Futboldan siyasete sinerji

04 Haziran 2018 Pazartesi  |  SERBEST KÜRSÜ

Sinerjinin ne demek olduğunu ilk kez Fenerbahçe-Trabzon maçında gördüm! Hisettim demiyorum, özellikle gördüm diyorum çünkü stattaydım ve iliklerime kadar hissettim, yaşadım. 

Denizli sendromunu yaşadıktan sonra o tuhaf üzüntüyü üzerimden atmak çok uzun sürmüştü. Ama gel gör ki hayat karışmıza aynı durumu yeniden getirmişti. Trabzon maçını almamız durumunda, aynı anda oynanan Bursaspor- Beşiktaş maçının sonucunun hiç önemi yoktu, şampiyon olacaktık. Aynı durum Denizli deplasmanında da vardı. 

Maç başlamadan saatler önce stada girdiğimizde, o sinerjiyi hissetmiştim. Hınca hınç dolu statta herkes acaba aynı şey tekrarlanacak mı diye endişe içindeydi. Düşünmemeye çalışıyorduk ama ne mümkün! 

Maç başladı. Hiç bir iddiası olmayan Trabzon üzerimize geliyor, bizim takım ve takımın her şeyi Alex sanki tribünlerden gelen o endişeyi hissediyordu. Taraftar, her zaman olduğu gibi coşkulu değildi. Maç ilerledikçe istenen sonucun gelmemesi bu ağır havayı daha da ağırlaştırıyordu.

İşte sinerji tam da bu olmalıydı. Herkes şampiyonluğu çok istiyordu ama inanmamıştı. Bu inançsızlık ve endişe aynı anda binlerce beyinde olunca da ortamda karşı konulamaz negatif enerji birikmişti. İşin kötüsü sahadaki topçular da aynı bizim gibiydi çünkü bizden aldıkları enerji beyinlerini kilitlemişti. 

Maçın son 5 dakikasına 1-1 girildi. Bu sonuç , Beşiktaş'ın Bursa'ya yenilmemesi durumunda bize yetecekti ama oradan da kötü haber gelmişti, Bursa öndeydi. İşte o son 5 dakika ve uzatma dakikalarını unutmam mümkün değil. Alex boş kaleye topu itememiş ve maçı alamamıştık. Herkes yine aynı şey oluyor diye ağlamaklıydı. Birden statta bir dengesiz Bursa maçı berabere diye anons yaptı ve inanılmaz bir enerji patlaması oldu.

Ama 1.5 dakika sürdü çünkü anons yalandı. Yine şampiyonluk elimizden kaçıp gitmişti. 55 bin kişinin aynı anda aynı endişeyi hissetmesi buna neden olmuştu. Emindim. 

O gün bugündür, sinerjinin gücüne inanırım, bilirim.

Aynı sinerji Ali Koç için aylar önce oluşmuştu. Hatta bunun tartışmasını sevgili editörümle de yazışmıştık ve kendisi AY ne yapar eder bırakmaz diye fikir beyan ederken ben bu kez olumlu enerjiye güveniyordum. Mümkün değildi AY'nin kazanması çünkü taraftarda çok hissedilir sinerji var, mutlaka galip gelecektir diye iddia ediyordum. Sonuçta sinerji yine galip geldi, Ali Koç Fenerbahçe'mizin başkanı oldu. 

Son 1 aydır, Muharrem İnce'yi çok yakından takip ediyorum. Aynı sinerjiyi O da yakaladı. İlk 10 gününün çok önemli olduğunu düşünüyordum, o devreyi kayıpsız geçmesi durumunda sinerjinin artacağını düşünüyordum, haklı çıktım. Bugün 4 Haziran ve seçimlere 20 gün kaldı. Geçtiğimiz 1 ayda başlayan dip dalgası artarak devam ediyor. Son 10 güne böyle girerse 24 Haziran Türkiye için çok büyük bir değişime sahne olacak. Bu his falan değil, kelimenin tam anlamıyla tecrübe edilmiş bir analiz. 

Sözün özü, geleceği okumak aslında zor değil, olayların gelişiminin ortaya çıkardığı enerjinin eksi mi artı mı olduğunu görüp, sürekli test ederseniz sonucu bilmeniz mümkün oluyor. Muharrem İnce bunu anladı ve çok başarılı şekilde pozitif sinerjinin eksilmesine izin vermiyor, umuyorum böyle devam eder

Bu yazıyı saklayın. 20 Haziran'da yeniden yazacağım ve size kim seçimi kazanacak kesin sonucu söyleyeceğim!

Analizör