Cumhuriyet davasında gerekçeli karar

13 Haziran 2018 Çarşamba  |  GÜNLÜK

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet davasına ilişkin 274 sayfalık gerekçeyi açıkladı. Heyet, kararın başında, bir gazetenin kendi vakıf senedindeki ilkelere uyup uymadığı hususu bir ceza yargılaması konusu olmayıp cezai yaptırımdan uzak olduğunu belirtti ancak bir sonraki cümlesinde ilkelere uymamasının terör örgütlerine yardım suçlaması aşamasında bir kriter olduğunu iddia ederek çelişkili bir ifade kullandı.

Heyet, duruşmalar boyunca ifade edilen "gazeteciliğin yargılanamayacağı" ifadesiyle ilgili değerlendirmede bulunmaya çalıştı. Dava kapsamında gazetenin bazı manşet, köşe yazısı ve haberlerinin delil olarak yer aldığını ifade eden heyet, yayın politikası değişikliğinin eleştirilmediğini, örgütlere yardım suçlaması ile bağlantı kurulması için değişikliğe atıflarda bulunulduğunu kaydetti. Heyet, bu durumun iddianamede yer almadığını da iddia etti. Heyetin ifade ettiğinin aksine davaya ilişkin iddianame de bu suçlamaya dayanıyordu. Yayın politikasındaki değişikliği "dramatik" olarak ifade eden heyet, bu savını "tanık olarak dinlenen gazetenin eski köşe yazarları, etkili kalemleri" olarak değerlendirdiği kişilere dayandırdı. Oysa dava kapsamında dinlenen tanıklar arasında gazetede geçmişte yazar olarak yer almış tek kişi bulunuyordu. Bu kişi Aydınlık gazetesi yazarı Mehmet Faraç idi. Heyetin Faraç'ın etkili bir kalem olduğuna ilişkin değerlendirmeyi neye dayandırdığı belirsiz hususlardan biri olarak yer aldı. İddiayı dile getiren bir diğer tanık ise Alev Coşkun idi. Ancak Coşkun gazetenin yazarlarından değildi. Bu iddiasını da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın Pensilvanya'da Fethullah Gülen'in malikanesinde ağırlanmasına ilişkin haberde kullanılan Gülen fotoğrafına dayandırıyordu.

Suçun şahsiliği unutuldu

Heyet, davaya konu haberlerle ilgili Basın Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen günlük yazılı eserlere dava açılabilecek 4 aylık sürenin geçmiş olmasına karşın her bir haberin yargılama konusu olmadığını belirtti. Buna karşın bu haberlerin örgüte yardım suçlamasıyla ilgili değerlendirmeye kriter oluşturan birer delil olduğunu kaydetti. Heyet, her bir sanığın yazdığı yazıdan yargılanmadığını belirterek, "Eğer yazıların ya da haberlerin bizzat kendisi bir sanık için yargılama konusu olsaydı o zaman elbette bunların 26. madde çerçevesinde irdelenmesi önem kazanırdı. Fakat bu haber ya da yazılar bütünün içerisinde birer parça teşkil eden sanıkların kastını tartışmaya irdelemeye ve diğer delillerle bütünleştirmeye yönelik birer unsur olarak yer almıştır" denildi.

(Cumhuriyet)