Putin ve Türkler

05 Eylül 2018 Çarşamba  |  MG ÖZEL

Bir federasyon olan Rusya'da çok sayıda değişik etnik grup asırlar boyunca aynı çatı altında yaşıyor.

Ülkenin yaklaşık 144 milyonluk nüfusu içinde Ruslar yüzde 77 ile çoğunluğu oluşturuyor. Azınlıktaki Tatar, Ukraynalı, Mordvin, Başkurt, Çuvaş ve diğer halklar pek çok yerde birlikte yaşıyor, kilise ve camiler barış, hoşgörü ve komşuluk içinde varlıklarını sürdürürebiliyor. 1917 Bolşevik Devrimi'nden sonra Hazar Denizi kıyısındaki Astrahan kentinde Sovyet yöneticileri bir Ortodoks kilisesini yıkmaya çalışırken Müslüman Tatarlar kilisenin önünde canlı duvar oluşturarak Ortodokslara destek vermişti. Ünlü Rus gazeteci Sergey Brilyov, Astrahan'da çoğu kilisenin çatısının yeşil renkte olduğunu söylüyor ve bunun nedenini, "Ortodoks kökenliler böylece Müslüman kardeşlerine vefa borcunu ödüyor" diye açıklıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kilisenin yanı sıra zaman zaman cami ve havrayı ziyaret ediyor, değişik halkların etkinliklerine katılarak bayramlarını kutluyor.

Rusya'da büyük etnik topluluklarından biri Türkçe konuşan halklar, yani Tatarlar, Başkurt, Yakutlar, Kumuklar, Karaçaylar, Balkarlar, Çuvaşlar, Nogaylar ve diğerleri.

Ünlü Rus düşünürler Slav-Türk kardeşliğini, dayanışmasını sık sık dile getirmiş. Etnogenez kuramının kurucusu, tarihçi ve şair Lev Nikolayeviç Gumilyov (1912-1992) da bunlardan biri. Babası Rus, annesi Tatar kökenli olan Gumilyov' "Tek bir şey biliyorum ve bu sırrı sizinle paylaşacağım. Rusya'nın kurtulması sadece Avrasyalı bir ülke olarak ve Avrasyacılık sayesinde olacaktır" sözüyle ünlü.

Putin'in ülkede yaşayan diğer etnik topluluklar gibi Türkçe konuşan topluluklara da önem verdiğini aşağıdaki olayları sıralayarak anlatabiliriz.
Aralık 2015'deki yıllık basın toplantısında gazetecilerin sorusu üzerine Putin, "Rusya'nın Türkçe konuşan halkları, Rusya'nın bir parçasıdır. Bu bağlamda Türk halkı ve diğer Türkçe konuşan halklar bizimle dosttur" demişti.

İktidara geldiği 2000 yılında Putin, Rusya'ya Bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nde Tatar milli bayramı Sabantoy'a katılmıştı.  Kommersant gazetesi muhabiri Andrey Kolesnikov, Putin'in faal sekilde olarak katıldığı etkinliği çok beğendiğini yazmıştı. Rusya Devlet Başkanı'nın, etkinlikte yoğurt içinde para bulma yarışmasına katılması televizyonlarda da gösterilmişti.

2010 yılında, Kazan şehrinin bininci kuruluş yıldönümü kutlamalarında Tatarca konuşarak herkesi şaşırtan Putin, Rusya'da iyi bilinen, "Hangi Rus'u kazısan altından Tatar çıkar" sözünü tekrarlamıştı.

2014 yılında Putin, 1612 yılında bir Tatar'ın Rusya'yı Polonyalı işgalcilerden kurtardığını hatırlatmıştı. Putin'in kastettiği kahraman Tatar kökenli Kuzma Minin'in oluşturduğu gönüllüler ordusu Moskova'yı Polonyalı işgalcilerden kurtarmıştı. Bu olayın anısına Rusya 4 Kasım'da her yıl Ulusal Birlik Günü'nü kutluyor.

2014 yılında Sibirya'da arkeoloji kazılar sırasında Rus uzmanlar, bölgedeki dönemin Türk Hakanlığı'na ait bir askerin zırhlı giysilerini bulmuştu. Sibiryalı bilim adamları bu tarihi eserleri Devlet Başkanı Putin'e hediye olarak gönderdi, o da bu eserlerin Kremlin Devlet Müzesi'ne teslim edilmesi talimatını verdi.

Putin her yılın sonunda düzenlediği basın toplantılarında sık sık Tatar gazetecileri eliyle işaret ederek, "Onlar olmadan olmaz" diye espri yapıyor.

Peki, Putin yaz tatillerini nerde geçiriyor?

Rusya lideri genellikle tatilini Tuva dağlarında, ormanlarında geçirmeyi tercih ediyor. Sibirya Türklerinin vatanı Tuva'nın muhteşem doğası belli ki hoşuna gidiyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin'in geçen hafta sonunu Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Federal Güvenlik Servisi (FSB) Başkanı Aleksandr Bortnikov'la birlikte Tuva'daki Yenisey kentinde geçirdiğini, dağlarda dolaşarak bölgenin güzelliklerinin keyfini çıkardığını açıklamıştı.

Putin, bir basın toplantısında Rusya ve İslam dünyası arasındaki işbirliğinin önemine işaret ederek, Moskova'nın merkezindeki bazı sokakların Tatar isimlerini taşıdığına dikkat çekmişti. 

Bu yılın Ocak ayında Tataristan Cumhuriyeti'ne yaptığı ziyaretle Putin'e Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov, Osmanlı tarzında bir tuğra hediye etmişti. Tuğrayı hazırlayan Tatar usta Ramil Nasıbullayev, Putin'e Osmanlı padişahlarının sembolü anlamını taşıyan tuğra hediye ettiklerini vurgulayarak, "Tuğrada her zaman muzaffer Vladimir Vladimiroviç Putin yazıyor" demişti.

2016 yılında Putin'in uluslararası kültürel işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Mihail Şvıdkoy, Türkçe konuşan halkların Rusya için ne kadar önemli olduğunu şöyle açıklamıştı:

"Rusya, Türk dünyası ile derin tarihi ve kültürel ilişkileri olan bir ülke. Rusya'da yaklaşık 30 milyon kişi Türkçe konuşuyor. Bunlar arasında Tatar, Başkurt, Karaçay, Kumuk, Yakut, Tuva ve başka halklar var. Rusya için bu halkların önemi büyük. Rusya'da sadece Slav hayatı değil, Türk halklarının hayatı da söz konusu."

Rusya siyasi elitinin Moldova'ya bağlı Gagavuzya Özerk Cumhuriyeti'nden "Rusya'nın Türk kalesi" diye söz ettiğini de ekleyelim.

Fuad Seferov, Moskova