'Sağcı' Koç, 'Solcu' Koç!

05 Haziran 2018 Salı  |  GÜNLÜK

Fenerbahçe'de hafta sonunda yapılan seçimle noktalanan başkanlık yarışı süreci medyada ve kamuoyunda neredeyse 24 Haziran seçimlerine eşit bir ilgi gördü.

Bu ilginin tek nedeni, Fenerbahçe'nin Türkiye'nin en büyük kulüplerinden biri olması ve milyonlarca taraftarı bulunması değildi. Başkan Aziz Yıldırım'ın karşısına aday olarak ünlü iş adamı Ali Koç'un çıkması hem medyanın hem de kamuoyunun dikkatinin bir anda kulübe çevrilmesini sağladı. Seçime günler kala televizyon kanallarında Fenerbahçe ile ilgili yayınların sayısının, siyasilerin katıldığı canlı yayınların sayısını geçtiği anlar bile oldu. Hafta sonunda yapılan kongrenin ilk gününde Yıldırım'la Koç arasındaki söz düellosu, ikinci gününde ise yaklaşık 21 bin kişinin oy kullandığı seçimle 2-3 Haziran tarihlerinde Türkiye'de spor siyasetin önüne geçti. Fenerbahçe ya da sporla ilgisi bulunmayanlar bile ekran başında seçim sonuçlarını izledi.

Seçimi Koç'un kazanması kamuoyunda çok farklı tartışmaları tetikledi.

Bir kesim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yıldırım'ı desteklediğini hissetirmesi nedeniyle seçim sonucunu "AKP'nin yenilgisi" olarak yorumladı. Bu kesim, delegelerin" Mustafa Kemal'in askerleriyiz" tezahüratı altında Atatürk'ün yolunda olduğunu açıkça söyleyen Koç'un başarısını İnce'nin cumhurbaşkanlığına giden yolun ilk adımı olarak görmeye başladı. Yıldırım'ın 20 yıldır oturduğu başkanlık koltuğundan devrilmesiyle 16 yıldır iktidarda bulunan Erdoğan arasında paralellik kuranlar da çıktı.

Sağcı kesimde ise, Koç'un seçimi kazanmasına farklı bir ideolojik yorum katarak muhalefetin "2. Gezi"ye hazırlandığını ileri sürenler oldu. Örneğin, iktidara yakın kalemlerden Ömer Turan Twitter'dan şunları yazdı:

"Bir futbol kulübü Başkanı, zafer konuşmasında, kendini destekleyen üyelere sokak çağrısı, ayaklanma ve sosyal medya vurgusunda bulunur ve destekçileri de futbol tezahüratı yerine siyasi sloganlar atarsa, Ben bunun altında buzaga değil fil hatta suaygırı bile ararım... İkinci Gezi gümbür gümbür geliyor. Sandıkta yenemeyeceklerini anladıkları Erdoğan'ı sokakta devirmek istiyorlar. 24 Haziran ya da 9 Temmuz akşamı seçim bürolarını basacak binlerce cübbeli Avukat ile düğmeye basmayı planlıyorlar. Çok aşamalı çok boyutlu ve tedrice bir darbe süreci... Ali Koç'un dün yaptığı teşekkür konuşması. Kendiniz dinleyin Ben söyleyince Komplocu ve meczup oluyorum. Açık ve net bir şekilde sokağa cağrı ve gerekirse ayaklanırız vurgusu var. Sanırsınız ki, Ali Koç Fenerbahçe'nin değil de Atatürk Düşünce Derneğinin Başkanı seçildi... "

Bu iddiaların çıkış noktası ise, Koç Grubu'na ait Divan Oteli'nin Gezi olayları sırasında biber gazı saldırısından kaçanlara kapılarını açmasıydı.

Diğer yandan, Koç'un bir konuşmasında dile getirdiği çok ilginç bir iddia vardı. Koç'a göre Yıldırım kapalı kapıların ardında yaptığı konuşmada, "Koç bir Amerikan projesi. Asıl hedef Fenerbahçe başkanlığı değil, 2023'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi" demişti.

Sağcılar Koç'u "solculuk"la suçlarken, solda bir kesim de tam tersi görüşü ortaya attı.

Örneğin Sol Haber Portalı, "Yeni başlayanlar için Koç" başlıklı yazısında Koç'un, bugünkü iktidar dönemde en çok kazanan grupların başında geldiğini ileri sürdü. Yazıdan bir bölüm şöyle:

"Otomotivde, beyaz eşyada uluslararası sermayeye entegrasyon doğrultusunda Koç grubu öncülüğünde yerleştirilen "yapı"nın iki önemli özelliği var. Türkiye'nin ithalat bağımlılığının artması. İthalat bağımlılığındaki artış sadece nicel boyutuyla yani yüksek cari açıktan ibaret düşünülmemeli. Rafineri, kimya, demir-çelik gibi temel endüstriler başta olmak üzere pek çok üründe Türkiye'yi durma noktasına getirecek bir bağımlılık ortaya çıktı. İkinci boyut ise iddia edilenin aksine gayet nitelikli bir emekgücünün gittikçe ağırlaşan çalışma koşullarında çok daha yoğun bir şekilde sömürülmesi. Koç grubu sanayi üretimde son derece vasıflı teknik eleman ve mühendis emekgücünü, hizmet sektörlerinde de eğitimli emekgücünü sistematik şekilde sömüren, bu konuda merkezinde durduğu tüm "ağ" için model geliştiren bir grup."

Kısacası sağdan da soldan da bir kesim Koç'un Fenerbahçe başkanlığına seçilmesine kendilerine göre siyasi anlamlar yükledi.