Gazeteci ve politikacı

25 Haziran 2018 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

24 Haziran seçimlerinin ardından üzerinde en çok spekülasyon yapılan konulardan biri de, cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin gazeteci İsmail Küçükkaya'ya gönderdiği "Adam kazandı" mesajı...

İktidar partisinin taraftarlarının kutlama yapmaya başladığı sıralarda herkesin gözü kulağı İnce'nin yapacağı açıklamadaydı ama o açıklama bir türlü gelmiyordu. Derken, Küçükkaya Fox TV'deki canlı yayında İnce'nin "Adam kazandı" mesajıyla yenilgiyi kabul ettiğini duyurdu ve haber dalga dalga yayıldı.

İnce pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında bu konuya değinirken, ""Hata yaptım. Gazetecilerle dost olurken daha dikkatli olmak gerekiyormuş" dedi.

Küçükkaya bu eleştiriye Twitter üzerinden şu yanıtları verdi:

...İnce şunu yapmalıydı: çıkıp kameraların karşısında da konuşmalı ve mesajını vermeliydi. Bana mesajı verdikten sonra da pekala bunu yapabilirdi. O kadar bekledi, sustu, kayboldu. Kabahati şimdi niye başkasında arıyorsun.

...Ayrıca... İnce, gazeteciye bilgi verdikten sonra 'bunu kullanma' diye uyarabilirdi. "Off the record" (kayıtdışı) notunu düşebilirdi. Yapmadı. Seçim gecesi bir Cumhurbaşkanı adayının söylediği herşey -o uyarıyı yapmadığı sürece/ haberdir.

...Şimdi bana bir tek gazeteci çıksın ve desin ki; "seçim gecesi C.B adayı İnce ortada yok. Saatler 00.37. Herkes onu merak ediyor. Ve kendisine soruyorsunuz. O da 'adam kazandı' diyor. Ben bunu haber yapmam. Bilgiyi kendime saklarım" bunu söyleyecek gazetecileri! göreyim

Kabul etmek gerekiyor, gazeteci açısından zor bir durum: Bir yanda o sırada Türkiye'nin söyleyecekleri en çok merak edilen kişisinden gelen bir mesaj var-ama İnce'nin de belirttiği gibi- "dostça" yazılmış bir mesaj bu. Mesajdaki "adam kazandı" ifadesi de bu mesajın "özel" niteliğini gösteriyor, İnce Küçükkaya'nın mesajını kamuoyuna açıklayacağını bilse ya da öngörebilse, örneğin "RTE kazandı" derdi.

Fakat diğer yandan İnce'nin mesajında, "İsmail, bu yazdığımız ikimiz arasında kalsın" diye bir uyarı da yok ve o iki kelime büyük haber değeri taşıyor.

Bu durumda Küçükkaya'nın ya "Bu yazdığınızı canlı yayında paylaşabilir miyim" diye sorması gerekirdi (ama İnce'nin "hayır" deme olasılığı nedeniyle riskli bir soru olurdu bu)

Ya da -ve en doğrusu- İnce'nin mesajını aynı şekilde okumak yerine, "Kendisinden bir mesaj aldım, tamamını okumayayım ama Erdoğan'ın seçimi kazandığını kabul ediyor" diyebilirdi.