Yalan, yanlış, gaf

18 Haziran 2018 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, gazetenin internet sayfasında yer alan bir habere gösterilen okur tepkisini köşesine şöyle taşıdı:

"Hürriyet internette yayımlanan "Muharrem İnce'ye peşpeşe yalanlamalar" başlıklı haber, okurların tepkisini çekti. Sosyal medyadaki tepkilerin yanı sıra bana da okurlarımızdan çok sayıda e-posta geldi. Tümünü sıralayamayacağım için örnek olarak Serdar Bir adlı okurun eleştirisini aktarmakla yetineceğim:

"Haberinizde 'İnce, ... Milli Savunma Üniversitesi kurdular, rektör atadılar o da FETÖ'cü çıktı' dedi. İnce'nin bu iddiasının 'yalan' olduğu kısa bir süre içinde anlaşıldı.' yazılmış. Daha adil bir gazetecilik lisanıyla, yani yanlış kelimesiyle haber yapılmalıydı. Yalan biraz sert, suçlayıcı ve hedef gösterici olmuş."

Okur çok haklı. Hürriyet internette ve birçok sitede yayımlanan bu haber hatalıydı. "Yalan" ve "yanlış" karıştırılmıştı. Yalan, "aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı söylenen söz"dür. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, NTV'deki programda "rektör FETÖ'cü çıktı" demiş, rektör Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun itirazı üzerine sözlerini "dekan" diye düzeltmiş, en sonunda "FETÖ'cü çıkan" kişinin bu üniversitenin Teşkilat Şube Müdürü kıdemli albay Kadir Atakan olduğu ve tutuklandığı anlaşılmıştı.

Evet İnce hatalı, tutuklanan kişinin görevini yanlış söylüyor. Ama İnce'nin bu yanlışı bilerek yaptığını neye dayanarak yazıyoruz? Haberde bu konuda en ufak bir bilgi yok. Demek ki "yalan" söylediğine karar veren haberi yazan gazeteci.

Oysa bir gazetecinin ne İnce ne de başka herhangi bir kişi hakkında böyle bir karar verme, hüküm biçme hakkı olamaz. Gazeteci, haberini nesnel dille yazar. Bütün verileri sunar, gerisine okur karar verir. Bu haberin nasıl yazılacağı konusunda doğru örnek de yine Hürriyet'te yayımlandı. Ertesi gün yani 11 Haziran'da basılı gazetede yayımlanan haberin başlığı "Unvanları karıştırınca Afyoncu yayını aradı" başlığını taşıyordu. Haberde de İnce'nin "unvanları karıştırdığı" belirtiliyor, programda olup bitenler yorumsuz ve hükümsüz biçimde aktarılıyordu.   

Bazı okurların "Bu haber yazılmamalıydı" itirazı ise yersiz. İnce'nin hatası haber değeri taşıyordu. Elbette sadece İnce'nin değil tüm siyasilerin yanlışları, gafları, yalanları ve dil sürçmeleri haberdir. Cumhurbaşkanı adayları Tayyip Erdoğan, Meral Akşener, Selahattin Demirtaş, Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek'in bu tür yanlışları da haber olmalıdır."

Yazının tamamını okumak için tıklayın