Ne oluyor?..

11 Haziran 2018 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

1. Ekonomik olarak 

- Halk Bankası ve basına yansıyan haliyle diğer 5 banka hakkında Amerika'da açılan dava devam ediyor. Yine dış basına yansıdığı haliyle bu bankalara 30 milyar dolara yakın bir cezanın yanısıra Halk Bankasına Amerika'da bir ambargo söz konusu olabilir.

- Doları düşük tutmak için "geçici bir süre" için yükseltilen GLP (Geç Likidite Penceresi) faizi enflasyonun düşmemesiyle birlikte "kalıcı" politika faizine dönüşmüş durumda. (Bazı arkadaşlar hatırlayacaklardır dolar 3,50 lere yaklaştığında "Merkez Bankası döviz alımları yapmalı, aşağıya daha fazla müsaade etmemeli" demiş ve alay konusu da olmuştum. Bunu söylerken ekonominin sadece borsadan ibaret olmadığını temel verilerin daha fazla düşüşü kaldırmayacağını da söylemiştim).

- Borsa olayı ayrı bir vak'a. Olası bir erken seçimde AKP'nin kullanacağı tek olay hala borsa gibi görünüyor.. Onun için diğer enstrümanlar ne olursa olsun ben burada TL bazında yükselişin devamını öngnrüyorum.. Tabii dövize bağlı olarak hisselerde seçici olmak kaydıyla..

- Dış borçlar ve hazinenin son dönemlerdeki %150 ye (yeniden borçlanma/itfa oranı) yaklaşan borçlanmaları , paramızı "konvertible" sanarak KGF yoluyla QE (Parasal genişleme) yapmamız, ileride ciddi sorunlara yol açacaktır..

2. İç Politika

- AKP hala en büyük parti olma özelliğini taşısa da Genel Başkanı'nın bile kabul ettiği üzere yorgun bir partidir. FETÖ darbesi partiyi ciddi şekilde hırpalamış durumdadır. Parti içerisinde kalan ve bugüne kadar dokunulamamış FETÖ uzantıları (isimleri bilinmesine rağmen) mevcuttur. Son Belediye Başkanları operasyonunu bu minvalde okumak gerekecektir.

- CHP maalesef hala yönünü bulmakta zorlanmaktadır. Sağ oyları çekme hırsı bir yanda, sol oyları çekememe bir yanda, miili (Kürt) meselesi konusundaki suskunluk ve çözümsüzlük CHP'yi alternatif olmaktan çıkarmakla birlikte %25-26 oy bandında sıkışması ayrı bir rezalet durumundadır.

- MHP hangi sebeple olduğu bilinmez ama Genel Başkanı'nın "yumuşak karnı" yüzünden esir alınmış ve partiyi parçalamıştır. Genel seçimlerde ne kadar oy alacağı bilinmez ama AKP ayrışmasında SP'nin düştüğü durum gibi bir duruma düşeceği görülmektedir.

- İP (İyi Parti) yeni kurulmasına rağmen aldığı tuhaf destekle birlikte ilk seçimlerde barajı aşacağını görüyoruz.

- HDP iyice sindirilmiştir. Ancak hala seçmenlerinin büyük çoğunluğu "Kürt" olduğundan oy oranını koruduğunu görmekteyiz.

3. Dış Politika

 - AKP'nin içerideki yorgunluğu ve özellikle ekonomideki çaresizliği kendisini "dış düşman" yaratma çizgisinde uca getirmiştir. 

- Amerika'daki Zarrab davasının geldiği boyutlar göründüğü kadarıyla "içinden ne çıkacağı belli olmayan" boyuta ulaşmıştır.

- Ülkedeki adalet mekanizmasının üzerindeki soru işaretleri nedeniyle ülkeden çıkan tüm muhalifler dışarıda kabul görmektedir. Özellikle 15 Temmuz sonrası "idam cezasını yeniden getirme söylemleri" , sanıkların iadesini zorlaştırmak için bahane olarak kullanılmakta bu da başta Almanya olmak üzere ilişkileri gerginleştirmektedir.

- Rusya ile olan ilişkiler ise tam anlamıyla "ne olduğu tam anlaşılmayan" bir boyuttadır.. 

- Hükümet tüm dış "güç" odaklarıyla oynadığını zannetmekte ama sonuçta ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamamaktadır.

Ez cümle dış politikamız, politikasızlıktan ibarettir.

SONUÇLAR VE ÖNGÖRÜLERİMİZ:

1. Başkanlık sistemi tartışılmadan konuşulmadan gerekli desteği bulmadan %51 'le geçmiş olsa da nüfusun yarısını "karşı cephe" olarak tanımlamıştır. Kaldı ki ortaya çıkardıkları sistem büyük bir ihtimalle kendilerini iktidardan uzaklaştıracak sistem olacaktır. Çünkü ; %50 + 1 çok kolay ulaşabilecek bir oran değildir ve ikinci tura kalındığında sürprizler kaçınılmazdır.

2. İktidarlar yorulur. Onun için demokratik ülkelerde 8 bilemediniz 10 yıllık iktidarlarla sınırlıdır. Çünkü insan "insandır" ve "yorulur". Maalesef teknolojinin bu kadar yoğun yaşandığı yüzyılımızda iktidar "vizyondan uzak" "geçmişe aşık" bir durumda yaşamaktadır. Bizce 15 yıllık iktidar dönemi yetmiştir. Genelde bu kadar uzun süren iktidarların tahribatı Türkiye'de ancak "Ana Sağ İktidarın parçalanmasıyla" mümkün olabilmiştir.. (i.e. 1946 CHP-DP bölünmesi, 1960 DP mirası üzerinden çıkan 4-5 sağ parti, 1971 AP'nin parçalanması, 1980 darbesi sonrası AP mirası üzerinden çıkan ANAP-DYP parçalanması). Önümüzdeki dönemde AKP'nin parçalanmasını öngörüyoruz. 

3. Ekonomi sadece Zarrab davasıyla ilgili değil zor durumda olduğu için ve dünyada faizlerin artacağı varsayımımızla zora girecektir. Bu nedenle 2018 baharında - en geç 15 Temmuz'da (baktım pazara geliyor) seçime gitmek zorunda kalacaktır. Seçim sonuçları  bize göre AKP döneminin sonunu ve AKP'nin parçalanmasını getirecektir.

4. Seçimlere 2 ay kalana kadar (belki de seçime kadar) borsanın yükselişi koordineli bir şekilde devam edecektir. Dolar bazında 5,10 seviyesinin üzerine taşıyacaklarını düşünüyoruz..

5. Enflasyonun düşmeyeceğini öngörüyoruz. Basılan paralar ve parasal genişleme, doların yükselişi, vergi toplanamaması hükümetleri toplanamayan vergi yerine enflasyon yaratmaya teşvik etmektedir. Enflasyonun yükselmesi faizleri yukarı çekecektir.. Faizlerin yeteri kadar yükseltilmemesi dövize hücumu hızlandıracaktır. 2018 ilk yarısında 4,50 lik dolar kurunu öngörmekteyiz.

6. Hazine faizlerinde %14 üzerini banka mevduatında %18 faizi kredi faizlerinde %25-30 seviyelerini öngörmekteyiz.

7. SEÇİMLERDEN SONRA ise tufan bekliyoruz ama o yazı bir başka zaman..

Not: Bu yazı 1 Kasım 2017'de yazılmııştır.