Kendi kendinin kimsesi

29 Ağustos 2018 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

İnsan yapısı gereği her daim sosyal bir varlık olmuştur. Bulunduğumuz toplum yapısı aktif olarak kültürel asimilasyon ve yozlaşmaya maruz bırakıldığı için bizler kendi kültür ve geleneklerimizden uzaklaştık. Şu anda toplum olarak arada kalmışlık sendromu yaşamaktayız.

Çünkü ne küresel insan yapısına uygun duruma gelebildik ne de kendi kültürümüz üzerinden gelişebildik. Bu arada kalmışlık toplumun yeni bireylerinin karakterini oturtması için gereken zamanı bir hayli uzatmış ve yan etki olarak da temeli zayıf bir insan yapısına sebebiyet vermiştir.

 Şu anda gözle görülür toplum yapısındaki en büyük sorunlarımızdan biriyse şudur: Birlikte karar alamıyor, birlikte hareket edemiyor ve dünyaya ''biz bir toplumuz, bir milletiz'' diyemiyoruz. Basit olarak ortak yaşam alanlarını kullanma konusunda aktif olsak da, birlikte kullanma konusunda gayet başarısızız. Bir parkı, bir çay bahçesini dahi kaliteli bir etkileşim içerisinde kullanmaktan aciz hale geldik.

Bu şartlar altında kendimizi dünya insanlarına ispatlama şansımız yok.

Kimseler kendilerinin kimsesi olmaya başladı. Birbirimizi dışlar, birbirimizi çekemez hale geldik. Her birimiz kendimiz için ayrılan alanı tahrip edip dışına çıkmak için elimizden geleni yapar olduk. Bunu yaparken de özgürlüğümüzün sınırının, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde bittiğini unuttuk.

Hayır, size gelin birlik olalım, bir şeyleri değiştirelim demiyeceğim. Herkes kendi özgürlüğünün önünü temizlerse zaten yetecektir...

Aziz Yıldırım

Üniversite öğrencisi