Amerikan protestoları

18 Ağustos 2018 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Ayfon için böbreğini satan ilk Türk olan S. E, hasta yatağında Amerika ve Ayfon şirketine lanetler okudu sayın seyirciler... 

Tedavi için gittiği hastanede kendisiyle görüştüğümüz S.E:  "İlk çıktığında çok heyecanlanmış ve bir an önce bir ayfonum olsun istemiştim.O zaman da maddi durumum bugünkü gibi iyi değildi. Bir arkadaşımın yönlendirmesiyle sağ böbreğimi satarak bir ayfon aldım. Ondan sonra her yeni ayfon çıktığında vücudumun değişik yerleri satarak alma işleri sürdürdüm. Sırasıyla sol böbreğimi, önce midemin 2/3'ünü, sonra kalan kısmın ¾'ünü, kalın bağırsağımın yarısını, ince bağırsağımın %85'ini, kör bağırsağımı, akciğerimin 2/3'ünü, sonra tamamına yakınını, dalağımı ve karacigerimi sattım. Şu anda iç organı olarak çalışacak hiç bir organım kalmadı. En son köprücük kemiklerimle birlikte östaki borumu satılığa çıkardım, ama alan çıkmadı. Zaten doktorların dediğine göre son saatlerimi yaşıyormuşum. Öldükten sonra da yüz nakli için bekleyen bir hastaya yüzümü bağışlayacağım. Oradan gelecek parayla karım ve oğlum için son model ayfon alınmasını, kalan paranın da ayfonun yeni modelleri için bankaya yatırılmasını vasiyet ettim" dedi. 

Son nefesini ropörtajımız sırasında veren S.E'nin son sözleri de:" Kahrolsun AbeDe, kahrolsun ayfon!" oldu.

Kendisine Allahtan rahmet diliyoruz.

İstanbul Kazlıçeşme'de yaşayan M.G, yakmak için sakladığı dolarları döviz büfesinde sattığı gerekçesiyle 25 yıllık eşine boşanma davası açtı sayın seyirciler.  Çıktıkları Mahkemede Hakime: "Hakim Bey,ben o dolarları protesto için yakacaktım; ama bu kadın bana sormadan dolarları almış ve Türk Lirasına çevirmiş, ondan şikayetçiyim" dedi. Eşinin dolarları 7TL'den sattığını ve doların 6 TL'nin altında olduğunu öğrenen M.G daha sonra: "Ben bu Dolarları zaten 4TL'den almıştım. Helal olsun kadına, benim bile satamayacağım fiyata satmış dolarları. Şikayetimi geri alıyorum" demesine rağmen; karısı Ş.G: "Yıllardır bu herife saçımı süpürge ettim; o ise bir dolar sattım diye bana demediğini bırakmadı, kendisinden şikayetçiyim ve ayrılmak istiyorum" deyince Hakim ayrılmalarına karar vererek, S.G'nin bozdurduğu dolar karşılığı olan 100.000 TL'nin kendisine verilmesine hükmetti. M.G ise karara itiraz ederek: "Ben eşimi seviyorum, bir üst mahkemeye temyiz başvurusunda bulunacağım" dedi. "Bizi bu hallere düşüren Amerikan dolarına da lanet olsun!" diyen M.G gözyaşlarıyla mahkemeyi terk etti.

Ünlü türkücü M.M yeni albümünün tanıtım çalışması sırasında basına açıklamalarda bulundu sayın seyirciler. Sapına kadar bir miliyetçi olduğunu söyleyen M.M: "Bizde dolar molar olmaz,biz her daim Türk Lirası kullanırız, kullanmayanı da sevmeyiz" diyerek, daha dün gece yazdığı: "Amerika bize dolar üzerinden oyun kuruyor,ama bizim Türk Lirasının değerini bilmiyor" isimli türküyü de yeni albümüne koyacağını söyledi.  Konuşması sırasında yanına gelen yardımcısının: "Abi dediğin gibi 5000 dolar aldım, buyur!" sözü üzerine sinir krizleri geçiren M.M, yardımcısını basının önünde çok pis dövdü. Zorlukla sakinleştirilen M.M'yi menajeri lüks otomobiliyle ortamdan kaçırdı.

Öte yandan Türk yetkililerin İsmail Ye Ka ile bağlantı kurarak, kendisinden "Allah belanı versin" isimli şarkısının yayın haklarını almak istediklerini ve bu şarkı üzerinde değişiklikler yaparak Amerikan protestolarında kullanmak istedikleri kulağımıza gelen söylentiler arasında.

Yıllardan beri Ef İks ve Ef İks Kraym izleyicisi olan  bayan N.L aldığı kararla artık bu kanalları izlemeyeceğini ve onlara sifre koyduğunu açıkladı:  "Gündeki arkadaşlar bana durmadan "Ufak Tefek Cinayetler" dizisine seyretmemi söylüyorlardı, ben ise Amerikan dizilerinden vazgeçemiyordum. Şimdi internet üzerinden bu diziyi izledim, vallahi harikaymış. Bu bitsin, "Vatanım Sensin"i de izleyeceğim. Kahrolsun Amerikan dizileri, yaşasın Türk dizileri" diye bağırdı...

Bakkaldan aldığı ve kullandığı halde bakkaldan ısrarla değiştirmek istediği için bakkalın kendisini karakola şikayet ettiği E.M, gittiği karakolun komiserine: "Sayın komiserim! Biz bu nutellayı aslında ayıptır söylemesi eşimle fantezi amaçlı kullanıyorduk. Yalnız bu son Amerikan oyununu gördükten sonra  Nutella'yı bakkal S. Efendiye iade etmek istedik. O ise bize hakaret etti, biz de şikayetçiyiz" dedi. Yıllardır komiserlik yapan Ç. O ise E.M'ye Nutella'nın Amerikan değil İtalyan markası olduğunu söyleyince yaptığı hatanın farkına varan E:M, şikayetini geri aldı. Öte yandan E.M bakkala döndüklerinde bir kutu Torku Banada almayı da ihmal etmedi.

Yıllardır içtiği Amerikan sigarasını bırakıp Türk tütünü kullanmaya karar veren Ş.Z; sigara kağıdını diliyle yalayarak yapıştırmayı beceremeyince, çareyi sigara sarma makinesi almakta buldu sayın seyirciler. Bu makineyle sigara sarmayı öğrenene kadar yarım kilo tütün ve 100 tane de sigara kağıdını heba eden Ş.Z, kararlı olduğunu ve ne yapıp edip Amerikan sigaralarını protesto için türk tütünü içeceğini söyledi.

Yapılan bütün  bu protestolara rağmen bu kez kola ile ilgili bir tek protestonun bile yapılmadığı bildirildi sayın seyirciler. Memleket genelinde kimsenin yere Cola ve Fanta dökmediğini hayretle karşılayan yetkililier; protosto amaçlı olduğu iddia edilen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın, aslında kola şişesinin içine mentos atan bir gencin, şişenin patlaması sonucu ölmesiyle gerçekleştiğini bildirdiler. Bu durum yine de Amerikan mallarının aslında ne kadar zararlı olduğunu göstermesi açısından da ibret teşkil etmektedir...

Şimdi hava durumu...