'Sağlık' olsun, afiyet olsun!

03 Temmuz 2018 Salı  |  GÜNLÜK

Eğer odatv'deki haber olmasa, bir zamanlar Türk basınına "tepeden inme" gelen Eyüp Can'ın yeni meşguliyetini öğrenemeyecektik!..

Habere göre, Can Fas kökenli aşçı Khalid Dahbi ile Londra'da "Beso" adlı bir restoran açmış, işletmenin kurucusu ve CEO'su olmuş. "Beso"nun sitesinden kendisinden, "yaratıcı yemeklere, dinamik tatlara ve misafirperverliğe tutkulu, ödüllü bir gazeteci ve bir medya profesyoneli" diye söz ediliyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra hakkında FETÖ'den gözaltı kararı verilen Can, yaptığı açıklamada yurtdışına temelli yerleştiğini duyurmuş, "Karanlık ve sinsi bulduğum FETÖ'cü örgütlenme ile en ufak şekilde ilgim alakam yok" demişti. 

Londra'daki restoran haberini görünce ister istemez, Radikal'ın kapanmasından sonra, 2014 yılının sonlarında Medya Günlüğü'nde çıkan aşağıdaki yazıyı hatırladık:

Türkiye yapanın yanına kâr kaldığı, başarının değil başarızlığın ödüllendirildiği, hırsızın değil mağdurun cezalandırıldığı garip bir ülke.

Vicdanlı insanların içini acıtan bu tespit hayatının hemen hemen her alanında geçerli. Anayasal hakkını kullanan göstericiyi döven polis, malzemeden çaldığı evde onlarca kişi ölen müteahhit, yarattığı saadet zinciriyle insanları dolandıran "uyanık girişimci"nin kaderini çok iyi biliyoruz.

Sonuçta bu ülkenin bir parçası olan medyada da durum çok farklı değil. Hiçbir gazetecilik başarısı olmadan bir gazetenin ya da kanalın başına getirilenler, kişisel ilişkiler sayesinde koltuğunu ya da köşesini yıllarca bırakmayanları da biliyoruz.

Ama biri var ki, herhalde Türkiye'de hiçbir gazeteci onun kadar başarısız olmadı ve kimse onun kadar çok ödüllendirilmedi. Herhalde Türkiye'de hiçbir gazeteciye onun gibi üç kez gazete batırdığı halde dördüncü kez görev verilmedi.

Eyüp Can'dan söz ediyoruz. Kamuoyunda bilinen adı bu. Kamuoyunda az bilinen tam adı ise Eyüp Can Sağlık...

Dile kolay, Can'ın CV'sinde batmış üç gazete var: Finansal Forum, Referans ve Radikal. Medyadaki haberlere bakılırsa Doğan Grubu ile ilişkisi bu hafta kesilen Can'ın yeni görevi Zaman genel yayın yönetmenliği olacak.

Böylece, Can'ın 2004 yılında başlayan Doğan Grubu macerası tam bir hüsran ve fiyaskoyla son bulmuş oluyor. İşin ironik yanı, Doğan Grubu'nun iktidar ve Gülen Cemaati ile iyi ilişkiler içinde olmak amacıyla Can'ı Zaman'da transfer etmiş olması. Can ne bu misyonu yerine getirebildi ne de kendisine emanet edilen gazeteleri başarıya taşıyabildi.

Belki safça, "Gazete batırdıysa batırdı, patron düşünsün"denilebilir.

Peki o zaman Can'ın batırdığı gazetelerde işsiz kalan gazeteciler ne olacak? Özellikle Radikal'deki muhalif isimleri tırpalanması, onları kovup işsiz bırakması ne olacak? Finansal Forum ve Referans gibi iz bırakmayan gazeteler bir yana, yakın geçmişin en önemli gazetelerden biri olan Radikal'i D&R'larda bedava verilecek hale getirmesi ne olacak?O gazetenin kapanmasının vebali ne olacak? 

Bakın Tuğçe Tatari 2010 yılında ne yazmış:

"Eyüp Can Sağlık bir gazeteye yayın yönetmeni olacak donanıma, olgunluğa ve tecrübeye sahip değildir. Sadece gazeteci olarak değil sosyal ve hayat bilgisi konusunda da son derece yetersizdir, nokta."

Ama burası Türkiye, tabii ki bir şey olmayacak ve "Eyüp Can Sağlık olsun" denilecek ve şimdi de kendisine dördüncü koltuk emanet verilecek.

Aslında bu durumlarda başka bir şey söylenir ama...

Pes!