Doğu'dan haber var

12 Temmuz 2018 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

"- 20 yıldır Doğubayazıt'ta yaşıyorum. Ata'dan, Dede'den CHP' liyim. CHP dışında başka bir partiye oy vermedim. 20 yıldır bize gelip dertlerimizi dinleyen bir yetkili CHP'li olmadı".

Yukarıdaki sözleri geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğim, Erzurum, Ağrı, Patnos, Erciş, Doğubayazıt ve Diyadin'i içine alan inceleme seyahatim sırasında duydum. Konuştuğum, tanıştığım  her iki kişiden biri benzer görüşteydi. 

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçiminden önce de Ağrı Milletvekili Adayı Kemalettin Koçak'ın çalışmalarına katkı koymak amacıyla Ağrı ve Patnos'u ziyaret etmiştim.

Her iki ziyaretim sırasında gördüklerim, duyduklarım ve izlenimlerim şöyledir:

Öncelikle, havası, doğası güzel, suyu bol olan Doğu Anadolu Bölgesi, ülkemizin en verimli topraklarına sahiptir. Buna rağmen, başta hayvancılık olmak üzere, tarım neredeyse yok olmuştur. Hayvancılık ile uğraşanlar bölgeden göçüp gitmiştir. Girdi fiyatlarının artması ve tarımda karlılığın düşmesi en önemli neden olarak görülmektedir. 

Nüfus genç ve canlıdır. Genç ve üretken çağda olmasına rağmen, Doğu Anadolu Bölgesi'nde  de ciddi bir işsizlik sorunu vardır. Kentlerde fabrika bacası neredeyse yoktur.

Tanıştığım, konuştuğum, temas kurduğum hiçbir vatandaşın Türkiye Cumhuriyeti'nden kopmak, ayrılmak, bölünmek gibi bir hevesi yoktur. Bölgede yaşanan ağır sorunlara rağmen kürtler başka bir ülkeye sığınmayı ya da kaçmayı düşünmemiştir. Kentleri savaş alanına döndüğünde dahi İzmir, Mersin, Adana ya da İstanbul'da yaşayan akraba veya komşularının yanında kalmış, yurtlarını terketmemiştir.

Terör örgütüne sempatisi olduğunu hissetttiğim tek bir kişiye rastlamadım. 

Bölgede, HDP oylarında gerileme görülmektedir. HDP'ye verilen kredinin gerilediği ortadadır. Bunun en önemli nedeni, HDP'nin, terör örgütü ile arasına net bir mesafe koyamamış olmasıdır. Ayrıca, HDP yerel yönetimlerde hiçbir varlık gösterememiş, halkın temel gereksinimlerini bile karşılamakta etkili olamamıştır.

'Sözde barış' süreci boyunca güvenlik başta olmak üzere, birçok alanda kontrol PKK'ya geçmiştir. Bu süreçte, ilçe, köy ve mezralarda kimlik kontrolü, trafik kontrolü dahil olmak üzere birçok polisiye uygulama terör örgütünün insiyatifine bırakılmıştır. Bu da zaman içerisinde halkın, baskı hissetmesine neden olmuştur.

Bölgedeki zengin iş insanları, terör örgütü tarafından haraca bağlanmış ve baskı görmeye başlamıştır. Yaşanan bu olumsuzluklar üzerine istihdam sağlayan, vergi veren, bölgede hayvancılık başta olmak üzere iş yapan, üretime katkı koyan zengin iş insanları, kendi bölgelerini terkedip başka illere geçmek zorunda kalmıştır.

CHP, bölgede neredeyse "yoktur".

CHP İl ve İlçe örgütleri birkaç gönüllü ve özverili partilinin omuzlarındadır. Sayıca yeterli üye yoktur. Üyelerin büyük çoğunluğu kırgın, moralsiz ve küstür. Kendi partisine karşı güvensiz olduğunu kolayca ifade etmektedir.

Bölgedeki CHP'li, Genel Merkez'den, diğer illerden destek alamamaktan yakınmaktadır. 

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde birçok sandık, CHP'li gönüllü  bulunmadığı için sandık kurulu başkanı AKP, HDP temsilcilerinin insiyatifine terkedilmiştir.

SON SÖZ: Halkı dinlemeliyiz. Sorunu anlatırken, çözümü de dile getiriyor.