk gün gelenlerin 3-4 kat fazlası, yani 26 bine yakın olduğu ve Yıldırım'ın hatırı sayılır "kemik oyları" düşünüldüğünde galiba çok daha temkinli olmak gerekiyor.