'Bir Safdilin Hatıra Defteri'

21 Temmuz 2018 Cumartesi  |  GÜNLÜK

Klasik Rus edebiyatında mizahın ustaları arasında sayılan Arkadi Avarçenko'nun "Bir Safdilin Hatıra Defteri"  Mustafa Kemal Yılmaz tarafındanTürkçeye kazandırıldı. 

İş Bankası Yayınları'ndan çıkan kitabın tanıtım yazısında şöyle deniliyor:

"Arkadi Averçenko, 1920'de Bolşeviklerin Kırım'ı istila etmesi nedeniyle İstanbul'un yolunu tutan Rus göçmenlerden biriydi. Bir Safdilin Hatıra Defteri'nde İstanbul'da ve bir sonraki durağı Prag'da geçirdiği günleri anlatır. Aralarında hayatlarında ilk kez geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda kalan soylu ve zengin Rusların da bulunduğu göçmenlerin karşılaştıkları zorluklara odaklanırken İstanbul'u fon olarak kullanır. Hayatın yalnızca göçmenler için değil, yerliler için de çok zor olduğu işgal altındaki İstanbul'un genel atmosferine hiç değinmediği gibi, şehrin güzelliğine ya da barındırdığı tarihi hazinelere de iltifat etmez. Daha çok yabancı nüfusun yoğun olduğu Galata ve Pera civarında yaşayan Rusların ayakta kalma mücadelelerini son derece mizahi bir dille aktarır.

ARKADİ TİMOFEYEVİÇ AVERÇENKO (1881-1925): Sivastopol'da dünyaya gelen Rus yazar, aynı zamanda  eleştirmen, dramaturg ve ünlü bir mizahçıdır. Hikâyeleri 1903 yılından itibaren Harkov'daki yerel gazete ve dergilerde yayımlanmaya başladı. 1907'de Petersburg'a gitti. Burada Strekoza adlı ünlü mizah dergisine yazılar yazdı. 1908 yılında bu dergiye katkıda bulunan genç yazar ve sanatçılarla birlikte Satirikon adlı dergiyi kurdu ve yönetti. Averçenko'ya büyük ün getiren dergi çok geçmeden ülkenin en önde gelen mizah dergisi oldu. Adı 1913 yılından itibaren Novıy Satirikon olarak değiştirilen derginin yayımlanması Ağustos 1918'de Bolşevikler tarafından yasaklandı. 1919 yılında Sivastopol'a dönen Averçenko burada Beyaz Ordu yayını olan bir gazeteye düzenli yazılar yazdı. Edebi faaliyetlerini 1920'de göçtüğü İstanbul'da da sürdürdü. 1922'de Prag'a yerleşti. 1925'te gözünden geçirdiği bir ameliyattan sonra durumu kötüleşti. Aynı yılın Mart ayında yaşama veda etti. Cenazesi Prag'daki ünlü Olšansk mezarlığına defnedildi. Neşeli İstiridyeler-Mizahi Hikâyeler (1910-1911), İhtilalin Sırtına Bir Düzine Bıçak (1921) ve Bir Kiniğin Hikâyeleri (1925) başlıca yapıtlarıdır."

Bu yıl Mihail Bulgakov'un dev eseri "Usta ve Margarita"yı da Rusçadan Türkçeye kazandıran Mustafa Kemal Yılmaz ile bir söyleşi yaptık:

- Neden Averçenko? Neden bu kitap?

Arkadi Averçenko'nun yapıtlarıyla ilk kez yüksek lisans yıllarında tanışmıştım. Moskova'daki hocam yazarın bazı kayıp hikayelerinin İstanbul'da bulunmasının mümkün olup olmadığını öğrenmek için yardımımı istemişti. Zira Averçenko Rusya'yı terk ettikten sonra bir süre İstanbul'da yaşamış. O dönem şehirde yayın yapan Rusça gazeteler var. Averçenko da bu gazetelerin yazarlarından biri. O araştırma günlerinden kalmadır Averçenko sevgim. Mizahı hafif, dertleri hakiki bir yazar. Yaşama bakışındaki sağduyuyu da ayrıca takdir ederim.

Bir Safdilin Hatıra Defteri o günlerde yazarın kendisi gibi İstanbul'a sığınmak zorunda kalan çok sayıdaki Rus göçmenlerin şehirdeki yaşam mücadelesinden kesitler sunan, mizahi bir derleme. Bu bakımdan kıyının bu yakasında da ilgiyi hak eden bir yapıt.

- Çeviri ne kadar zamanınızı aldı, yazarın başka kitapları gündemde mi?

Bir ay kadar bir sürede çevirmiştim Averçenko'yu. Yazarın dili oldukça sade. Esasen gazete yazılarından oluştuğu ve hacmi de küçük olduğu için pek zorlamadı. 

İlk kez 2012'de çevirmiştim Averçenko'yu. Yazarın Ekim Devrimi ve Lenin odağında yazdığı gazete yazılarından oluşan bir derlemeyi Leninname adıyla çıkarmıştık. Şu anda ise somut bir yeni çeviri planı yok.

- Son yıllarda Türkçeye Rusçadan çok değerli edebiyat eserleri çevrildi. Bunu neye bağlıyorsunuz?

İlişkiler derinleşiyor, etkileşim artıyor. Eskisi gibi raslantısal değil artık Türklerin Rusça öğrenmesi. Rusya'da eğitim görmek artık çok daha kolay. Daha da artacaktır çeviriler. Karma ailelerin çocukları da buna ekstra bir ivme kazandırabilir diye düşünüyorum.

- Sizin gündeminizde yeni çeviri olarak neler var?

Son olarak Leonid Andreyev'in bir anlatısını çevirmiştim. Devrim öncesi Rusya'nın en popüler yazarlarından. O çeviriyi teslim ettim bu hafta. Başka da bir çeviri projesi yok elimde. En azından Eylül'e kadar biraz dinlenmek niyetindeyim.

(TürkRus.Com)