Kaypak küçük burjuvalar

05 Haziran 2018 Salı  |  MENTOR

Ben kendini "sol" olarak tanımlayan bir gelenekten geliyorum; bugün hala bir çok "sol" değere inanıyor olsam da bizzat içinde yaşadığım ve şahit olduğum hatalar nedeniyle kendimi solcu olarak tanımlamıyorum.

Adil paylaşım, insanca yaşam, herkese eşit haklar gibi kapitalizmin de sahiplendiği bir çok sol kavrama hala inanıyorum ama ideolojik bağnazlığa varan ve asla değişmeyen solla artık ortak bir noktam yok. 

Zaten ideolojilere de inanmıyorum çünkü ideoloji insan zihnine vurulmuş prangadır, o yüzden hepsini bilip doğrularını almayı seçiyorum ve bağnaz ideolojik bir tavır geliştirmeyi yanlış buluyorum. Bu Ortodoks, tamamen ötekileştiren "sol" söylemler yüzünden "sol" tüm dünyada yenilgiye uğradı.

Sovyetler Birliği, Çin hatta Küba artık birer kapitalist devlet özellikle ilk ikisi geçmişlerinde o kadar büyük bir karanlık bıraktılar ki, yeni Çin ve Sovyetler Birliği (Rusya) kapitalizmin bile çok ötesinde. 

Kısacası Ortodoks sol artık yok oldu. Yaşam yerine ölümü, değişim yerine 19. yüzyıldan olayları analiz eden bağnazlığı yücelttiği için artık yok, oysa solun paylaşım, eşitlik, adalet gibi kavramları hala dünyanın gündemini en çok meşgul eden konular ve günceller. Bir çok ülkede "sol" değişti artık, "sol" herkesi ötekileştiren insanları birey olarak kabul etmeyen ideolojinin çok ötesinde, savaş ve yıkım kavramlarından çok paylaşmak ve eşitlik kavramlarını kullanıyorlar. Bu şekilde Avrupa'da, İngiltere'de başarıya ulaştılar, hatta Demokratlar Hillary Clinton hatasını yapmasa Bernie Sanders'i tercih etse ABD bile "çalışan sınıflar" diye haykıran bir başkana sahip olabilirdi...

Bizde mi?

Bizde gerçek sol hiç olmadı çünkü köylülükten kurtulup tam bir sanayi toplumu hala olamadık, o yüzden işçi sınıfımız olmadı. Çalışan sınıfımız olmayınca da "sol" küçük burjuvanın halkı hakir gören entelektüel eğlencesi haline geldi. Küçük burjuva kaypaktır, ortalıkta tehdit yokken "özgürlük savaşçısı" olur ama ortalık karıştığında tabanları ilk yağlayandır çünkü diploması, eğitimi ve kaybedeceği şeyleri vardır. Tanımı gereği "solcu" olamaz, bu içeriksiz anlayış maalesef Türkiye'de solun defalarca ağır yenilgiler almasına ve tamamen marjinalleşmesine neden oldu.

Bu küçük burjuva marjinallerinin en büyük takıntılarından biri de Fenerbahçe'dir. Her olaya 19. yüzyıldan bakan bağnazlıkları Fenerbahçe'yi de kavramalarına engel olur. Onu patron takımı falan diye etiketleyip kendi bağnaz dünyalarında karanlık dolaplara koyarlar, oysa Fenerbahçe onlardan daha çok eşitlikçidir, Türkiye'de tribünde Ali Koç ve Rambo'yu buluşturan bir sol hareket gördünüz mü? Siz daha halkı görmeden Fenerbahçe halkın takımıydı.

Kendini solcu sanan küçük burjuva faşistlerine sesleniyorum:

Her türlü sportif şaklabanlığa ve Makyavelizme alkış tutan bu abilerimiz şimdi de Koç Fenerbahçe başkanı olunca burjuva ve kapitalist söylemlerinin sahibi olmuşlar. Hedefleri kim biliyor musunuz? Bağdat Caddesi'nde, Anıtkabir'de beş yüz bin kişiyi toplayabilen halkın ta kendisi.

Hay ben sizin solculuğunuza... 

Eşitlik, halk ve paylaşmak sol kavramlarsa eğer, bu ülkede 24 bin kişi ile statta kongre yapıp Rambo ile Ali Koç'u aynı potada eriten Fenerbahçe'den daha sol kimse yoktur. Sadece sol da değildir, herkesin iyi yanıdır Fenerbahçe, MHP'lidir, AKP'lidir, CHP'lidir, Kürt'tür, Türk'tür, Rum'dur, her şeydir çünkü halktır...