'Beni öldürecekler anne!'

03 Eylül 2018 Pazartesi  |  MG ÖZEL

Yüksek olasılıkla adını ilk kez duyacağınız küçük bir kızın öyküsü bu, artık hayatta olmayan. Daha doğrusu, aynı gün hayatını kaybeden yüzlerce çocuktan birinin hüzün veren öyküsü...

Bundan 14 yıl önce, tam olarak 1 Eylül 2004'de, yani Rusya'da okulların ilk ders zilinin çaldığı gün sabah saatlerinde Kuzey Osetya'nın Beslan kasabasında aniden ortaya çıkan silahlı Çeçenler öğrencileri, öğretmenleri ve velilileri rehin alarak okulun spor salonunda topladı. Rusya Federasyonu içinde yer alan Kuzey Osetya aynı zamanda Kafkasya'daki Rus bölgeleri içinde nüfusu Hristiyan olan tek yerdi. Rehin alınanların sayısı açısından Rusya'da yaşanan en büyük terör eylemlerinden biriydi: Çoğu çocuk binden fazla kişi teröristlerin elindeydi. Zaten kamuoyunu şoke eden de teröristlerin bu kez ilkokul çocuklarını hedef seçmesiydi. Teröristler ya birileri tarafından kullanılıyordu ya da Çeçen bağımsızlık hareketi o kadar köşeye sıkışmıştı ki çaresizlik içinde çırpınıyordu. Eylemcilerin Çeçenistan'dan Beslan'a kadar ellerini kollarını sallayarak gelebilmesi kimseyi şaşırtmamıştı, oraları "yol geçen hanı"ydı. ("Putin kitabı"nda Beslan baskınına ayrıntılı olarak yer vermiştik*)

Savaşın bitmesini, Rus askerlerin Çeçenistan'dan çekilmesini ve operasyonlara son verilmesini isteyen 30 civarındaki terörist, rehinelere kötü davranıyor, su ve yiyecek vermiyordu, o kadar ki bazıları kendi idranı içmek zorunda kalmıştı.

Eylem o kadar büyük yankı ve tepki yaratmıştı ki, aracıların yardımıyla Çeçenistan Başkanı Aslan Mashadov devreye girerek Beslan'a gitmeye ve teröristleri çocukları bırakmaya ikna etmeye karar verdi. Eski bir komutan olan Mashadov, Rusya ile savaşta adı efsaneleşen Şamil Basayev gibi komutanlara göre çok daha ılımlı bir liderdi, kolaylıkla anlaşılabilecek biriydi ama Moskova isteseydi tabii...

Okul baskınının üçüncü günü, yani 3 Eylül 2004'de, öğle saatlerinde, eylemin ilk günü ölenlerin cesetlerinin alınması için yardım ekiplerinin okula girmesinden bir kaç dakika sonra kısa aralıklarla iki patlama oldu ve ortalık cehenneme döndü. Spor salonu yanmaya başlarken, binayı üç gündür kuşatma altında tutan özel timler yaylım ateşe başladı. Oset polisi meslektaşlarını engellemeye çalıştı ama başaramadı, işler kontrolden çıkmıştı, her yerde ceset dağları vardı.

Bilanço korkunçtu: Çoğu çocuk 312 kişi hayatını kaybetmişti.

Sonradan "Beslan hakkındaki gerçek" internet sitesini kuran Marina Litvinivoç'e göre okuldaki patlama iki Rus askerin spor salonuna el bombası atması sonucu başlamıştı. Onun tanıklardan edindiği bilgiler, üç gündür binden fazla kişiyi rehin alan teröristlerin saldırı başlayınca çocukları kurtarmak için kafetaryaya götürdüğünü, bu durumu görmesine rağmen Rus tankları ve özel timin yaylım ateşe devam ettiğini ortaya çıkarıyordu. Bir rehine, "Baktığımda kızımın başının yerinde olmadığını, koluyla ayağının tamamen ezilmiş olduğunu gördüm", bir başkası ise "Her şey yanıyordu, ölü bedenlerin üzerinde yatıyordum. Sıraların üzerinde oturur halde duran cesetler de vardı" diyordu.

İşte, o cesetlerden biri, Türk vatandaşı Seyfi Doğan'ın sekiz yaşındaki kızı Alana'ya aitti, yani fotoğrafta babasının mezarı başında gözyaşı döktüğü Alana.

Oset asılı olduğunu söyleyen Doğan, 1990'larda Türkiye'den baba toprağı Kuzey Osetya'ya göç etmiş, Beslan'a yerleşerek fırın açmış, Vladikavkaz Üniversitesi'nde çalışan sosyolog Anita ile evlenmişti. Büyük kızları Alana sekiz, küçükleri Milana bir yaşındaydı. 

Anita Doğan, bebek Milana'yı da alarak Alana'yı 1 Eylül'de okula götürmüş, eylem başlayınca birlikte rehin düşmüşlerdi. Ertesi gün küçük çocuğuyla gitmesine izin vermişler, Alana, "Beni bırakırsan bir daha görüşemeyiz. Beni öldürecekler anne!" diye haykırınca teröristlere "Beni alın, kızlarımı bırakın" demiş ama kabul ettirememişti. 

Ne yazık ki, Alana'nın korktuğu başına gelmişti.

Anita Doğan sonradan okul baskınıyla ilgili gerçeklernin ortaya çıkması ve suçluların cezalandırılması için kurulan "Beslan Anneleri" hareketine katıldı ama hiçbir sonuç elde edemedi.

Beslan eyleminin arkasında gerçekte kimin bulunduğu 14 yıl sonra hala muamma...

Eylemi kim düzenlemiş olursa olsun Beslan Rusya'yı yönetenlere Çeçen savaşını meşru gösterme ve terörle mücadele adı altında iktidarı sağlamlaştırma olanağı sağladı. Örneğin, Beslan'ın hemen ardından Putin'in ilk aldığı karar valilerin seçimle işbaşına gelmesini kaldırmak ve Moskova tarafından atanmaları uygulamasını başlatmak oldu.

İster Çeçenler düzenlemiş olsun, isterse onları yönlendiren "gizli bir el", sonuçta olan Alana ve yüzlerce çocuğa oldu.

Yaşasaydı Alana Doğan bugün 22 yaşında bir genç kız olacaktı...

* Vladimir Vladimiroviç Putin: Rusya'yı ayağa kaldıran lider. Cenk Başlamış-Okay Deprem. Doğan Kitap, İstanbul 2018.