Gerçekten kötü müyüz?

30 Temmuz 2018 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri ve hayvanlara eziyet son dönemde toplumun önemli bir kesimini kaygılandırıyor, isyan ettiriyor.

Öfke dalgasına kapılan hemen hemen herkes aynı soruyu soruyor: Biz ne zaman bu kadar kötü olduk?..

Haklı bir yakınma gibi görünüyor...

Ama gerçekten öyle mi?

Çok hassas bir konudaki bu yazının amacı "aslında o kadar da kötü olmadığımızı" kanıtlamak değil, tartışmaya farklı bir açıdan yaklaşılmasına katkıda bulunmaya çalışmak.

Kadınlara, çocuklara ve hayvanlara yönelik cinayet, tecavüz ve şiddet haberleri gerçekten de son dönemde çoğaldı. Hatta gelişen teknoloji bu olaylardan bazılarının görüntülerini gözümüzün içine sokuyor.

Gerçekle bu kadar yakın yüz yüze olmak insan olan herkesin canını acıtıyor, isyan etmesine yol açıyor. Çirkin olaylar üst üste gelince bu soruna duyarlı olanlar genelleme yaparak "Bu toplum ne zaman bu kadar kötü oldu" sorusunu soruyor.

Ama aslında bu bir soru değil, yargı cümlesi.

Toplumun bir dönüşüm geçirerek eskiden olduğundan kötüleştiği inancına dayanıyor.

Sosyal medyada çok yaygın olan, hayli de taraftar toplayan bu yaklaşım gerçek mi?

Bir vatandaşın bu olaylar karşısında isyan ederek genellemelerde bulunması anlaşılır bir durum.

İşte bu noktada devreye uzmanlar ve gazeteciler girmeli.

Evet, kadın cinayetlerinde artışlar olduğunu rakamlar da doğruluyor. Peki ama bu konuda ayrıntılı yazılmış kaç araştırma ya da haber okuduk?Örneğin, 1960 yılında Türkiye nüfusu şu kadardı, öldürülen kadın sayısı şuydu, 10 bin kişiye düşen cinayet sayısı şuydu, 2018'de şöyle oldu gibi...

Çocuk tecavüzlerinde de yaklaşım farklı olmamalı.

Ya da Yunanistan'daki orman yangını meselesi...

Eskiden toplumun tamamı "komşu"daki felakete üzülüyor muydu, yoksa "Oh olsun gavura" diyenler o zaman da var mıydı?

Ya da örneğin Twitter'da "Geçmiş olsun" mesajlarının sayısı kaçtır, "Beter olsunlar" mesajlarının sayısı kaçtır?

Öfkeye kapılıp soyut laflar etmek yerine gerçeğe ulaşmak zorundayız.

Eğer biri kalkıp "Bu ülkede eskiden çocuklara tecavüz edilmiyordu" diyorsa oturup düşünmesinde fayda var.

Bu ülkede eskiden de kadın cinayetleri vardı, çocuklara da tecavüz ediliyordu, hayvanlara da eziyet ediliyordu.

Ama fark şu: Eskiden bu olaylardan çoğumuzun haberi olmuyordu, gazetelerde ve televizyonlarda bu tür haberler tek tük çıkıyordu. İçinde bulunduğumuz çağda ise Türkiye'nin herhangi bir köşesinde yaşanan herhangi bir olayın duyulması sosyal medya sayesinde sadece birkaç saniye sürüyor. Örneğin sosyal medya olmasaydı Muğla'da bir caninin köpeği arabasının arkasına bağlayarak sürüklemesini acaba hiç öğrenebilir miydik? O sosyal medya sayesinde bizler gibi düşünmeyen, bizler gibi olmayanların da bulunduğunu farkettik. Ama şimdi farketmemiz eskiden olmadıkları anlamına gelmiyor.

Eğer, "biz aslında iyi, merhametli bir toplumduk ama değiştik" diye düşünüyorsak bu görüşümüzün araştırmalarla, verilerle desteklenmesi gerekiyor.

Rakamlar gerçekten de, örneğin 1970'e göre bu ülkede-oransal olarak- daha fazla cinayet ve tecavüz vakası yaşandığını, başka bir ülkedeki felakete sevinenlerin sayısının arttığını kanıtlıyorsa, "Biz ne zaman bu kadar kötü olduk" sorusunu haklı olarak sorabiliriz.

Ama eğer rakamlar bunu kanıtlamıyorsa korkarım sorabileceğimiz tek bir soru kalıyor:

"Biz neden bu kadar kötüyüz!"