Statükocu CHP, halkçı İnce

19 Haziran 2018 Salı  |  MENTOR

Seçimi kazanır kazananaz bilmiyorum ama 16 yıllık AKP iktidarı ilk defa hükümranlığını tehdit eden bir siyasi figür ile karşı karşıya: Muharrem İnce...

Recep Tayyip Erdoğan ve Muharrem İnce'yi tanımak için önce Türkiye'yi tanımak gerekir.

Batı dünyasının yaşadığı feodalizmi yaşamamış bir ülke.

Demokrasinin gelişmesine neden olan merkezi güç- yerel güç sahipleri çatışmasını yaşamamış bir ülke.

Ayrıca toprağın çıplak mülkiyeti devlette bulunması ve sermaye birikiminin asla mümkün olmaması nedeniyle demokrasi kültürünü yaratan burjuvazi-aristokrasi çatışmasını yaşamamış bir toplum.

Bu nedenle burjuvası aristokrat, işçisi daha çok köylü olan kimseye benzemeyen bir toplumuz.

O yüzden her şey birbirine karışmış, Batı'ya ait sağ ve sol gibi kavramlarla aslında hiç Batı'ya benzemeyen bir toplumu açıklamaya çalışınca da asla doğru analizler olmamış.

Mesela Atatürk Osmanlı'nın ümmet kültürünü yıkıp Türk kimliği üzerine bir devlet kurarken bir Türk milliyetçisi miydi, yoksa saltanatı ortadan kaldırırken bir devrimci miydi? Cevap vermek zor, her ikisi de olduğunu söylemek mümkün.

Böyle farklı dinamikler halkın hep devlete onu koruyan kollayan gözüyle bakması nedeniyle siyasi hareketler de hep halktan iktidara değil iktidardan halka doğru çalışmış. Hal böyle olunca da halk asla kendi taleplerine göre bir iktidara sahip olamamış ve hep kendi ihtiyaçları ikinci planda kalmış.

Bu durumun doğal sonucu da mağdur olmuş, kendini kötü hissetmiş. Bu durumu ilk anlayan liderlerden biri Bülent Ecevit'ti ama yaşlanmıştı daha kendini anlatamadan iktidarı sona erdi.

Ondan sonra bu halk mağduriyetini en iyi anlatan lider Recep Tayyip Erdoğan oldu ve bu söylemiyle de laik, dindar, Kürt ve milliyetçi herkesten oy aldı; belki de tarihimizde en geniş halk kesimine dayanan iktidardır. Global yerine yereli, ideal yerine olanı söyledi, her ne kadar halkla bağını en uzun süre koruyan iktidar olsa da iktidarın çelik kapıları kapandı ve kendi taleplerini demokratik yöntemlerle söyleyen bir sistem ve bunu talep eden bir halk olmadığı için de giderek halkla arasına mesafe girdi.

Şimdi ise bu durum onun iktidarını tehdit ediyor. 

Tehdit eden ise Muharrem İnce cumaya giden, rakı içen, umreye gitmiş, Türk, Kürt herkese benziyor; bu benzeşmede hiçbir kısıtı da yok, Müslüman'a da açık, rakı içene de, halk gibi, hepimiz gibi bize benziyor.

İnce bizden biri, bu halkçı, halk gibi imajıyla elitist ve statükocu konumu olan CHP'nin asla sağlayamadığı popülerliğe ulaştı ve Erdoğan'a 16 yıllık iktidarı sağlayan kozu doğrulttu: Herkesin, her kesimin temsilcisi olmak. Bir de ilavesi var : Rakı içeni de mini etek giyeni de türbanlı ve sarıklının yanına koydu. Bu Türk siyasi tarihinin en geniş tabanını ifade ediyor.

Muharrem İnce ilk defa 16 yıllık AKP iktidarını tehdit ediyor, ben onda Bülent Ecevit'in daha halk olanını görüyorum. Ecevit halkı anlamıştı, İnce halkın içinde yaşamış, bizzat onlardan biri.

Kazanır kazanmaz bilmiyorum ama bu yolda yürümeye devam ederse bir gün kazanacaktır. Fakat Ecevit'in yaptığını yapmalı ve onu bu potansiyeli ile genel başkanlıktan uzak tutan statükocu CHP'den uzaklaşıp kendi yolunu çizmeli.

Halkın asla siyasi taleplerde bulunmadığı bir ülkede halkın içinden gelen insanların siyasetin belirleyicisi olması önemlidir.