UEFA, CAS ve hukuk

09 Ağustos 2018 Perşembe  |  MENTOR

Daha önce yazmıştım, kendi düzenlemelerine göre UEFA Galatasaray'la anlaşma yapamaz.* Peki nasıl oldu?

UEFA'nın eski başkanı ve İcra Kurulu üyeleri gerek adli gerekse spor yargısı tarafından gayri ahlaki davranışları yüzünden cezalandırıldı. Yani çok güvenilir olmadığını düşüneceğimiz bir geçmişleri var.

UEFA, Galatasaray ve PSG dosyalarını Milan CAS'a başvurduğunda apar topar yargı bölümüne havale etti. o günlerde bunun işlem yapmak amacına yönelik olmadığını düşünmüştüm, bu yüzden beklemeyi tercih ettim ama Şampiyonlar Ligi kuraları yaklaşıyor ve artık o dosyadan olumlu olumsuz bir gelişme olacağını sanmıyorum.

PSG ve Galatasaray'ın peşpeşe FFP yargı bölümüne sevki UEFA'nın yaptığı işe pek de güvenmediğini gösteriyor. Sadece bu iki kulübün UEFA'da çok güçlü olduğunu gösteriyor.

Peki sevk neden yapıldı?

Çünkü Milan ipe un serdi ve CAS'a bu iki dosyayı örnek gösterdi, Milan da UEFA'nın ipini elinde tuttuğunu bildiği için CAS'da paçayı kurtardı.

Diyeceksiniz ki, CAS bağımsız... Külahıma anlatın, CAS hakimliğinin yolu UEFA ve FIFA ilişkilerinden geçer!

UEFA'nın PSG ve Galatasaray dosyalarında olumlu olumsuz bir karar vereceğini sanmıyorum, olası bir İsviçre Federal Mahkemesi riskine karşı UEFA kendini garantiye alıyor.

Yani kısacası sizin spor yargısı dediğiniz şey, bir aldatmacadan ibarettir.

Zaten doğasında olan bir zayıflık var; zaman... Bildiğiniz gibi "Adaletin gözü kördür" yani zamana, kimi yargıladığına bakmaz, sadece doğruya bakar. Kısa zamanda verilen kararların adil olması mümkün değil, bir de buna son yıllarda sistemin yozlaştığını gösteren polis ve yargı işlemlerini eklerseniz spor yargısı dediğiniz güçlünün düdüğünü öttürdüğü bir tiyatrodan fazlası değil.

Size bir örnek vereyim: Villar 3 Temmuz'da UEFA İcra Kurulu'ndaydı ve neredeyse UEFA'yı tek başına yönetiyordu, İnfantino falan onun emir eriydi ama FBI soruşturması işleri bozdu, Villar suskun kaldığı ve ifade vermekten kaçındığı için para cezası aldı, böylece FIFA başkanlığı suya düştü.

Villar aynı zamanda İspanya Futbol Federasyonu başkanıydı ve Türkiye'den 3 Temmuz döneminde Fenerbahçeliler'in çok iyi tanıdığı dostları vardı.

Bitmedi...

Bu Villar'ın oğlu hukukçuydu ve UEFA'da Fenerbahçe dosyasına bakan müfettiş Palacios da Villar'ın oğlu Gorka'nın sahibi olduğu hukuk bürosunda çalışıyordu, bu müfettiş sürpriz bir şekilde değiştirilmiş ve Fenerbahçe'ye karşı hukuki olmaktan uzak düşmanca bir tavır izlemişti.

Zaman geçti, baba Villar rüşvet ve sahibi olduğu gücü oğluna çıkar sağlamak için kullandığı için tutuklandı, oğul Villar da babasının gücünden faydalanıp kanunsuz menfaat sağladığı için tutuklananlar arasındaydı, dava sürüyor ama UEFA'nın ve spor hukukunun çok güvenilir olmadığı çok açık.

Hala UEFA, CAS karar verdi, Fenerbahçe şike yaptı diyen varsa, kaldıysa bunun Fenerbahçe düşmanlığı dışında anlamı yoktur ve bunu söyleyen insanlar yalancıdır.

Spor hukukunun adı dışında hukukla ilgisi yoktur. 

*http://www.medyagunlugu.com/Haber-4642-galatasaray-uefa-ile-anlasma-yapamaz.html